'Ekranda hiç şık kadın yok'

Cemiyet hayatının ünlü isimlerinden olan ve son yedi yıldır modacı kimliğiyle göz önünde bulunan Siren Ertan, Hafta Sonu'nun sorularını yanıtladı. Modadan iş hayatına birçok konuda açıklama yapan Ertan, dizi kostümleriyle ilgili de sert yorumlarda bulundu

25 Mart 2011, Cuma 11:46
A A

Yıllardır modacı kişiliğinizle tanınıyorsunuz. Bu konuda eğitim almış mıydınız?       

- Evet. 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarımı Bölümü’nde okudum. Moda, her zaman ilgi alanımdaydı.

Size göre moda nedir?  

- Moda bence hayatın tuzu, biberi. Sürekli değişkenlik göstermesinin getirdiği dinamizmini de seviyorum. Ayrıca milyonlarca insana istihdam sağlıyor. Yine de modanın çok fazla kafaya takılacak bir şey olmadığı düşüncesindeyim.

Kadınlar neden Siren Ertan’ı tercih eder?  

- Zevkimin en önemli faktör olduğunu düşünüyorum.  

Peki siz müşteri seçer misiniz?

- Asla. Kapımdan geçen herkes müşterim olabilir.

Geri çevirdiğiniz müşteri hiç olmadı mı yani? 

- Bugüne kadar sadece bir müşteriyi geri çevirdim. Çünkü başka bir modacının kıyafetinin aynısını dikmemi istiyordu.

ŞIK GİYİNMEK İÇİN YÜKSEK BÜTÇE ŞART DEĞİL 

Stil sahibi olabilmenin püf noktası nedir sizce?

- Süreklilik göstermesi. Bunun için de içinizden geldiği gibi giyinmek şarttır. Bir de ayrıntılar çok önemlidir...

Sizin giyim tarzınıza hayran olan ama maddi durumu sizin kıyafetlerinizi almaya elvermeyen kadınlara ne önerirsiniz?

- Doğru ve şık giyinmenin yüksek bütçeyle alakası yok. Önemli olan görmeyi bilmek, zevk ve bilgi sahibi olmak. Artık her yerde uygun fiyatlı ürün satan mağazalar var. Çok şık kıyafetler bulmanız zor değil. Üstelik ülkemiz malzeme cenneti. Eminönü, Tahtakale, Kapalıçarşı gibi yerlerde bulacağınız aksesuvarlarla giyiminizi çarpıcı hale getirebilirsiniz.

En çok ne alırsınız?

- Ömrümün sonuna kadar kullanabileceğim, modası ve hevesim asla geçmeyecek parçalara yatırım yapmayı severim. Gardırobumu dünyadaki hiç kimsenin gardırobuyla değişmem. Çünkü içindeki her parçayı tıpkı bir koleksiyoner gibi seçmişimdir.

Semt pazarlarından alışveriş yapar mısınız?

- Her zaman. Özellikle yurt dışında bundan çok büyük zevk alırım. Gittiğim her yerden kumaş almak alışkanlık oldu.

Gardırobunuzun en değerli parçası nedir?

- Maddi olarak soruyorsanız herhalde bir kürktür. Manevi olarak ise annemden ve kayınvalidemden hatıra parçalardır.

EVLİLİĞİM NEDENİYLE İŞİMİ BÜYÜTMÜYORUM

Neyi asla giymezsiniz?

- Aşırı dekolte kıyafetler giymem.

Bir düğüne veya bir davete giderken hazırlanmanız ne kadar sürer?

- Çok kısa. Çünkü ben haftada altı gün çalışıyorum. ışten eve en erken 19.30 gibi geliyorum, bu yüzden hazırlanmak için pek vaktim olmuyor. Kuaföre gün içinde uğramaya çalışırım, makyajımı ise arabada ya da ofiste kendim yaparım.

Yurt dışında gerçekleşen moda haftalarına katılmayı planlıyor musunuz?

- Hayır. Evliliğimizin yapısı, eşim olmadan uzun yurt dışı seyahatlerine çıkmama, evimden ve kendisinden uzun süre uzaklaşmama uygun değil. Benim de önceliğim eşim olduğundan, işimde büyümeye gitmiyorum.

Bir röportajınızda “Gökhan’ı (Çarmıklı) anne-babamdan bile çok seviyorum” demişsiniz. Bu nasıl bir sevgi böyle?

- Bence gayet normal bir sevgi. Bir kadının kocasına, bir kocanın karısına duyması gerektiği gibi bir sevgi. ilkokulda aile kavramı bize “Çekirdek aile karı-kocadır” diye öğretildi. Gökhan benim birincil ailemdir. Ben onu koşulsuz, şartsız severim.

YAŞLANDIĞIM İÇİN ARTIK DİZİ TEKLİFİ GELMİYOR

Göz önünde ve güzel bir kadınsınız. Dizi veya sinema filmi teklifleri gelmiyor mu?

- Yakın tarihe kadar bu tür teklifler alıyordum. Sürekli reddettiğim ya da artık yaşlandığım için olsa gerek, bir süreden beri teklif gelmiyor.

Size göre ekrandaki dizilerde en şık giyinen kadınlar kimler?

- Bana göre ekranda şık kadın hiç yok! Hele bazı dizilere zap yaparken bile bakmaya dayanamıyorum, “Bu kadar da olmaz” diyorum. Diziler nerede ne giyileceğini bilmeyen kadınlarla dolu. Bakıyorum, kadın ülkenin en zengin ailesine mensup bir karakteri canlandırıyor. Ancak, suni deri çantası ve sahte ya da çok sıradan olduğu bir kilometre öteden belli mücevherlerle kamera önüne geçiyor. Üstelik kimi zaman yeni varaklanmış, “Ben çok kötüyüm” diye bağıran bir koltuğa oturuyor. Diğer yandan konusu taşrada geçen bir dizideki köylü kızı da sabaha rimelsiz başlamıyor. Dizileri kostüm ve dekor anlamında çok rüküş, inandırıcılıktan da çok uzak bulduğumdan pek seyredemiyorum. ızleyince sinirim bozuluyor!

KANSERİ YENMEK İÇİN KOMEDİ FİLMİ SEYREDİN

Kanseri yendiniz. Kanserle savaşanlara neler önerirsiniz?

- Kansere yakalananlara “Neden ben?” diye isyan etmek yerine tedavilerine odaklanmalarını, dikkat etmeleri gereken hiçbir noktayı atlamamalarını, bu dönemde hep komedi filmi seyretmelerini, mümkünse işlerinden, arkadaşlarından ve sosyal hayattan kopmamalarını tavsiye ederim. Bunlar dışında sabır da hayatın anahtar kelimesi bence.

SOSYETEYİ BANA SORMAYACAKSINIZ

Cemiyet hayatının maskeli balodan farksız olduğunu söylüyorlar. Sizin maske takmak zorunda olduğunuz anlar oluyor mu?

- Ben kafamı pek böyle şeylerle yormam. Çünkü her insandan yeni bir şey öğrenmenin güzelliğini severim. Evet, bunun acı veren yanları da vardır ama acı-tatlı ne varsa hazinemdir diye düşünüyorum. ıhanetleri, dedikoduları, kıskançlıkları duymazdan gelir, sadece evime, işime, sosyal sorumluluk çalışmalarıma ve dostlarıma konsantre olurum.

Türkiye’de parası olan herkese “sosyete” deniliyor. Sosyete sizce ne demek?

- Valla bunu bu sıfatı kullananlara soracaksınız. Ben bilmem.

2

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;