Ebru Şallı: Karşımdakinin düşüncelerini okuyabiliyorum

Bu hafta Selin Keleş ile Tuhaf Sorular'ın konuğu Ebru Şallı...

27 Ocak 2018, Cumartesi 05:00
A A
SELİN KELEŞ / selin.keles@posta.com.tr

SELİN KELEŞ / selin.keles@posta.com.tr

Ölümsüzlük iksirini bulsanız içer misiniz? İçerdim ve tüm dünyaya yayardım. Türkiye’ye pilatesi yaydığım gibi...

Kimsenin bilmediği bir özelliğiniz... Karşımdakinin düşüncelerini iyi okurum. Sık sık bu özelliğimi kullanırım, çok da işe yarar.  

İlk görüşte aşka inanıyor musunuz? Hayır, inanmıyorum.  

İnsanların yalan söylediğini nasıl anlarsınız? İyi anlarım. Beden dili harika çalışıyor bence. Tavsiye ederim, beden diline baksınlar karşıdakinin yalan söyleyip söylemediklerini anlamak için.

Yaşadığınız hayat bir rüyadan ibaret olsaydı ve bunu öğrenseydiniz... “Vay be!” derdim, “Ebru Şallı diye birisi varmış.”

Hangi filmde yer almak isterdiniz? Roger Michell’in ‘Notting Hill’ filminde. Güzel bir aşk filmi. Sebepsiz hoşuma gidiyor her zaman.

Sahip olduğunuz en gereksiz bilgi? Hangi filmi, hangi sinemada izlediğimi unutmuyorum. Küçüklüğümden bu yana böyle. Neden aklımda kalıyor bilmiyorum.

Annenizin, babanızın en ilginç öğüdü? Çoğu anne ve baba gibi benimkiler de, “Kızım kimseye inanma, güvenme” der. Yıllar yılı aynı öğütleri verdiler. Gerekli ve kıymetli öğütler.

Sahip olduğunuz en ilginç eşya? Eşya takıntım yok. Ama değişik bitkiler yetiştirmeyi seviyorum. Evimde muz ağacı vardı, yine almayı düşünüyorum.

Yeni bir şehre taşınmak zorunda olsanız, nereyi seçerdiniz? Milano’yu. Sıcak bir şehir. Tarihi, insanları, yemekleri...

Bir günlüğüne hayvan olsanız... Jaguar mı, pars mı olurdum bilmiyorum. Husky cinsi bir köpek olurdum herhalde. Gözler mavi.  

Ne icat etmek isterdiniz? Pilates yaptığımız o muhteşem aleti, Cadillac’ı.

Defalarca izleyebileceğiniz filmler? Gupse Özay ve Cem Yılmaz’ın filmlerini seviyorum. Çünkü gülmeyi seviyorum. Şahane filmler yapıyorlar. Yabancı filmlerde de romantik komedileri defalarca izlediğim oluyor.  

En çok kızdığınız kelime? Hayır.

Kendinizi klonlamak ister misiniz? Ne iyi olur. Çok iş yapıyorum. Mağazalarım için klonlanmak isterdim, beş Ebru olsa bana yeter.

Bir günlüğüne kimin yerine geçmek istersiniz? Hiç kimsenin. Halimden çok memnunum.  

En sevdiğiniz atasözü? Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.  

Kapı çaldı, açtınız ve kendinizden bir tane daha olduğunu gördünüz. Ne yapardınız? “Hoş geldin Ebrucuğum. Hadi çalışmaya başlıyoruz. Bak Ebru mağazaları açılıyor, işimiz çok” derdim.  

İYİ Kİ İSTANBULLUYUM

İYİ Kİ İSTANBULLUYUM

Bir gün gözlerinizi açtınız ve 18 yaşındaki halinize geri döndüğünüzü fark ettiniz... Ya dönmeyeyim. 40 yaşına girdim, çok da keyifliyim.  

İstanbul’un en çok nesini seviyorsunuz? Her şeyini. İyi ki İstanbul’da doğdum, büyüdüm ve yaşıyorum. Bir tek trafiği rahatsız ediyor.

Karşınızdakinin sevgisine sizi hangi davranışı inandırır? Beden dili ve gözleri. Enerjiyi iyi analiz eden biriyim. Fazla bir şey yapmasına gerek yok, kısa sürede anlarım.  

HAYAT HİKAYEMİN BAŞLIĞI PLATES OLURDU

HAYAT HİKAYEMİN BAŞLIĞI PLATES OLURDU

Telefon kullanmadan kaç gün durabilirsiniz? Bu devirde asla. Hele çoluk çocuğunuz varsa...  

Hayat hikayenizi yazmak isteseniz başlığınız ne olurdu? Pilates.

Aldığınız en iyi tavsiye? Genelde bütün yakınlarım “Kimseye güvenme” diyor. Çocukluğumdan bu yana bu aşılanıyor bana ama ben güvenmeyi severim insanlara. Güvenmek isterim. Yoksa hayat çok çekilmez olurdu

Hakkınızda hiç bilmediğimiz bir şey? Çok yemek yerim. Bunu yakınlarım bilir ama bilmekten hoşlanmazlar sanki.