Durak kendini ihbar etti

MHP lideri Bahçeli'nin, hakkındaki iddialar nedeniyle istifaya çağırdığı Adana Belediye Başkanı kendini savcılığa ihbar etti

Durak kendini ihbar etti

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nde dinlettiği 'rüşvet kaseti'nden sonra kendisi hakkında birçok iddia ortaya atılan Başkan Aytaç Durak, bugün Adliye'ye giderek savcılığa 'hakkımdaki iddiaları araştırın' diyerek başvuruda bulundu. Durak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partisinden istifa etmesini isteği ile ilgili olarak ise "Gereği neyse yapacağım" diye konuştu.

Rüşvet kasetini dinletmesinin ardından belediye meclisinden bazı üyelerin 'imar partisi' diye nitelediği oluşumu yarattığını ve kulağına gelen bazı iddialara kendisinin de inandığını belirterek 20 yıldır birlikte siyaset yaptığı en yakın adamı MHP'li Mustafa Tuncel'i suçlayan Durak, bunun üzerine Tuncel'in hedefi haline geldi ve ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

'RANTİYENİN BAŞINDA DURAK VAR' İDDİASI

Tuncel, belediyedeki usulsüz imar değişikliği ve rantiyenin başında Durak'ın olduğunu iddia edip, somut örnekler de vererek hem vergi kaçakçılığı yaptığını, hem de özel imar düzenlemeleri ile arsalarının değerini artırdığını öne sürdü. Bu iddialar medyada geniş yer bulunca, Durak, kendisinin açıkladığı rüşvet kasetinin geri plana düşmesini önlemek üzere dün İstanbul'a giderek birçok TV programına katılıp gündemi kendi lehine çevirmeye çalıştı.

Tam bu saatlerde MHP Genel Başkanı  Bahçeli hem başkan hem de meclis üyesinin partisinden istifasını isteyince, 21 yıl aynı koltukta oturan ve 5. kez seçimi kazanan Durak zorda kaldı. Bunun üzerine de, hakkındaki iddiaların bir an önce sonuçlanmasını sağlamak üzere Adana Adliyesi'ne giderek bu iddiaların soruşturulmasını istedi.

MEDYAYA ÇATTI

Durak Adliye çıkışında, savcılığa verdiği dilekçeyi okuyarak "Kendimi ihbar ediyorum" dedi. Ayrıca MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın kendisine ilişkin olarak, 'En yakın arkadaşının hakkında rüşvet iddiası var' şeklindeki sözleri nedeniyle bir faks gönderdiğini, kendisine böyle bir suçlama yapılmadığını hatırlattığını söyledi. Durak açıklamalarında şöyle dedi:

"Bir rüşvet olayında ben rüşveti ihbar ediyorum, maalesef kötü niyetli basın, her yerde kötü niyetli vardır, benim yaptığım ihbarı bırakıyorlar. bana atılan iftiralarla manşet atıyorlar. O zaman rüşvetle nasıl mücadele edeceğiz Türkiye'de. İşte Cumhuriyet Savcılığı'na verdiğim dilekçeyi okuyorum. 

İŞTE O DİLEKÇE:

Adana Cumhuriyet Savcılığı'na.

İhbarda bulunan Aytaç Durak.

İhbar olunan Mustafa Tuncel. Belediyemiz meclis üyelerinden Mustafa Tuncel, 'Ben konuşursam altından kalkamazsın. Beni öldürebilirler, arkadan vurabilirler. Bu nedenle Aytaç Durak ile ilgili bildiklerimi kasete aldım. Kaseti güvendiğim bir kişiye teslim ettim. Başıma birşey gelirse kaseti basına dağıtın dedim' diyor ve şahsımla ilgili ağır ithamlarda ve iftiralarda bulunuyor. Yolsuzlukları gerçekten ortaya çıkarmak isteyen insan elindeki belgeleri açıklar. Günlerdir 'açıklayacağım' diyor. Savcılığa gider bildiklerini anlatır. Savcılığa gitmediğinden dolayı, kaseti açıklamadığından dolayı, görsel ve basında yazılan bu iddiaların şahsımla ilgili ihbar kabul edilmesini, ivedi olarak soruşturma başlatılmasını ve elinde olduğunu iddia ettiği söz konusu kasetin resmiyete konulmasını savcılık makamından arz ve talep ediyorum. Kendimi ihbar ediyorum."



