www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,7340 %0,65
  • BIST82157 %0,00
  • EURO2,8697 %-0,06
  • USD2,1440 %-0,07

İşte bilinen en değerli Türk Lirası

Türk kağıt paraları içinde en kıymetli olanı eski harflerle basılmış, 1927 yılı sonunda piyasaya verilmiş bin lira. Şu anda 6-7 tanesi biliniyor

17 Ekim 2011 - 12:28
Yazı Boyutu:

Türk Nümismatik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü Kayral, şu anda eski paralar arasında bilinen en değerli paranın birinci emisyonun bin lirası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Türk kağıt paraları içinde en kıymetli olanı eski harflerle basılmış, 1927 yılı sonunda piyasaya verilmiş bin lira. Bin lira, o zaman çok büyük bir para... Onun muadili olan bin Osmanlı Lirasının karşılığı bin reşat altınıydı. 1927 yılında tedavüle çıkan bin lira, o zamanlar evler, hanlar, hamamlar alınabilecek alım gücüne sahip bir paraydı. 1937 yılında da yeni Türkçe harflerle basılmış paralar tedavüle çıktı ama ilk bin lira az basıldı. 16 bin civarında basıldı. Geri dönmeyen 23 tane... Bunun 16 tane olduğunu da söylüyorlar. Yani Merkez Bankası’na teslim olmayan, piyasada kalan... Ama bilinen 6-7 tane var. En son müzayedeye çıktığında 250 bin liradan satışa çıktı. Alıcısı olmadı, ama el altından satılmış olabileceğini düşünüyorum."
İnsanın doğası gereği birşeyleri biriktirip saklamaya çok müsait olduğunu ifade eden Kayral, herkesin muhakkak birşeyleri biriktirmekten hoşlandığını, ancak biriktiricilik ile koleksiyonculuk arasında büyük fark bulunduğunu söyledi.

Koleksiyonculuğun bir kültür olduğunun altını çizen Kayral, "Bizim toplumumuzda genel bir biriktiricilik hakim. Ne olduğunu bilmeden biriktirenler var. Maalesef diğer Avrupa ülkelerindeki koleksiyonerlik düzeyinde değiliz. Bu, koleksiyon kültürünün tam oturmamasından kaynaklanıyor" dedi.

İŞTE TÜRK LİRASININ 84 YILLIK HİKÂYESİ...

Para icat edilmeden önce deniz kabuğundan kıymetli metallere kadar çeşitli malların değişim aracı olarak kullanıldığı, tarihi kayıtlara göre M.Ö 118 yılında Çinlilerin deri para kullandığı, ilk kağıt paranın M.S 806 yılında yine Çin’de ortaya çıktığı para tarihinde Türkiye Cumhuriyeti kağıt paraları 84 yıllık tarihi geçmişe sahip.

Batıda kağıt paraların basılması ve kullanılması 17. yüzyılın sonlarına rastlarken, ilk kağıt paranın 1690’lı yıllarda ABD’de Massechusetts Hükümeti,
İngiltere’de ise "Goldsmiths"ler tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de yaygınlaştığı biliniyor.

Basıldığı dönemin sosyo-ekonomik yapısının izlerine de sahip olan para tarihi, aynı zamanda bir iktisadi analiz özelliği ile sosyo-ekonomik tarihin
yansıması özelliği de taşıyor. Bu bağlamda, Cumhuriyet dönemi kağıt paraları da üzerlerinde bulunan resimlerden dolayı çıkarıldığı zaman için önemli izleri ve mesajları üzerinde barındırıyor.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk olarak 1927 yılında piyasaya sürülen kağıt paralar, artık günlük hayatımızın değişmez unsuru olurken, Türkçe Latin
harfli olarak tasarlanan ilk kağıt para 5 liralık kupür olarak 15 Ekim 1937’de basıldı. Dolayısıyla Türkçe harflerle basılan kağıt paraların hayatımızda 84
yıllık bir geçmişi var.

-1937’de 1. emisyon paraların yerine 2. emisyon paralar geçmeye başladı-

Türk Nümismatik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü Kayral’ın hazırladığı çalışmaya göre; Cumhuriyetin ilk kağıt parası 5 Aralık 1927 tarihinde piyasaya sürüldü. Eski harfli birinci emisyon kağıt paraların, planlandığı gibi çıkarıldıktan 10 sene sonra 1937 yılında değiştirilmesi gerekiyordu.
İkinci emisyon kağıt paralar sadece Türkçe Latin harfli olarak tasarlandı. 15 Ekim 1937 tarihinde, ilk olarak 5 liralık kupürün piyasaya verilmesiyle eski harfli 1. emisyon paraların yerine 2. emisyon paralar geçmeye başladı.

