Durak söylentiyle gitti, Sedefçi 3 mahkumiyetle koltuğunda!

Cuma, 28 Mayıs 2010 - 05:00

Salı günü bu köşede, hakkında verilmiş 3 hapis kararı olan Edirne’nin CHP’li belediye başkanı Hamdi Sedefçi’den söz etmiştim. ‘Yeni genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Hamdi Sedefçi’yi hakkındaki cezaları Yargıtay onaylarsa CHP’den atacak’ diye yazmıştım. Okurlarım bu konuya büyük ilgi gösterdi.
Ortak görüş şu: “Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak hakkında mahkeme kararı olmamasına rağmen rüşvet söylentisiyle hem partisi MHP’den istifa etti, hem de İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alındı. İhaleye fesat karıştırmaktan mahkum olan Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi hâlâ hem CHP’li ve hem de koltuğunda oturuyor.
Namus timsali olarak tandığımız Kılıçdaroğlu bu tabloya nasıl sessiz kalabiliyor. Yerel mahkeme kararını vermiş. Bu saatten sonra Yargıtay onayı beklemek konuyu oyalamak ve de zaman kazanmaktır.”

12 yıl 6 ay hapis cezası aldı

Görünen o ki; Kılıçdaroğlu, Hamdi Sedefçi konusunda ilk sınavını verecek. Halk, Kılıçdaroğlu’ndan sözünün eri olup olmadığını ispat etmesini bekliyor ve istiyor. Çünkü okurlarımın, Hamdi Sedefçi’nin geçmiş dönemde CHP içinde korunup kollandığı görüşündeler. Hamdi Sedefçi’den bu kadar söz edince ne yapıp, ne ettiğini de anlatmak farz oldu:
Edirne Belediye Başkanı CHP’li Hamdi Sedefçi, ihaleye fesat karıştırmak suçundan 3 kez 4 yıl 2'şer ay olmak üzere toplam 12 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Dosyalar Yargıtay’da. Ayrıca, ağır cezada ihaleye fesat karıştırmaktan 3, görevi kötüye kullanmaktan da asliye cezada 5 davası devam ediyor.
Edirne Savcılığı, Hamdi Sedefçi hakkında görevi kötüye kullanmak ve ihaleye fesat karıştırmaktan 5 yeni soruşturma sürdürüyor. Kemal Kılıçdaroğlu, Hamdi Sedefçi konusunda “Kararları Yargıtay onarsa elbette de partiyle ilişkisini keseriz” diyor.
Yargıtay kararları onadığı zaman Hamdi Sedefçi hapse girecek! Gelelim rüşvet iddiaları yüzünden partisinden ve koltuğundan olan Adana eski Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın son durumuna: Hakkındaki inceleme bitti. Henüz resmi açıklama yok. MHP Aytaç Durak’a ‘mağdur’ olduğu gerekçesiyle sahip çıkmaya başladı. Belki MHP’ye dönecek...

Kaset ve tekne
Deniz Baykal’ın Habertürk gazetesinde 340 bin dolara yat aldığı yazıldı. Baykal bu haberi çok kesin bir dille yalanladı. Bu, öyle bir yalanlamaydı ki, ben bir gazeteci olarak “Haklı adam işte kendini böyle savunur” dedim. Aklıma o meşhur kaset geldi. Hani şu Baykal’ı koltuğundan eden yatak odası kaseti var ya işte o…
Niye Baykal kaseti de tekneyi savunduğu tonda savunmadı? Kaset ortaya çıktıktan sonra Baykal 10 Mayıs’ta yaptığı o meşhur konuşmada şöyle demekle yetinmişti: “Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmaksa o bedeli de ödemeye hazırım.
Bu anlayışla bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyorum.” Peki aynı Baykal Habertürk’ün 340 bin dolara tekne haberini nasıl yalanladı: "Tekne aldığım iddiası doğru değil. Bunu öğrenince çok şaşırdım, çok yadırgadım. Hayallerimde bile böyle bir şey yer almadı.
Böyle bir özentim hiçbir zaman olmamıştır. Bir haber nasıl bu kadar temelsiz yapılır? Bir yerde konuşulmuş olsa ama o da yok. Çılgınca bir iş. Deli saçması bir haber." Bilmem ne demek isteğimi anlatabildim mi?