Ekmeğe zam kapıda!

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz, son dönemde gıdada stokçuluğun artmasıyla ilgili "Zam yapmama adına sabrımızı sonuna kadar zorluyoruz; ama devlet bu işe el koymazsa zamlar kapıda. Bu ortamda ekmeğe de zam gelir" dedi

Ekmeğe zam kapıda!

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, iklim şartları bahanesiyle üreticilerin buğday, fındık ve antep fıstığı başta olmak üzere hammadde niteliğindeki birçok üründe stokçuluk yapıp fiyat yükselttiğini; sanayicinin de yakın bir zamanda bu ek maliyeti ürün fiyatlarına yansıtmaya başlamak zorunda kalacağını söyledi.

Kopuz, gıda sektöründeki gelişmeleri değerlendirdiği basın toplantısında, olumsuz iklim koşullarından dolayı yaşanan rekolte kaybının yanı sıra, piyasadaki spekülatif hareketlerin sanayiciyi mağdur ettiğini belirterek "Bir miktar rekolte kaybı olabilir. Ancak aracılar, birlikler fiyatlar artacak diye çiftçiyi yanlış yönlendirerek ürünlerin piyasaya arzını geciktiriyorlar. Bazı birlikler bu şekilde komisyonlarını yükseltme peşindeler" dedi ve ekledi:

"Özellikle belli kalemlerde çok ciddi fiyat artışı söz konusu. Sanayici tedarik ettiği hammaddeyi normal fiyatın çok üzerinde oluşan spekülatif bir fiyatla alırsa sonunda tüketiciye yansıtmak zorunda. Zam yapmamak adına sabrımızı sonuna kadar zorluyoruz. Ancak bıçak kemiğe dayandı. Devlet bu işe el koymazsa zamlar kapıda."

Kopuz'un verdiği bilgiye göre; en yüksek fiyat artışının görüldüğü ürünlerden fındık yüzde 75, buğday ise yüzde 30 zamlanmış durumda.

Dünya fındık rezervlerinin yüzde 80'ine sahip olan Türkiye'de şu anda sanayicinin fındık bulmakta zorlandığını belirten Kopuz "Mal istiyoruz, 'Bekle fiyatlar yükselecek' diyorlar. 2015 iklim koşulları kötü gidecek varsayımıyla üreticiler, birlikler fındığı elinde tutuyor. Yapılan spekülasyonlarla fiyatların daha da artması hedefleniyor. Rekolte bir miktar düşmüş olsa bile geçmiş yıllardaki stoklar ne oldu?" diye konuştu.

Kuraklık ve don gibi etkenlerin çeşitli ürünlerde bir miktar rekolte kaybına neden olduğunu, ancak bu kadar yüksek fiyat artışını getirecek bir etkisi olmadığını belirten Kopuz "Örneğin fındıkta 150,000 tonluk bir açık olduğu düşünüldüğünde, fiyat artışının en fazla yüzde 20 olarak yansıması lazım. Oysa artış şu anda yüzde 75'e ulaştı. Bir süre önce aynı spekülatif hareketler pirinçte de yaşanmıştı. O zaman devlet iradesi vardı. Devlet o zamanki gibi acilen konuyu incelemeli" dedi.

EKMEK DE ZAMLANABİLİR!

(Haberin devamını okumak için 2. sayfaya geçiniz.)



Buğday fiyatındaki artışın da unlu mamuller başta olmak üzere sanayiciyi olumsuz etkileyeceğini belirten Kopuz, ekmeğe de zam gelebileceğini söyledi. Kopuz, "Buğday bugün geldiğimiz noktada yüzde 30 zamlı. Yarın belki bu yüzde 40-50'ye çıkacak, gidişat oraya doğru. Bu ortamda ekmeğe de zam gelir" diye konuştu.

Toplantıda verilen bilgiye göre; gıda ve içecek sanayinin büyüklüğü 2013 yılında 290 milyar lira olarak gerçekleşti. Sektörün Türkiye GSYH'sındaki payı ise yüzde 18.6 seviyesinde bulunuyor. Toplam 39,583 işletmenin faaliyet gösterdiği sektörün 2013 ihracatı ise 11.9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Gıda fiyatlarındaki artışın sınırlandırılması konusunda Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın TMO'nun daha etkin kullanılabileceği yönündeki değerlendirmelerine katıldığını söyleyen Kopuz "(Gıda fiyatlarındaki) bu hareketler denetlenip düzenlenmezse Türkiye'de enflasyon oranları daha da zıplayabilir" dedi.

TÜFE Temmuz ayında gıdada ramazan ve kuraklığın etkisiyle beklenen düşüşün olmaması ve başta eğlence-kültür, ulaştırma ve alkollü içecekler-tütün olmak üzere birçok alt grupta yaşanan yükseliş nedeniyle yüzde 0.15'lik artış beklentisinin üzerinde yüzde 0.45 yükseldi. TÜİK'in açıkladığı verilere göre; TÜFE'de yıllık artış yüzde 9.32 oldu. Başçı, kuraklığın gıda fiyatları ve enflasyona olumsuz yansımalarına karşı, belirli tarım ürünlerinde uygulanacak aktif bir dış ticaret politikasının gıda fiyatlarındaki yukarı yönlü riskleri sınırlamakta etkili olabileceğini söylemişti.

Gıda ve içecek sanayi için, Avrupa ülkelerinden ithalata sınırlama getiren Rusya pazarının bir fırsat olduğunu ve buranın 5 milyar dolarlık ek bir pazara işaret ettiğini belirten Kopuz, buna karşın oluşacak ek ihracat potansiyelinin de spekülatif nedenlerle iç piyasadaki fiyatları yükseltmemesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

AA

2