“Ele geçirmek”

Cuma, 02 Nisan 2010 - 05:00

Eğer bütün derdiniz buysa, geçmiş olsun... Herşey -zaten- 3 Kasım 2002’de ele geçirildi.
Yeni bir şey yok.
Nedir ele geçirilen?
- Bakanlıklar dahil, aklınıza ne gelirse.
Hepsi ele geçirildi.
Devlet ele geçirildi.
Siz şimdi mi duyuyorsunuz bunu?
*
Bizde iktidara kim gelirse, sırf hükümeti değil, devleti de ele o geçirir.
- Devlet Bakanlarıymış.
- Devlet Demir Yollarıymış.
- Devlet Okullarıymış.

Geçiniz.
Adı devlet’le başlıyor diye sahiden devletin sanmayınız.
Patron, hükümettir.
- Devlet Memuru.
- Devlet Dairesi.
- Devlet Polisi.

Hep devlet.
Ama tasarruf sahibi hükümet.
*
Onun için...
Devleti ele geçirdiler, ele geçiriyorlar diye kimse zırlamasın.
60 yıllık demokrasi tarihimizde, iktidara kim geldiyse devleti ele o geçirdi.
Menderes, Özal, Ecevit... vs.
Sıra sıra hepsi ele geçirdi.
Çünkü onlar iktidar oldu.
Peki, nedir iktidar olmanın çaresi?
- Seçim kazanmak.
Burası Türkiye.
*
Bana sorarsanız Belediyeleri ele geçirmek daha önemli mülkiyet.
Çünkü iktidar yolu oradan geçiyor. En azından iktidar zemini hazırlanıyor. Çünkü seçim kozları oradan başlıyor.
Bir ara bütün bu kozlar sosyal demokratlardaydı. 1989-1994 arası, en önemli belediyeler onlardaydı.
1994’te hepsini götürüp öbür tarafa teslim ettiler. Sonra da Eyvah, belediyeleri muhafazakârlar ele geçirdi diye ağladılar, kimin suçu?
Şimdi de devlet elden gidiyor diye ağlıyorlar.
Bence ağlamayın.
Dedik ya, burası Türkiye.
Gidin seçim kazanın.
Önce kazanın.
Sonra gelin, devleti tekrar teslim alın, vesselam.