Dünyanın sonu değil

Çarşamba, 21 Temmuz 2010 - 05:00

Referandumu büyük bir araştırma olarak algılarsanız rahat edersiniz. Evet’lerden hayır’lardan rahatsızlık duymazsınız.

Dersiniz ki:

-Bu sandık, başka sandık.

Asıl sandık ileride.

Yâni genel seçimde.

***

Siyasi hakların iadesi için 1987’de yapılan referandumu hatırlayınız.

Halk’a sunulan “ayıplı sual” şuydu:

- Bunlara siyasi haklarını verelim mi, vermeyelim mi?

Mağdurlar yâni yasaklılar, meydanlara dökülüp şu temayı işlediler:

- Ellerimizdeki kelepçeyi çözün... Önce çözün bunu... Sonra genel seçim gelince, isterseniz bize oy vermeyin.

Yâni?

“Bu sandık, başka sandık.”

Ve kılpayı kazandılar. Demirel, Erbakan, Türkeş, Ecevit ve arkadaşları, siyasete böyle döndüler.

Sonra da seçimlere girdiler.

Bir daha girdiler, bir daha girdiler...

Kimi başbakan oldu, kimi cumhurbaşkanı.

***

Şimdi, bilmem kaç maddeyi oylayacağız. Evet de çıksa, hayır da çıksa, dünyanın sonu değil. Türkiye mahvolacak veya ihya olacak falan da değil.

Bunu hayat memat meselesi yapmayın. Siyasi tercihlerinizi öbür sandıkta sergilersiniz. Bu sandık başka sandık, mantığınızı kullanın.

Oyların teşhisi zaten zordur. Onları kategorize etmek imkânsız... Yazık enerjinize.

Bir taraf hiç iktidara gelmeyecekmiş gibi, öbür taraf hiç iktidardan gitmeyecekmiş gibi davransa bile, her zaman mühür sizdedir.

Siz ‘Hancı’sınız.