Efsane İstanbul

Sabancı Müzesi'nde 4 Eylül'e kadar sürecek 'Efsane İstanbul' sergisi, yaşadığımız bu kentin 8000 yıllık hikayesini anlatıyor

Pazar, 27 Haziran 2010 - 05:00

Efsane İstanbul

Haber: Cenk Ünalerzen

[email protected]

Yaşadığımız şehri, İstanbul’u ne kadar tanıyoruz? 15 milyon nüfuslu bu şehirde hala yüzbinlerce kişi denizi hiç görmeden yaşıyor. Milyonlarca kişi Ayasofya’yı, Süleymaniye’yi, Topkapı Sarayı’nı bilmeden hayatını bu şehirde sürdürüyor.

2010 İstanbul Kültür Başkenti kapsamında 5 Haziran’da Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi’nde kapılarını açan ‘Efsane İstanbul’ sergisi, İstanbul’da yaşayanlara İstanbullu olmaları için bir olanak sunuyor. “Ayasofya’yı görmeyenler bu sergiyi görecekler mi?” derseniz cevap hayır. Fakat serginin bir çok ziyaretçi üzerinde, yaşadığı bu şehri daha çok tanıma isteğini kamçılayacağı muhakkak.

39 Müzeden 503 eser toplanmış

İstanbul kültür hayatında son 10 yılda yaşanan en önemli değişiklik özel müzelerin açılmış olması diyebiliriz. Büyük sanayici aileler tarafından kurulan bu müzeler sadece kendi koleksiyonlarıyla değil düzenledikleri sergilerle de şehir hayatının zenginleştirdi. Sabancı Müzesi’nde 2006’da gerçekleşen ‘Picasso İstanbul’da’ sergisini 244 bin kişi ziyeret etmişti. Türk müzeciliğine yeni bir heyecan katan Sabancı Müzesi, ‘kahramanın’ İstanbul olduğu bir sergiyle kapılarını açıyor bu kez. 4 Eylül’e kadar sürecek ‘Efsane İstanbul: Bizantion’dan İstanbul’a -Bir Başkentin 8000 Yılı’ adlı sergi yaşadığımız bu kentin hikayesini bizlere anlatıyor. 15 ülkeden 39 müze, kütüphane, arşiv, kilise hazineleri ve kraliyet hazinelerinden ödünç alınan toplam 503 eser, 3 imparatorluğa başkentlik yapmış bu kentin tarihine ışık tutarken, ticaret, hediye ve 4. Haçlı Seferi’nde olduğu gibi yağma yoluyla çeşitli ülkelere dağılmış hazineleri bir araya getiriyor.

‘Efsane İstanbul’ sergisi 2010 İstanbul Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenlenen en büyük sergi olma özelliğini taşıyor. Çek Mimar Boris Mika daha önce müzeyi bir çok kez gezenler için bile ‘Sabancı Müzesi’ne ilk defa geldim’ duygusu uyandıran bir sergi tasarımı yapmış. Sergiyi gezerken bir kez daha sergilemenin eserleri nasıl ön plana çıkardığını görebiliyorsunuz. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin salonlarında, depolarında yıllardır bekleyen bir çok eser bu sergide ön plana çıkmış. Özel müzelerin kültür hayatımıza önemli katkılarından biri de ‘müze’ fikrini sokakla barıştırması oldu herhalde.

İstanbul’a Bizans müzesi gerekli

Girişte, ziyaretçileri ağaç kütüklerinin üzerine oturarak seyredecekleri kronolojik bir İstanbul tarihi filmi karşılıyor. Özellikle ‘3D’ Roma canlandırmaları çok gerçekçi olmuş. Roma dönemindeki İstanbul’un bütün sokkalarını yapılarını görebiliyorsunuz. Daha sonra sergi, tarih öncesinden başlayarak 19’uncu yüzyıla kadar dönem dönem devam ediyor. ‘Efsane İstanbul’ sergisi iki sene önce planlanmaya başladığında büyük bir Bizans sergisi olarak düşünülüyormuş. Zaten sergideki Bizans eserlerinin zenginliği ve ağırlığı, bu şehrin unuttuğumuz önemli bir yüzünü bizlere hatırlatıyor. İstanbul’da bir Bizans müzesi gerekliliğini akıllara getiriyor.
 

Başbakan sergiyi 1.5 saatte gezmiş

Başbakan Tayyip Erdoğan açılışını yaptığı sergiyi 1.5 saatte gezmiş. Her eser hakkında Müze Müdürü Nazan Ölçer’den ayrıntılı bilgi almış. Sergide 503 eser arasında 4-5 parçadan bahsetmek istiyorum. 1204’teki Latin istilası sonrasında alınarak Venedik’e götürülen 4 tane bronz atın kopyası gerek boyutlarıyla gerekse hikayesiyle dikkat çekiyor. Sultanahmet Meydanı’nda bulunan bir başka eser olan Yılanlı Sütun’un 3 yılan başıdan biri de Arkeoloji Müzeleri koleksiyonundan alınıp sergileniyor.

Doha Müzesi’nden ödünç alınan Fatih Sultan Mehmet’in Bellini tarafından yapılan portresi ilgi çeken eserlerden. İstanbul’un sonsuz enerjisini anlatan dönen kubbelerden yapılmış bir maket gezenleri içine çekiyor. Dileriz 4 Eylül’e kadar açık olacak bu sergi de İstanbullular’ı kendine çeker. 14 Sabancı Müzesi’nde 4 Eylül’e kadar sürecek ‘Efsane İstanbul’ sergisi, yaşadığımız bu kentin 8000 yıllık hikayesini anlatıyor.

2