Dünyayı kıskandıracak yakınlaşma

Cuma, 14 Mayıs 2010 - 05:00

Türkiye ve Rusya liderlerinin buluştuğu, dünya basınının adım adım izlediği, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çankaya Köşkü’nde verdiği davette iki ülke arasındaki tarihi yakınlaşmaya tanıklık ettim.

Türkiye ve Rusya, önceki gün Ankara’da imzaladıkları geniş kapsamlı 17 anlaşma ile “stratejik ortak” olduklarını dünya aleme ilan etmiş oldular. Yakın geçmişe kadar NATO ve Varşova Paktı gibi düşman iki kampın üyeleri olan, füzelerini birbirlerine karşı doğrultmuş durumda bulunan iki ülkenin geldikleri bu nokta tarihi önemde. Rusya ve Türkiye belli konularda rekabete devam edecek elbette. Ancak son yıllarda atılan güven artırıcı adımlar, dış ticaret hacminin ulaştığı boyut ve karşılıklı siyasi irade, Rusya ve Türkiye’yi dünyadaki sağlam ortaklar arasına yerleştirdi.

Rusya ile yapılan anlaşmalar arasında iki tanesi öne çıkıyor. Bunlardan ilki vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması ikincisi de enerji alanındaki yeni işbirliği projeleri.

Bugüne kadar pek çok ülke ile vizesiz giriş anlaşması yapıldı ancak hiç kuşku yok ki Rusya bu ülkeler arasında en önemlisi. Bu düşüncemi Ankara’da konuştuğum Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile de paylaştım. “Bu kadar önemli bir konunun bu kadar kısa bir zamanda tamamlanabileceğini tahmin etmiyordum” dedim. Bakan Davutoğlu bu şaşkınlığın pek çok kişi tarafından paylaşıldığını anlattı “Avrupalılar da beklemiyordu” ifadesini kullandı. Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği ülkelerinin Schengen vizesi çerçevesinde çıkardıkları zorluklardan büyük rahatsızlık duyduğunu söyleyerek Türkiye’nin bu konuda sabrının tükenmekte olduğu mesajını verdi.

Ahmet Davutoğlu’nun Avrupa Birliği ülkelerine uyguladığı bu baskılar sonuç verirse yakında Türk vatandaşlarına yönelik seyahat engelleri büyük ölçüde kalkabilir.

Erdoğan’ın vize ısrarı

Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, başkentte Başbakan Erdoğan ile kritik konularda anlaşmalara imza attıktan sonra akşam da Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onuruna verdiği yemeğe katıldı. Yemekten önce her iki lider de birer konuşma yaptı. Abdullah Gül Rusya kültürü ve edebiyatından alıntılarla zenginleştirdiği konuşmasında iki ülke ilişkilerinin 90. yılında hedefin 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak olduğunu söyledi. Rusya Devlet Başkanı Medvedev ise Türklerle Rusların “kader ortağı” olduklarını anlattı.

Ankara’da bu kadar çok imzanın atılabilmiş olmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Vladimir Putin arasında kökleri yıllar öncesine dayanan dostluk ilişkisinin de büyük rolü var. Erdoğan özellikle vizelerin kaldırılması konusunda Putin ile çok çalışmıştı.

Liderlerin Ankara’da verdiği mesajların başta Brüksel ve Washington olmak üzere bütün dünya başkentlerinde dikkatle izlendiğini görüyorum. Önümüzdeki günlerde uluslararası basında da Türk Rus yakınlaşmasına dair çarpıcı yorumlar yer alacak.

Şahin’in referandum yorumu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yemek davetine, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in yanı sıra bakanlar Beşir Atalay, Mehdi Eker, Taner Yıldız, Ertuğrul Günay, Binali Yıldırım, Ali Babacan katıldı.