2. emisyonun kupürleri 1, 2Ğ, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 olarak tasarlanmıştı. Bu defa, 1. emisyondan farklı olarak 2Ğ liralık kupür de kullanıma
alınacaktı. Bu arada madeni paralar da 1, 5, 10, 25 ve 50 kuruş olarak tedavüldeydi. 1937 yılında alınan karar doğrultusunda 1 liralık kupür, kağıt
paradan madeni paraya çevrilmiş ve tedavüle 1 liralık gümüş sikkeler çıkarılmıştı. Numunesi hazırlanan 1 liralık kağıt paralar ise hiç bastırılmadı.

1937 ve 1938 yıllarında yeni emisyonun 5, 10 50 ve 100 liralıkları tedavüle verildikten sonra Atatürk’ün ölümü ve yerine İsmet İnönü’nün geçmesi
üzerine 2. emisyona geçiş işi değişikliğe uğradı. 1939 senesinde tedavüle verilen 500 ve bin liralıkların planlanan miktarının bir kısmı aynı klişe ve renklerde olmasına rağmen Cumhurbaşkanı olarak İnönü’nün resimleri ile yeniden bastırılıp piyasaya verildi.

-Savaş ve bozuk para ihtiyacı nedeniyle ufak kupür istendi-

1939 senesi Eylül ayında Avrupa’da patlak veren savaşın genişlemesi ve daha ileri boyutlara varması ihtimalinin uzak olmadığını değerlendiren Merkez Bankası, hükümete başvurarak banknot mevcutları ve ihtiyatları üzerinde hazırlık yapılması ve bozuk para ihtiyacını gidermek için ufak kupür basılması için izin istedi. Gelen olumlu cevap üzerine tedavülde bulunan banknotları basmış olan Thomas De La Rue’dan telgrafla bir teklif istendi ve matbaaya sipariş verildi.

Bu matbaanın tercih edilmesindeki sebep, para kalıplarının matbaanın elinde hazır olduğu düşüncesiydi. Ancak, Cumhurbaşkanı resim ve filigranının
değişimi için mevcut kalıplar üzerinde değişiklik yapılması gerekmekteydi.

Ufaklık ihtiyacını gidermek için yeni tasarlanan 50 kuruşun kalıplarının da sıfırdan hazırlanması gerekiyordu. Bu 50 kuruşların siparişi de yine İngiltere’deki Bradbury Wilkinson firmasına verilmişti. Bu gecikmelerden ötürü siparişlerin teslimi 1941 senesi başına uzatılıyordu.

-Batan gemilerde zayi olanların yerine tekrar basıldı-

Bu sırada, Fransa ve İtalya savaşa girmiş, Akdeniz deniz taşımacılığına uygun olmayan bir hale gelmişti. Paraların sevkıyatı için Kap ve Kızıldeniz yolu
tek güvenli seçenek olarak görülüyordu. Paraların basılacağı matbaalar artık savaş bölgesi içindeydi. Kısa bir süre sonra, Londra’nın Almanlar tarafından bombalanması sonucunda Thomas de la Rue matbaası da isabet aldı ve düzeni bozuldu.

Bu şartlar altında muhtelif kıymetteki banknotlardan öncelikle 100 milyon lira değerinde İnönü resimli 500 ve bin liralık kupürlerin hazırlanmasına karar verildi. Basımı tamamlanan paralar, 30 Temmuz 1940 tarihinde vapura yüklenerek Süveyş yolu ile 3,5 ayda İstanbul’a getirildi. Bunun ardından 5 milyonluk 1 liralık, 200 milyonluk 100 liralık ve 25 milyon kupür 50 kuruşluk kağıt para üretilerek Ekim 1940’da iki gemiyle yüklenerek yola çıkarıldı.
Yeni 1 liralık kupürleri taşıyan Fabian adlı gemi yola çıkar çıkmaz, İnönü resimli eski 100 liralık ve yeni 50 kuruşluk kupürleri taşıyan City of Roubaix gemisi ise 5 ay yollarda kaldıktan sonra Yunanistan’ın Pire limanında kazaya uğrayarak battı.

Bunun arkasından, Fabian gemisinde zayi olanların yerine tekrar basılan 7 milyon liralık 1 liralık, yeni 50 kuruşlukların bakiyesi 15 milyon kupür ve 194
milyon liralık İnönü resimli eski 50 liralık kupür İstanbul’a sevk edildi.

Ancak, bu partide gelen 50 liralık ve 50 kuruşluk kupürler hiç bir zaman tedavüle verilemedi. Çünkü, 50 liraların 126 bin kupürü, matbaanın bombalanması sonucu çıkan yangında zayi olmuş ve kalanlarının eksik şekilde kullanılması mümkün değildi.

Devamı 2. sayfada...


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun