Duvarlara şiir yazan kadın

Cahide Erel 25 yıldır caddeleri, binaları, tünelleri güzelleştiriyor. Nasıl mı? Cam, metal ve seramik kullanarak, panolar, rölyefler yaparak... Mesela Ankara'daki bir caddenin kenarına yaptığı eser, dünyanın en büyük seramik panosu. Yurt dışından öğrencileri olan Cahide Hanım eserleri için “Duvara yazdığım şiirler” diyor. Ne kadar doğru ve ne kadar güzel!

12 Ocak 2013, Cumartesi 05:00
A A

NAR GÜNEŞ KILIÇ

Metro tünellerinde, büyük otellerde, holding binalarında görürüz; kocaman seramik ve cam panolara, dev rölyeflere hayranlıkla bakarız. Eser sahibi bizi ilgilendirmez. Hiç birimizin aklına da bu yüzden, ismini sormak gelmez. Oysa çoğunda imza tektir: Cahide Erel. 25 yıldır hiç durmadan üreten bu yetenekli, başarılı ve yaratıcı kadının Fener’de, gidenin bir daha gitmek istediği bir atölyesi var, ismi Keremitya. Eskiden soda atölyesiymiş bu bina. Yeri toprakmış, çatısı yokmuş. Fener’de atölye yeri ararken bulmuş burayı Cahide Erel ve ekibiyle birlikte bu halini vermiş. Cahide Erel’in çalışma alanı sadece Türkiye değil, dünya. Bolonya, Lüksemburg, Riga ve Helsinki’de sergi açtı. Dünyadan seramik öğrencileri ondan bir şeyler öğrenebilmek için yorulmak bilmeden kapısını aşındırıyor.

FÖTR ŞAPKALI ÇOCUKLUK

Üsküdar’da doğdu Cahide Erel. 11 aylıkken taşındıkları evde oturmaya devam ediyor. Çok şanslı buluyor kendini, çünkü evi tüm tarihi yarımadayı görüyor. Gözlerini, her sabaha, nefis bir İstanbul siluetiyle açıyor. Yaptığı seramik panoların hep büyük, çok büyük olmasını da oturduğu eve bağlıyor. Köşklerin arasında kalan evde, çocukluğu fötr şapkalı beyefendilerin, eldivenli hanımefendilerin arasında geçti. O karelerden kesitler hâlâ gözlerinin önünde. 23 yaşında aldığı ilk iş, beş yıldızlı bir otele 54 metrekarelik bir dev pano... Sonra Bursa Tophane Evleri, ardından oteller, bankalar, üniversiteler derken, Türkiye’nin dört bir yanına el emeği, hayal gücü, alın teri değdi. “Duvara yazdığım şiirler” diyor eserleri için Cahide Erel. Tüm eserleri için günlerce düşünüyor, bilgisini, özenini ve duygularını katıyor.

SANATTA MATEMATİK

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girmeden önce matematik okudu aslında Erel. Matematiği çok severek girdi. Kendi deyimiyle güzel sanatları kazanması ise tamamen tesadüf oldu. “Her sanat, beyinde bir tasarıdır ve hayatın kendisi matematiktir” diyor sık sık. Büyük boyutlu eserleri yaparken ‘altın oran’a sadık kalmak için hesap yapıyor, eseri mekanla ilişkilendiriyor. Ve eserlerinin kazandığı başarıyı matematik düşünmeye bağlıyor. Eserlerinde konu olarak sıkça doğayı konu ediyor Cahide Hanım. Nedenini sorduğumda cevabı keskin ve net oluyor; “Doğadaki çığlıklar kulaklarımızı yırtıyor ama bizden başka duyan yok. Bütün bu olup bitenlere bilinç oluşturarak direnmeye ihtiyaç var. Biz sanatçılar bu gibi önemli konulara dikkat çekebilirsek dünya için bir ümit ışığının hâlâ varolduğunu düşünürüm.”

Dünyanın en büyük seramik panosu

Cahide Hanım bugüne kadar sayısız esere imzasını atmış. Ama en büyük eseri, Ankara-Keçiören’deki cadde kenarı için yaptığı pano. Bu pano, 340 metre uzunluğunda ve 7 metre yüksekliğinde. Ondan daha büyük bir rölyef çalışma, şu ana kadar, dünyada yok. Yapımında 50 kişinin çalıştığı, iki yılda tamamlanan panonun adı ‘Burası Anadolu’. Anadolu topraklarında yaşamış tüm medeniyetlerin hikayesini anlatıyor.

YAPIM İKİ YIL SÜREBİLİR

Bir eserin yapım aşaması, tasarıyla başlıyor. Cahide Erel, eserin hangi malzemelerden yapılacağına karar veriyor. Ağırlıklı cam, metal ve seramik üzerinde çalışıyor. Duvar panoları için, öncesinde mutlaka autocad’de çizim yapıyor. Yapım süresine dair ortalama zaman dilimi yok. Panonun yapımı, büyüklüğüne göre bir yıl, hatta iki yıl sürebiliyor. Cahide Hanım tüm işlerinde en az 30 kişilik bir ekiple çalışıyor.

(05.12.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.