Düşündürdükleri

Pazartesi, 11 Ocak 2010 - 05:00

Davos günleri geliyor ama bizimkiler isteksiz.

- Daha da gelmem Davos’a demişti ya Başbakan, sahiden gitmiyor galiba.

O zaman ne tadı var?

Van minüt’süz Davos olur mu?

***

Merhum Özal’ın ilk ekonomik açılımı diyebiliriz Davos’a.

Kambiyo mevzuatını henüz düzenlemiş yeni bir Türkiye olarak orada görücüye çıktık.

İyi de şov yaptık.

Türk-Yunan yakınlaşması dahil birçok ülkeden rol çaldık.

Sonra? Özalsız yıllar.

Belki de çoğu kaybolan yıllar.

Ta ki van minüt’e kadar .

Öyle ki van minüt Davos’tan daha meşhur oldu.

***

Aslında bugün Ankara’dan dışarı çıkmayan siyasetçileri eleştirecektim. Konu kaydı gitti.

Bırakın Avrupayı, daha İstanbul’u tanımamış liderler bile var.

Bağdat Caddesi’nde hiç yürümemiş, köprüaltına hiç girmemiş, İstinye Park’ı hiç görmemiş, tekneye binip Boğaz’da bir tur atmamış, eski Beyoğlu’nu bilmediği gibi yeni Beyoğlu’nu da hiç merak etmemiş siyasetçiler var.

İstanbul, sadece Kılıçdaroğlu’nun pabuçlarını çamur içinde bırakan bir şehirden ibaret değildir. Çilesi olduğu gibi muhteşem yanları da var İstanbul’un.

70 milletvekili çıkarıyor.

Kaçı İstanbulludur bilemem.

Ama İstanbul’u yaşamayan, Türkiye’yi de bilemez.

Çünkü İstanbul’daki Anadolu, apayrı bir sosyoloji dalı... Sivas’ta yaşayanlardan daha fazla Sivaslısı olan bir şehir, hiç merak edilmez mi? Hayır. Bizimkiler Ankara dışına çıkmıyor.

***

Kimdi hatırlamıyorum. AB için müzakere tarihi aldığımız gün, bir arkadaş, yazısında demişti ki: (Mealen)

- Türkiye sınırında yaşayan bir Suriyeli kız, acaba şu anda ne hissediyor?

İşte bütün mesele bu.

Davos falan teferruat.