Ekranda hangi boşluk dolacak?

a
a
Cuma, 03 Eylül 2010 - 05:00

Dizilerin tanıtımlarının anlaşılır olması gerektiğini daha önce yazmıştım. Sanırım sezonun en anlaşılır işi Show TV’den geliyor; “Deli Saraylı”... Kişisel olarak uzun bir aradan sonra Perran Kutman’la tekrar buluşacak olmak heyecanlandırıyor beni. Her işi bir diğerinin üstündeydi çünkü... Son olarak aklımda Şehnaz Tango olarak kalmış. Ama bu kez çıta bir üst basamağa konacak cinsten bir şey yapıyor... Hikayeyi iyi anlatan bir dış ses, hemen her şeyi 1 dakika içinde özetliyor ki; kurgu muhteşem. Kadro desen keza. Hatta hafif yollu bir kehanet de patlatabiliriz; “geçen yıl manasız bir şekilde yayından kalkan Elveda Rumeli’nin içimizde sıcacık kalan boşluğunu dolduracak gibi görünüyor”. Hayırlısı artık!

Geleceğe yolculuk

“Kurtlar Vadisi Pusu” (atv) yeni sezona harita ve kadastro çalışmasıyla başladı. Milli duygularımıza vurgu yapan haritalı tanıtımı izleyince “flash forward” hissi oluştu bende... Bir tür geleceğe yolculuk yaklaşımı hissettim. Şu bir doğru; Herkesin bu ülke toprakları üzerine bir çıkar hesabı var. Ama şu da bir başka doğru; bu hesapları sanal değil, gerçek kahramanlarla bozabiliriz... Dilerim Kurtlar Vadisi, iyi bir projeksiyon çalışması yapar ve kehanetleriyle yolumuzu buluruz. Tersi halinde kafamızı bulacağımız ortada...

Ağustos ekranı kime yaradı?

Ekran için analizli bir ağustos karnesi çıkaralım. Geçen ayı iki şekilde değerlendirmek gerekiyor. Bir kısmında yaz sezonunun parlak olmayan işleri, kalan kısmında da Ramazan ekranının gücü var... Bu açıdan bakınca, Ramazan ayı için özel bir çalışma yapmayıp ön cepheye geçen senenin kısmen güçlü işlerini süren Kanal D’nin birinciliği önceki aylara göre daha zayıf bir izlenme oranı içeriyor... Atv ise yaz ve Ramazan ekranına elden geldiğince abanmanın, dizi üstüne dizi yayınlamanın hediyesini toplam izleyici ve AB grubunda izlenme oranını yükseltmek olarak alıyor. Ama sıralamadaki durumu ikincilik hâlâ... Show TV bir önceki ayın rehavetini üstünden atmış görünüyor. O da Ramazan ekranından çok “kışkırtma kokan” yarışma programlarıyla izlenme oranını bir miktar yükseltip Star TV’nin üstüne çıkmış. Fark az ama sıralamada üçüncü... Star TV ise geçen ay yakaladığı rüzgarın hızıyla yoluna devam ediyor. Yine de hafif bir hız kesilmesi olmuş ve iki izleyici grubunda da dördüncülükle yetinmiş. Kanalın “Dürüye’nin Güğümleri” gibi ivme kazandıran işlere yönelmesi gerekiyor gibi... Fox TV beşincilikteki yerini koruyor. Ama anladığım kadarıyla özellikle eylülün üçüncü haftasından itibaren en azından iki günde birincilik hesabı var... Toplarsak; yaz bitiyor ve kış ekranının harareti çökmeye başlıyor üstümüze. Kıran kırana bir reyting savaşı ve yüksek notlu karneler görünüyor ufukta!

Bu da teşhirciliktir!

Hayır işleriyle uğraşan herkese saygımız var. Ama hayır meselesini ortalığa dökenlere değil. Hatırlıyorum, yangından kurtarılmış bir kız çocuğunun görüntülerini mozaik kullanarak yayınlayan bir çok haber merkezine RTÜK’ten ağır yaptırımlar gelmişti... Çocuğun ruh sağlığı düşünülerek verilmişti bu cezalar. Şimdi ilginç bir durum var. Yardıma ihtiyacı olan bir aile saatlerce ekranda teşhir edilerek para toplanıyor yayın yoluyla. Çocuğun yüzü gün gibi ortada. Adı da öyle. Hakikaten ihtiyaçları olduğu da belli ama Allah katında bir elin verdiğini diğerinin görmemesinde mesele. RTÜK nezdinde ise çocuğun gösterilmemesinde... Hayrın her türünün mükafatlandırılacağı bir aydayız. Yapın hayrınızı ama bize değil, Allah’a göstererek. Gerisi hep reyting dümeni çünkü!

Müge’ye sabır şart!

Müge Anlı’nın “Tatlı Sert” (atv) programı kaldığı yerden ve aynı hızla girdi ekran mesaisine. Müge yine günde birkaç cinayet ve kayıp hızıyla koşturuyor programda... Yaptığı işi çok değerli buluyorum. Gazeteciliğini de öyle. Bakmayın kimi zaman eleştiriyor olsam da, fotoğrafın bütününü bağlamaz bu. Müge başarılı... Biraz da sabırlı olur inşallah. Çünkü programında pek görülmeyen cinsten küfürler uçuştu önceki sabah. Müdahale etti ama yayına sızdı hakaretler... Kazası bol bir yol seçti Müge. O yüzden sabır diliyorum kendisine. Bir de sorum var; mektuplar ne oldu, devam edecek mi?..

Ekranın muhteşem ikilisi

Reyting listesinde geçen sezondan beri harikalar yaratan iki tane iş var. Biri Deniz Yıldızı, diğeri de Unutma Beni... İkisi de Fox TV ekranında ve ikisinin de ortak özelliği hiç “yıldız” çıkartmaması. Yani herkes işini/oyunculuğunu yapıyor dizilerde... Öyle ahım şahım bir hikayeleri de yok ve daha da önemlisi bütçeleri reytingde benzer puan toplayanların neredeyse dörtte biri kadar... Hep söylüyorum; hadise çok para ile görkem yaratmakta değil, yeterli bütçeyle etki yaratmakta. Kutluyoruz bu muhteşem ikiliyi...

 

 

Bir teşekkür

Geçen akşam yaşadığımız yayıncılık kepazeliği üzerine düştüğüm notlara çok sayıda destek maili ve telefonu geldi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum... Sadece işini yapanlar için büyük bir güç bu. Mesele artık yargıda olduğu için minik bir notla bitirmek isterim; “İyiler iyi, kötüleri Allah ıslah etsin!”