Durak, sadece Mustafa Tuncel'in değil, herkesin şahsıyla ilgili savcılığa şikayette bulunabileceğini de belirtip, MHP'nin TBMM Grup Başkan Vekili Oktay Vural'a da mektup yazdığını belirterek, şöyle konuştu:

"Sadece Mustafa Tuncel için değil, Adana halkının tamamında benimle ilgili bir rüşvet, bir dedikodu var ise onlar da gelsinler savcılığa başvursunlar. Kendi partimin TBMM grup başkan vekiline de mektup yazdım. Sayın Oktay Vural. Bu sabah ajanslardan birinde sizin şahsıma yönelik en yakın arkadaşım tarafından rüşvetle suçlandığım sözlerini işittim. Beni öyle suçlayan yok ki. Hayatımın hiçbir döneminde, bugün bile kimse şahsımla ilgili rüşvetle ithamda bulunmadı.

Gündemde bulunan Mustafa Tuncel dahi açıklamalarında, 'rüşvet aldı demem, diyemem' diyor. Aksine hayatımın her döneminde rüşvetle mücadele ettim. Hakkımda yeterli bilgi sahibi olmayanlar lütfen konuşmasınlar. Benim Cumhuriyet Savcılığı'na vereceğim dilekçemde, sayın Mustafa Tuncel'in kasetini ihbar kabul etsinler ve o tarihten sonra da ben hiç konuşmayacağım. Savcılarımızın gereğini yapacağına inanıyorum.

Rüşvetle mücadele benim bir numaralı kuralımdır. 40 yıl evvel askere giderken siyasi komploya uğramıştım. Köy Hizmetleri Müdürü idim. O zaman Adanalı 2 bakan vardı. Benim askeri tescilimi iptal ettirdiler. Ben iş programımı ona göre düzenlemiştim. 1.5 aylık evliydim apar topar askere götürmek istediler. Adanalı bakanımız beni asker kaçağı ilan etti. Onunla ilgili İstanbul'da bu komployu bozabilmek için bin lira haraç verdim. Mustafa Tuncel 'Bin lira rüşvet verdi' diyor. Aldı diyemiyor. Yüce Türk adaletine güveniyorum."

Durak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin soruşturma bitene kadar partilerinden istifa çağrısı sonrası görüşme randevusunun kabul edilmediği ve partiden istifa edip etmeyeceği konusundaki sorulara, "Ben sayın Bahçeli'den randevu talep etmedim. Benim partimle olan ilgim, tüzük gereği böyle bir dedikodu çıkarsa konunun aydınlanması için partiden çekilmesi gerekiyor kişilerin geçici olarak. Ben de gereğini yapacağım, gereği neyse" diye cevaplandırdı.

MÜFETTİŞLER İNCELİYOR



Adana Büyükşehir Belediyesi'nde patlak veren rüşvet kaseti ve ardından Başkan'ın 'karakutusu' olarak tanınan Tuncel'in Durak'a yönelik iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı'ndan görevlendirilen 3 müfettiş dün başlattığı incelemeyi sürdürüyor. İddialara ilişkin, bir kısmı daha önce de incelenmiş olan dosyalar yeniden açılırken, belediyede son gelişmeler üzerine 'hizmet akışının sağlıklı olup olmadığı' üzerinde de duruluyor. İlgili çevreler, müfettişlerin bu konuda edineceği kanaatin, Durak'ın görevde kalması halinde hizmetleri aksatacağı yönünde olursa görevden alınmasını isteyebileceği şeklinde yorumlanıyor. Belediyede daha önce de müfettiş incelemeleri yapılmış, hazırlanan dosyalar İçişleri Bakanlığı'nda değerlendirmeye alınmış, bunlardan biri ile ilgili olarak dava açılmasına karar verilmiş, 3 konuda ise dosyalar savcılığa intikal ettirilmişti.  4 ayrı dosya ile ilgili olarak da Danıştay'ın soruşturma izni bekleniyor.

