Ekran kötülerin ekranı!

Salı, 10 Şubat 2015 - 05:00

Dizilerde yeni modamız sağlam kötüler yaratmak. Karakterlerin içinde en çok sevilenleri de bu kötüler oluşturuyor. Kimi zaman dünya için “kötülerin dünyası” tanımlaması yaparız ya, ekran için de aynısını not düşüyoruz... Peki, en beğenilen kötüler kimler? Küçük bir araştırma, daha doğrusu reytingler üzerinden hafif bir gezinti ipuçlarını veriyor hemen. Buyurun “En Kötü Beşli”ye birlikte bakalım... Bana göre en sağlam kötüler bir elmanın iki yarısı gibi bütüne çıkan Belgin ve Turgut ikilisi. “Karadayı” (atv) dizisinin bu sağlam ikilisini bir isim kabul edip zirveye koyuyoruz...

[[HAFTAYA]]

İkinci sırada “Karagül” (FOX) dizisinin Kendal Ağası var ki, hani ölüp gitse yerini doldurmak en az iki sezon alır; ne dersiniz? Üçüncü sıraya “O Hayat Benim” (FOX) dizisinden Nuran ablamızı koyuyoruz. Gerçi kadındaki kötülük virüs gibi, bulaştığını da kabus karakteri kıvamına getiriyor... Dördüncü sırada “Paramparça” (Star TV) dizisinin görümcesi Keriman var. Hani böyle iliklerine kadar kötü hisseder ya insan, kadının her hareketi o ilik gibi işte... Ve son sıraya “iyi kötü” bir karakteri koyuyoruz. Canı istemeyerek adam öldürüyor. İlkeleri var. Bir mafya babası ama babalık daha önce geliyor adamımızda. O da “Poyraz Karayel”in (Kanal D) Bahri Umman’ı...

EKRANIN YENİ KOMİKLERİ ARANACAK

Acun Ilıcalı format işlerinden vazgeçmiyor. Vazgeçmediği bir diğer ayrıntı da rüya isimleri aynı kadroya toplayıp ilginç takımlar oluşturmak... Mesela bakın mizahı en kuvvetli kalemlerden Gülse Birsel ve Gani Müjde yanlarına büyük usta Haluk Bilginer’i de alarak TV8 ekranında Voltran’ı oluşturacaklar... Biraz ayrıntı verirsek; bu üçlünün jürisinde olacağı bir performans programıyla memleketin yeni komedyenleri ve mizah yüzleri aranacak...

Daha önce bu türden birkaç format izlemiştik. Ama doğrusunu söylemek gerekirse böyle bir kadronun (oyuncu koçları da efsane) direksiyonun başına oturduğu bir formatın hepsini unutturacağı kesin. Merakla bekliyoruz artık...

BU VOLKAN DA ESTİRİYOR

Ekranda şöyle çayını kahveni alıp izleyebileceğin çok fazla müzik performans programı yok. Gerçi TRT Müzik’in yaptığı işleri bir yana koymak lazım. Yaşayan iki performans kanalının diğeriyse teslim edersiniz ki Flash TV... Açıkçası iki kanalı da kafama estikçe açıp ruh durumuma göre bir miktar müzik özlemi gideriyorum. Ama son zamanlarda kendimi bir parça Karadeniz rüzgarına kaptırdım...

TRT Türk’te pazar geceleri yayınlanan “Sevdalı Türküler” bu alandaki tek favorim. Programı genç sunucu Merve Kayacan sunuyor ama işin mimarı ve müzikal ustası sevgili kardeşim Volkan Arslan... Karadeniz müziğinin coğrafik olarak her alanına girip çıkan Volkan, aynı zamanda seyirciden gelen isteklere göre tüm memleketi dolaşıyor... Yeni kuşağın müstesna ustalarından Volkan Arslan’ın yorumunu özellikle dinlemenizi öneriyorum. Bir ekranın kendi starını nasıl yaratabileceğini görmek açısından da!

MUHTEŞEM'LE YENİDEN

Ekranlarda gündüz kuşağının öneminin altını özellikle çiziyoruz. İyi bir iş bir nevi domino etkisi yaratarak yayıncının hayatını kurtarıyor... Sanırım iyi işin TV hayatındaki karşılığının da reyting olduğunu söylemekte bir beis yok. Bu durumda Star TV’nin her sabah saat 10.00’a koyduğu “Muhteşem Yüzyıl” tekrarlarını bu domino etkisi arayışına bağlayabiliriz... Dün sabahtan itibaren başlayan bu günlük yayın işi tıpkı Show TV’deki gibi bölümler bitene kadar devam edecek. Tutarsa da sil baştan yazı bulacak!

ATİLLA SARAL'I GÖRMEK GÜZEL

Çünkü ekrana yakıştırdığım ender aktörlerden biri. Öyle kenarda oturup kendini nadasa bırakma halini sevmiyorum. Bakın 30’uncu bölümde girdiği “Kiraz Mevsimi”ne (FOX) nasıl da hareket getirdi. Baba rollerin baba adamı. Tatil için çok erken, anladın mı?