Eğitimde yeni bir şey yok

Çarşamba, 11 Şubat 2015 - 05:00

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Antalya’daki Özel Okullar Birliği Toplantısı’nda, yaptığı konuşma sonrası sorulan sorular karşısında biraz zorlanıp “Ben piyanistim” deyince eğitimin bir yap-boz tahtası haline dönüştürüldüğünü de itiraf etmiş oldu.

Bilindiği gibi eğitim yılımız her döneme yeni bir uygulamaya başlanmakta ya da yapılan bir uygulamanın yanlışlığı görülerek vazgeçilmekte. Sınav sistemlerinde yapılan değişiklikler (sınavları kaldıracağım deyip artırmak gibi), skandallar, soruların çalınması, kaynakların gereksiz ya da yanlış kullanılması, rotasyon belirsizliği ve idareci seçiminde liyakat ilkesinin kaldırılması gibi birçok sorun halen devam etmekte.

[[HAFTAYA]]

Bakanlık, ‘sorun çözme yeri’ olmaktan çıkmış, ‘sorun yaratma merkezine’ dönüşmüş. Bir yanda ‘sözlü sınav’ komedisi ile görevlendirdiği yandaş okul müdürleriyle öte yanda ‘sözleşmeli öğretmen’ olarak görevlendirdiği 40 bin öğretmen ile eğitim yılının ikinci dönemi başladı. Bu durumun düzeltilmesi için hiçbir çabanın olmadığını görmek ise eğitim açısından insanın gerçekten içini acıtıyor.

Öğretmenin durumu

Bakanlık, eğitimin ana unsunu olan öğretmenlerin itibarını artırmak yerine onları itibarsızlaştırmak için elinden geleni yapıyor. Düşük ücret ve düşük ek ders ücreti, güvencesizleştirmenin en açık görünen yüzü. Eğitim sisteminde olumlu gelişmelerden ziyade olumsuz gelişmelerin sürmeye devam edeceği 19’uncu Milli Eğitim Şûrası’nda alınan “siyasal” kararlarda da görülmekte.

Şûrada, karma eğitimin kaldırılması, Osmanlıca dersinin zorunlu hale getirilmesi gibi ‘tartışılması dahi saçma’ olan konularla gündem gereksiz yere dolduruldu. Oysa eğitimin sorunları çığ gibi büyüyerek devam etmekte.

Toplum ve akademik kuruluşlar eğitimde çağdaşlaşma, bilim, aklı ve evrensel insan haklarını öne çıkarırken, MEB, Osmanlıcılık, gerici eğitim getirmek, kendi düşünce sitemine göre insan yetiştirmek için çalışmalarını sürdürmekte. Bu olumsuzlukların eğitimin ikinci döneminde de süreceği kaçınılmaz bir gerçek. Bir eğitimci olarak, bilim, akıl yolunda doğru bildiklerimi savunmaya, hak ve eşitlik ilkesi çerçevesinde devam edeceğim. Bütün eğitimcilere ikinci dönem için başarılar dilerim.