Durmak, yaraya tuz basmak olur

Avustralyalı yazar Tim Winton’un on yedi öyküsünün yer aldığı ‘Dönüş’, bir kent ekseninde geri dönenleri, dönüp de aradığını bulamayanları anlatıyor
 

Pazar, 17 Eylül 2017 - 11:05

Durmak, yaraya tuz basmak olur
Ayşen GÜVEN/ [email protected]
 
“unutayım diye yakarırım
kurup kurup kurduğum bütün kuruntuları
açıklayıp durduğum
ummadığım için dönmeyi  bir daha
bu sözler hesabını versin
yapılanın yapılmayacağını bir daha”
                              T.S. Eliot
 
Tim Winton’ın,  “Dönüş”te alıntıladığı Eliot’ın bu dizelerinden daha iyi kitabı anlatan cümleler kurulamaz gibi geliyor bana. Yine de şansımı zorlayacağım, mesela İngilizce edebiyatın incilerinden sayılan yazarın eşsiz anlatımını duygu, kurgu, kavrama kaybı yaratmadan çeviren Seda Çıngay Mellor’a da teşekkür edeceğim.

“Dönüş”, ismiyle müsemma “dönmek” fiili üzerine, tüm deneyimlerin çetelesi. Yanı sıra pişmanlığı, özlemi, korkusu, yorgunluğu, cesareti, kırgınlığı… Türlü çeşitli baharatıyla kavşaklarda başlayıp dönülen yolların ve sonunda varılan mutluluğun/mutsuzluğun üzerine 17 öyküden oluşuyor. Yüz Yayınları tarafından bize kazandırılan kitap aslına bakarsanız dünyanın pek çok yerinde çoktan tüketilmiş.
 
Sinemaya uyarlandı
 
Hatta 2013 yapımı bir filmin senaryosu da olmuş kitap. Kitapla aynı adla beyaz perdeye aktarılan öyküleri,  17 farklı yönetmen çekmiş. Öykülerden çekilmiş kısalardan oluşan film, bir başka yönetmen Marieka Walsh’un hazırladığı, “Ash Wednesday” adlı T.S. Eliot'ın 1930 tarihli uzun şiirinden alıntılar yapılmış animasyon bölümüyle sonlanıyor.



Kitapla film kıyasına girmeyeceğim ama öyküleri okurken büyük haz duyduğumu söyleyeceğim sadece. Avusturyalı yazar Winton, adeta bir şehre adamış öykülerini. Hikâyelerindeki kahramanların kimi Angelus’tan kaçıyor, kimi orta yaşlarda dönüyor oraya… Ülkenin batısındaki bu şehir bağımsız görünen her bir öyküyü bir diğerine ve bir şekilde incecik bir sicimle bağlıyor. Bu taşra şehrinde yaşayan, oralı olan işçiler, köylüler, tutunamayanlarıyla kitap esas çatısını belki baştan kaybedenlerin üzerine çakıyor.
 
Dolu dolu bir tasvir
 
“Evler, üç basit plana göre yapılmış ve bütün banliyönün canı sıkkın bir devlet mimarının, sineklerin vızıldadığı duman altı ofisinden çıktığı belli olmasın diye doğal bir gelişim havası sergilemesi için yol boyu rastgele serpilmişti” diye anlatılan Angelus, öykülerde, dolu dolu tasvir ediliyor. Winton’ın hikâyelerinin sinemasal dili okurken de o kadar güçlü ki; coğrafya kadar insanların görünüşünü, düşünüşünü, hissedişini de sıradan hayatlarının kıvrımlarında dolaşarak eksiksiz anlatıyor.

Herkes gibi insanların bu nedenle çoğunlukla anlatılmayan maceralarıyla “Dönüş”, zamanda bazen geçmişe bazen de geleceğe batan bir güneş gibi. Kötü sürprizler, geç kalmalar, cinayetler, yavaş uyanışlar, edilmemiş itirazlar, öğrenilmiş çaresizliklerle, sıradanlıktan çıkan acılı görkemli zaferlerin öyküleri gibi.

Her dönüş bir değişim değil kimi zaman teslim olup seyretmek de olsa da dünya dönmeye devam ediyor zaman da akmaya ve Winton’ın dediği gibi, durmak yaraya tuz basmak olur çoğu zaman.


Dönüş
Tim Winton
Çeviri: Seda Çıngay Mellor
Yüz Kitap
320 sayfa