Elbette gösteririm

Salı, 14 Haziran 2011 - 05:00

2008’de düğünüme çok az bir zaman kala nişanlım nişanı nedensiz yere bozdu. Biz de tazminat davası açtık. Dava iki sene sürdü, neticede davayı kazandık, karar kesinleşti ve bir miktar tazminat aldık. Bunun üzerine karşı taraf benim aldığım eşya üzerinde hak iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş, ödenmezse dava açacağını avukatımıza gönderdiği yazı ile bildirmiş. Şimdi biz bu davayı kazanmışken ve iki sene boyunca dava sürerken bu talepte bulunmayan kimse üç yılın sonunda bu talepte bulunabilir mi? Üstelik malları ben aldım. Bu durumda dava hakkı var mıdır? Ne olur kendi avukatına danış, demeyin bana bir yol gösterin.

Değerli okuyucum, benim hiç, “Bana sorma avukatına sor” dediğimi gördünüz mü? Bazı olaylar var ki yanıt verebilmem için yeterli bilgi yok. Bu halde kahve falı bakıp yanıt veremeyeceğim için bir meslektaşıma danışın derim. Veya bir meslektaşımla işbirliği yapmışsanız nihai söz ona aittir derim. Ama yine de aldığım bilgiler çerçevesinde sizleri aydınlatmaya çalışırım.

[[HAFTAYA]]

Benim köşemin otuz yılı aşkın süre yerinde durmasının nedeni de budur. Öncelikle şunu söyleyeyim. Her davanın bir açılabilme süresi vardır. Nişanlılıktan kaynaklanan böyle bir tazminat davası da zamanaşımına tabidir. Bu süre nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıldır. Sizin nişanınız 2008 yılında son bulduğuna göre aradan üç yıl geçmiş, artık dava açma bakımından süre geçmiş. Bu bir. İkincisi şayet dava süresinde açılsaydı bile mademki bu malları siz satın aldınız, faturası veya satış fişi sizin adınıza veya elinizde olduğu sürece karşı taraf kendisinin aldığını nasıl iddia edecek? Size ödenen tazminatın miktarı konusunda da tereddütte olduğunuzu yazmışsınız. Ödeyen meslektaşımdan makbuzun bir fotokopisini isteyin, umarım bunu vermekten kaçınmaz.

İptal davası açın

Sahibi bulunduğum gayrimenkulde bir ifraz uygulaması yapılmış ve arsamın bir bölümü kamulaştırılmış. Sonra imar uygulaması yapılmış bir bölümü daha alınmış, geri kalanı da bir başka parselle birleştirilmiş yani ortak olmuşuz, peki benim mülkiyet hakkım ne oldu? Buna karşı ne yapabilirim? U.B.

Bir kimsenin malına gelişigüzel el konulmaz. Mülkiyet hakkına aykırıdır. Ancak yasalar çerçevesinde parası peşin ödenmek sureti ile ya kamulaştırılır veya İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinin uygulanması sureti ile bir miktar düzenleme ortaklık payı alınabilir. (Bence bu dahi mülkiyet hakkına müdahaledir.) Ancak sizinki bunların içine tam girmiyor. Zira size iki ayrı yasa uygulanmış, bunlardan 18’inci madde uygulaması tamam, burada düzenleme ortaklık payı alınır, ancak bu mevzi imar planı yapımı için söz konusudur. Uygulama imar planında bu alınmaz. Size verilen bilgi, İmar Kanunu 18’inci madde içine karıştırılmış biraz yanıltıcı bir bilgi gibi görünüyor. Şimdi siz ortaklığa dikkat çekmişsiniz ama sizin daha önemli bir sorununuz var, yeni uygulama imar planına göre sizin arsa “park alanında” kalıyor. Yani inşaat falan yapmanız söz konusu değil. Bu halde ortak olsanız ne olacak olmasanız ne olacak? Ne yapacağınız konusuna gelince; bu bilgilerin size resmen ulaşmasından sonraki altmış gün içinde yeni imar planının iptali için idare mahkemesinde iptal davası açacaksınız.

Sözleşmeler yenilenmez

Bir şirkette işletme personeli olarak görev yapıyorum. Şirketin ünvanını değiştirmek istiyoruz. Bu durumda eski unvan altındaki sözleşmeleri de yenilemek gerekiyor mu? O. O.

Şirketlerin ünvanları ihtiyaç halinde değişebilir, bu ticaret siciline bildirilir ve ticaret sicil gazetesinde ilan olunur. Dolayısı ile unvan değişikliğinin ilanından sonra eskiye ait hiçbir şey yenilenmez, yeni ünvanla devam eder. İlgili yerlere unvan değişikliği ile ilgili ilanın fotokopisi sunulur ve eski sözleşmeler ve veya taahhütler devam eder. Değişikliğin yapıldığı yakın tarihlerde hukuki işlem yapılacak belgelere parantez içindeki eski unvan ve yeni unvan kullanılarak işlem yapılır, bu bilgilendirme amaçlıdır.

Yandex.Metrica