Efsanevi kayıplar

Nuh'un Gemisi bulundu' iddiası dikkatleri diğer efsanevi kayıplara çevirdi

Perşembe, 29 Nisan 2010 - 05:00

Efsanevi kayıplar

İnsanoğlu, tarihin en eski dönemlerinden bu yana kutsal, gizemli ya da olağanüstü güçleri olduğuna inanılan efsanevi kayıpları arıyor.

Ağrı Dağı’nda bulunduğu iddia edilen Nuh’un Gemisi’nin, Atlantis Adası’nın, Kutsal Kase’nin, kayıp kıta Mu ve Hazreti Musa’nın Ahit Sandığı’nın izi sürülüyor.

Kimileri için bunlar sadece bir efsane. İnananlar ise kayıpları bulmak için milyonlarca lira harcıyor. Kayıplar arasında en fazla merak uyandıranların başında Nuh’un Gemisi geliyor.

‘Bulduk’ iddiası şimdi gözleri diğer efsanevi kayıplara çevirdi. Diğer kayıplar açısından da Türkiye bir cazibe merkezi. Çünkü yaygın inanışa göre Hz. İsa’ya ait Kutsal Kase ve Hz. Musa’nın Sandığı da Türkiye’de.

EFSANEVİ ADA ATLANTİS

Sular altında kaldığına inanılan efsanevi ada Atlantis’in, İspanya’nın güney sahilleri, Girit Adası yakınları, Kıbrıs ile Suriye arası ile Akdeniz’in derinleri gibi birçok değişik bölgede olduğu ileri sürülüyor.

Atlantis’ten ilk bahseden, ünlü düşünür Eflatun oldu. Kaynak olarak Atinalı Solon’u gösteren Eflatun’a göre Atlantis, Cebelitarık Boğazı’nın batısında, Libya’dan daha büyük bir ülke.

Eflatun’dan günümüze kadar gelen bilgilere göre, Batı Avrupa ile Libya’yı ezip geçen Atlantis orduları, Atinalıların gösterdiği direnç karşısında geriledi. Atlantis Adası şiddetli bir deprem sonunda M.Ö. 9500’de bir gece aniden sulara gömüldü.

KUTSAL KASE İSTANBUL’DA MI?

İnsanoğlunun yüzyıllardır izini sürdüğü bir başka kayıp da yazar Dan Brown’ın ‘Da Vinci’nin Şifresi’ kitabıyla yeniden gündeme gelen Kutsal Kase.

Hz. İsa’nın, Yahudi ve Romalıların oluşturduğu askeri bir güç tarafından yakalanıp çarmıha gerilmesinden önce havarileri ile yediği son akşam yemeğinde Kutsal Kase’yi kullandığına inanılıyor.

Bir başka inanışa göreyse Arimatealı Yusuf, çarmıha gerilişi sırasında Hz. İsa’dan akan kanı bir kaseye doldurdu. Aranan ‘Kutsal Kase’ bu.

Vatikan’ın varlığını yalanladığı ‘Kutsal Kase’nin Antakya’da olduğu ileri sürülüyor. Bir başka inanışa göreyse Kutsal Kase İstanbul’daki Çemberlitaş’ın altında.

ATATÜRK, MU’YU ARAŞTIRDI

Büyük Okyanus’ta yer aldığı ve 14 bin yıl önce battığı iddia edilen efsanevi batık kıta Mu da insanoğlunun peşine düştüğü bir başka kayıp.

Kayıp kıta Mu ile ilgili ilk bilgiler İngiliz gezgin James Churchward’ın Tibet’te yaptığı araştırmalara dayanıyor. Churchward’in Tibet tapınaklarında bulduğunu iddia ettiği yazı tabletlerine göre bir zamanlar Büyük Okyanus’da, Asya kıtası ve Amerika kıtası arasında ve Avustralya’nın iki katı büyüklüğünde bir kıta vardı.

Efsaneye göre Mu kıtası da okyanusun dibine battı. Bilim adamları Mu’nun tıpkı Atlantis gibi bir efsane olduğunu düşünüyor. Kayıp kıta Mu, Atatürk’ün de ilgisini çekmişti.

Kayıp kıta Mu’nun Türklerin kökeni açısından önemli olabileceğini düşünen Atatürk, Churchward’ın Mu kıtasıyla ilgili eserlerini Türkçe’ye çevirtmiş ayrıca Tahsin Bey’i araştırma yapması için Meksika’ya büyükelçi atamıştı.

MUSA’NIN SANDIĞI ANTAKYA’DA MI?

Gizemli kayıplardan biri de ‘Ahit Sandığı’ veya ‘Tabut-u Sakine’ olarak adlandırılan Hazreti Musa’nın Sandığı. İnanışa göre Hazreti Musa, kutsal kitap Tevrat’ı çoğaltarak 12 kabilesine dağıttı.

Aslını da yaptırdığı bir sandıkta korumaya aldı. Hz. Musa, içinde çeşitli eşyalarının da bulunduğu ‘Ahit Sandığı’nı Kudüs’teki bir mabette koruma altına aldı.

Ancak M.Ö. 586’da Babil orduları tarafından istila edilen mabetin yağmalanması sonrası ‘Ahit Sandığı’ kayboldu. Sandığın, Antakya’daki bir mağarada saklandığı ileri sürülüyor.

3