'Ecevit'i CHP'ye çağırdım gelmedi'

CHP'nin eski genel başkanlarından gazeteci-yazar Altan Öymen'in son kitabı 'Öfkeli Yıllar' Doğan Kitap'tan çıktı. Türkiye'nin 1950'li yıllarını anlatan kitap, o dönemin siyasi atmosferinin bugünkünden hiç de farklı olmadığını gözler önüne seriyor

Cuma, 13 Kasım 2009 - 05:00

'Ecevit'i CHP'ye çağırdım gelmedi'

‘SANAT VE EDEBİYATLA İLGİLENMEK İSTİYORDU'

‘Bir Dönem Bir Çocuk’ ve ‘Değişim Yılları’ adlı kitaplarıyla yakın tarihe ışık tutan Altan Öymen’in, Türkiye’nin toplumsal ve siyasi tarihini anlatan üçüncü anı kitabı ‘Öfkeli Yıllar’ kitap raflarında yerini aldı. Doğan Kitap etiketiyle yayınlanan ‘Öfkeli Yıllar’, siyasi rekabetin iyice hararetlendiği, Demokrat Parti iktidarının ilk dönemini anlatıyor. 1950’li yıllarda CHP’nin yayın organı durumundaki Ulus Gazetesi’nde çalışan Öymen, bir taraftan da CHP Çankaya Gençlik Ocağı Başkanlığı’nı yürütmektedir. Öymen, önce CHP’nin daha sonra da Türk siyasetenin unutulmaz figürleri arasına giren eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit’in o dönemki halini bakın nasıl anlatıyor: “Bülent Ecevit’i bizim ocağa üye olmaya davet ediyordum. Ecevit’in ilgisini çekmiyordu. Sanatla ve edebiyatla ilgilenmeyi tercih ediyordu.”

MENDERES DE VERGİ SİLAHINI KULLANMIŞ

Altan Öymen’in, eski başbakanlardan Nihat Erim’in günlüklerinden yola çıkarak anlattığı diğer bir olay ise 1953’te Yeni Sabah Gazetesi’nin Moskova yazı dizisi haberini duyurması ve Menderes hükümetinin tepkisiyle karşılaşması. Hükümetin ‘Komünizm propagandası yapılıyor’ şeklindeki tepkisi Sefa Kılıçlıoğlu’nun sahibi olduğu gazeteye vergi cezası olarak geri dönmüş. Kılıçlıoğlu o günleri şöyle anlatıyor: “Üzerimdeki baskı çeşitli şekillerde devam ediyor. Maliye müfettişleri altı ay defterlerimi incelediler. Uydurma vergiler yüklemeye çalışıyorlar. Menderes’e ‘Daha geniş, daha müsamahalı olunuz, kazanırsınız’ dedim.”

NECİP FAZIL'A KUMARHANE TUZAĞI

Altan Öymen, 1951’de kumarhane baskınında yakalanan ünlü şair Necip Fazıl Kısakürek’in de aslında bir siyasi baskına uğradığı kanaatinde. Necip Fazıl’ın hükümet ve özellikle Başbakan Adnan Menderes ile o dönemde arası iyidir. 22 Mart 1951 bu konuda bir dönüm noktası olur. O gece, Taksim’deki bir apartmanın bodrum katına baskın yapılacak ve kumar oynarken yakalananlar gözaltına alınacaktır. Gözaltına alınanlardan biri de Necip Fazıl’dır. Öymen’e göre o baskın Necip Fazıl’ın şahsında İslamcılara gözdağı vermek için düzenlenmiştir. Öymen bu olayı “Hedefi Necip Fazıl Kısakürek’in kendi okurları ve yandaşları önündeki durumunu sarsmaktı. İktidar Kısakürek’e bir ders vermek istemişti” şeklinde yorumluyor.