Anayasa tartışmalarıyla geçen günlerin ardından yorgun görünen Mehmet Ali Şahin ile ayak üstü sohbet ettik. Referandumların demokrasilerin önemli bir unsuru olduğunu bundan korkulmaması gerektiğini söyledi.

Gül ve Medvedev’i tebrik etmek üzere sırada bekleyen Taner Yıldız ise bir taraftan Rusya’nın en önemli adamları arasında gösterilen Başbakan Yardımcısı Igor Seçin ile konuşurken bir taraftan da BOTAŞ Genel Müdürü’nden doğalgaz akışı ile ilgili güncel bilgi alıyordu.

Meclis kulislerindeki görüşmelere hangi gazetecinin kaç kez geldiğini takip edecek kadar dikkatli olan AK Parti milletvekili Salih Kapusuz gecenin en enerjik isimlerinden biriydi. Bana dönüp “Hakan Bey kritik oylamanın olduğu gece orada mıydınız?” diye tebessüm ederek sorunca imdadıma Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yetişti; “Ben şahidim Hakan Bey de oradaydı” cevabını verdi.

Resepsiyonda en çok ilgi gösterilen bakanlardan biri de Ahmet Davutoğlu oldu. Yabancı büyükelçiler bakanın çevresini kuşatmış sohbet etmek isterken bir ara uzanıp söze giren Norveç’in Ankara Büyükelçisi Cecilie Landsverk “Sizi Oslo’ya bekliyoruz” dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a Avrupa’daki krizin hangi derinlikte olduğunu sordum. Babacan, birkaç gün önce açıklanan 750 milyar euro dolayındaki acil önlemler paketini kastederek “Eğer bu adım atılmamış olsaydı, durum çok çok kötü olabilirdi” ifadesini kullandı.

Tamince, Eczacıbaşı, Ilıcak

Çankaya Köşkü’ndeki yemeğe davet edilen iş adamları daha çok Rusya ile ticari ilişki içinde olan insanlar arasından seçilmişti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’un yanı sıra Ahmet Çalık, Ahmet Zorlu, Bülent Eczacıbaşı, Tuğrul Erkin, Erol Üçer (Gama), Erman Ilıcak (Rönesans), Sinan Tara (ENKA), Fettah Tamince (Rixos) oradaydı. Yemekte ayrıca çeşitli üniversitelerin rektörlerine, Ankara Valisi Kemal Önal’a, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ve bazı büyükelçilere rastladım. Uçakları Rusya’ya günde 10 sefer yapan THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu bu ay içinde Soçi’ye sonrasında ise Uganda ve Tanzanya’ya uçmaya başlayacaklarını anlattı.

YEMEK VE MÜZİK SEÇİMİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül’ün Çankaya Köşkü’nde verdikleri davette konuklara zeytinyağlı enginar, dolma, su böreği, içli köfte, kadayıfa sarılı pazılı dil balığı, firik pilavı ve közde patlıcanlı kuzu pirzola, frambuazlı baklava ve kahve ikram edildi. Arzu eden misafirlere 2008 Doluca Sarafin veya 2008 Sevilen Öküzgözü şarap ve taze sıkılmış meyve suları sunuldu. Yemek boyunca çeşitli sanatçılardan oluşan müzik topluluğu ise Mozart, Verdi, Curtis gibi bestecilerin eserlerini seslendirdi. Ayrıca Rus halk şarkıları çalındı. Gecenin ikinci bölümünde ise Klasik Türk Müziği’nden örnekler sunuldu. Cumhurbaşkanlığı basın ve protokol merkezi görevlilerinden garsonlara kadar bütün ekip bu tarihi davetin kusursuz şekilde geçmesi için çok çalıştı. Rus ekibinin, karşılaştıkları bu yoğun ilgi ve sıcak ağırlamadan ne kadar memnun olduğunu Medvedev’in Protokol Müdürü Mikhail Bryuhanov “Her şey mükemmeldi” sözleriyle özetledi.