Başkanlık süresince kendi açıklamasına göre hakkında 300 dolayında suç duyuru ve ve dava açıldı. Belediye uygulamalarındaki usulsüzlükler, bazı ihale konuları, haksız mal edinme gibi konularda yargılanıp birinde Yargıtay'ın da onayladığı davada hüküm giyen Durak, Yargıtay Genel Kurulu ya da çıkan aflar ile ceza almadı.

TUNCEL NE DİYOR?

Durak ile uzun yıllara dayanan siyasi ve özel yakınlığı bulunan, ilk kez 4 ay önce Park Bahçeler Müdürlüğü ile ilgili bir ihale nedeniyle belediye önündeki kavgada Başkan ile ters düştüğü ortaya çıkan, geçen hafta daha ağır suçlamalar yöneltmesi ile dikkatleri çeken meclisin eski başkanvekili Mustafa Tuncel, bildiklerini şimdiye kadar neden açıklamadığı konusunda eleştiriler alıyor. Tuncel buna karşılık, "Müfettişler bugüne kadar bana birşey sormadı. Kendiliğimden mi gidip anlatacaktım. Ama artık imparatorluğu bitirmenin zamanı geldi" dedi. Tuncel, Durak'ın usulsüzlüklerine ilişkin olarak doldurup bir yakınına emanet ederek, "Beni vururlarsa, ölürsem bu kaseti medya ve savcılığa verin" dediği kaseti bu çağrı üzerine şimdiden savcılığa verip vermeyeceği konusunda ise henüz bir kararı olmadığını belirtti.

İLK ETİK KURUL KARARI

Türkiye'de yeni bir kurum olan 2006'da Avrupa Birliği ile işbirliği içinde yolsuzluklarla mücadele kapsamında oluşturulan Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu, bir belediye başkanı hakkında ilk kez Aytaç Durak ile ilgili karar verdi. Geçen yıl verilen karar şöyle:

"5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 'Başkan ve Meclis üyelerinin görüşmelere katılamayacağı durumlar' başlıklı 27. maddesinde; 'Belediye başkanı ve meclis üyeleri, münhasıran kendileri, ikinci derece dahil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü meclis toplantılarına katılamazlar' hükmü yer almıştır. Kanun koyucu bu hüküm ile belediye meclis kararlarının hiçbir etki altında kalınmaksızın, objektif ve tarafsız bir şekilde alınmasını sağlamayı amaçlamıştır.

Bu durumda Aytaç Durak'ın, eşine ait taşınmazı da kapsayan imar planı değişikliğinin görüşüldüğü toplantıya katılmaması gerekirken, aksine davranışı Kanun'un yukarıda anılan hükmüne açık bir aykırılık teşkil etmektedir. Aytaç Durak'ın, eşine ait taşınmazı avantajlı bir duruma getiren imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemlere katılmak suretiyle Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinde düzenlenen 'Dürüstlük ve tarafsızlık' ile 13. maddesinde düzenlenen 'çıkar çatışmasından kaçınma' ilkelerine aykırı davrandığına, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına ve taraflara tebliğine, tebliğinden itibaren 60 gün içinde idari yargı yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verilmiştir."

Durak bu kararın haksız olduğunu savunarak, 1 liralık manevi tazminat davası açtı.

 KILIÇDAROĞLU AÇIKLAMIŞTI



Durak hakkında mülkiye müfettişlerinin yargılanması isteği nedeniyle henüz  açılan ve önümüzdeki günlerde ilk duruşması yapılacak olan tartışmanın odağındaki arsa kentin en gözde yerleşim bölgesinde göl manzaralı ve 11 bin 260 metrekare. İmarı konut yapmaya uygun iken, hem ticaret alanına dönüştürüp, hem de inşaat oturum alanında  yüzde 50'lik artış sağladığı öne sürülüyor. Bu iddiaları CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu gündeme getirdikten sonra Durak inceleme için müfettiş istemiş, müfettişlerin 'yargılama' talebi İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından Durak'ın parti değiştirmesinden sonra onaylanmıştı. Aynı karara göre, imar düzenlemesine olumlu oy kullanan çoğu AKP'li 55 AKP'li Belediye Meclisi  de yargılanacak.

DHA

6