Ekranda 'iki kere bir' devri!

a
a
Perşembe, 16 Eylül 2010 - 05:00

Ekranda salı gecesi taşlar yerinden oynadı. Kanal D’nin iddialı dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman ki” kanal tarihinde ilk kez arka arkaya tekrarla yayınlandı...

Bu yöntemi Türk Malı’yla başlatıp alışkanlık haline getiren Show TV de yeni dizisi Lale Devri’ni sıcak tekrarla verdi. İki yeni işin üstün çıkan tarafı Kanal D oldu...

Anlaşılan, büyük yatırımların yapıldığı dizi işlerinde hemen her kanal tekrardan kaçmamakta kararlı. Şimdi moda bir diziyle gecenin tümünü kapatmak olacak sanırım; hayırlısı olsun...

[[HAFTAYA]]

Geniş Aile nereye gitti?

İki sezondur salı gecelerinin iddialı yapımı Geniş Aile, kanalın yeni ve iddialı işi “Öyle Bir Geçer Zaman ki” için koltuğunu boşalttı...

Yeni bir günde karşımıza gelecek yapım bir süre pazar gecelerindeki komedi boşluğunu dolduracak. Yerini beğenirse öyle de kalacak... Bu arada

Önümüzdeki hafta başlayacak olan Çok Güzel Hareketler Bunlar’ı da işin içine katarsak pazar geceleri Kanal D için gülmece vakti olacak diyebiliriz...

Lale Devri’nde durum ne?

İlk bölümün günahı olmaz ama şu kadarını söylemek de lazım; Lale Devri’nin (Show TV) başlangıcı adı gibi görkemli olmadı... Yazın çekildiği için dizinin bütünü Bodrum iskeleleri gibiydi. Eeee, yaz bitti neredeyse, bu yüzden gecikmiş bir ikoncan defilesi olarak kaldı o görüntüler aklımızda...

Ama asıl sorun diyaloglarda yaşandı bana göre. Tamamıyla yapmacık konuşmalar hikayenin inandırıcı tarafını örttü resmen. Mesela kız çocuğa “Ah benim köpeğimi tavlamışsın” diyor, çocuk da “Tavlamadım, ben onu sevdim” diye yanıt veriyor. Yeşilçam bile böyle yerlerde klişeler çıkaramamıştı hani bir düşünürsek... Bana göre dizinin Tolgahan Sayışman üstündeki ağırlığı belki işin kaderini de belirleyecek. Tolgahan müthiş bir yetenek. Ama tek başına yeter mi?.. Zor. Özellikle Emina Sandal’ın esas oğlandan yaşlı görünmesi ve kamerayla sıcaklaşamaması durumunu nasıl atlatacağına kafayı yormalı yapımcılar... Yeni bir “Aşk ve Ceza” (atv) krizi yaşatmadan diziye. Bilmeyenler için orada da Nurgül Yeşilçay’ın Murat Yıldırım’dan yaşlı durması tepki almış, sonradan makyajla harikalar yaratılarak kriz kapatılmıştı. Nokta!

Birileri ölüp gitmeden...

Müge Anlı ile Tatlı Sert (atv) programında korkulan oldu ve silahlar patladı önceki gün. Müge canlı yayında müthiş bir soğukkanlılıkla durumu örtbas etmeye çalıştıysa da sonradan çıkan bilanço ağırdı; iki yaralı... Şimdi küçük bir tarihi gezintiye çıkalım sizinle. Belki unutmuşsunuzdur. Bundan yaklaşık beş yıl kadar önce yayınlanan kadın kuşakları yüzünden bu ülkede insanlar öldürüldü... İşlenen temalar namus, tecavüz gibi hassas meseleler olunca bu çılgın sonuçlar sürpriz olmamıştı benim için. O zaman durumun hemen kontrol altına alınması gerektiğini yazmıştım... Bir süre sonra RTÜK tüm kanal yöneticilerini bir araya getirerek meseleye ayar verdi ve birçok program ayar yedi. Bazıları da yayından kaldırıldı... Müge uzun süredir bıçak sırtında bir iş yapıyor. Üçüncü sayfa haberlerinden kovaladığı olaylar kimi zaman acı çoğu zaman da tatlıya bağlanarak çözülüyor... Onun sayesinde bu ülkede birçok acılı insanın yüzü güldü. Onun sayesinde tüm dünyanın en büyük toplumsal sorunlarından biri olarak görülen “kayıp” meseleleri toplumun gündemine oturdu... Ama bizim gibi toplumlarda “namus” çok önemli bir eşik. Kayıp meselelerinin çoğu da namusla bağlantılı olduğu için yabani olarak adlandırabileceğimiz bazıları böyle tehlikeli sulara dalıyor... Diyeceğim o ki, böyle hassas konular işlenirken toplumdaki cehalet düzeyi gözden kaçırılmamalı. Kaş yaparken göz çıkarmamalı yani. Herkesin Müge Anlı kadar iyi niyetli olmadığından eminim çünkü. Geçmiş olsun diyelim!

Çocuklar Duymasın tekrara düşüyor!

Çocuklar Duymasın (atv) ile ilgili gelen eleştirilerin çoğunluğu senaryonun yıllar önceki bölümlerin tekrarı hissi yaratmış oluşu... Doğrudur. Sıradan bir Türk ailesinin evinde her hafta üstüne gidecek büyük değişiklikler yaşanmaz. Genelde ezber usulü yaşadığımız için... Belki bu yüzden “yaşanması olası şeyler” üzerinden yapılan aile dizileri konu alanının dar oluşu nedeniyle tekrara düşerler... Çocuklar Duymasın, yıllar süren tekrarları nedeniyle ezber ettiğimiz bir dizi olduğu için konu tekrarlarının da gözümüzden kaçmaması normal... Yapımcı Birol Güven buna da bir çare bulur diye düşünüyorum. Toplum okumada usta bir adamdır çünkü...