“Ele geçirmek”

Çarşamba, 21 Nisan 2010 - 05:00

Ne biçim bir lâf bu?
Gaspetmek gibi... İşgal etmek gibi... Bir zorbalık içeriyor.
Oysa 60 yıldır kim seçim kazandıysa, Türkiye’yi ele o geçirmiştir.
Menderes, Demirel, Özal, Erdoğan...
Başka da ele geçiren yok...
Sadece dördü.
Çünkü “tek başına iktidar”lar.
Buna rağmen Türkiye’yi ceplerine koyup bir yere götürmemişler, -çirkin bir tâbir amasadece ele geçirmişlerdir.
Yarın Baykal da seçim kazansın, bir kere de o ele geçirsin.
Mahkeme Kadı’ya mülk değil ki.
*
Ele geçirmek...
Ne biçim lâf sahi?
- Yargı’yı ele geçirmek.
- Ordu’yu ele geçirmek.
- Ülke’yi ele geçirmek.

Öyleyse gelin, ele geçirenlerden kurtarın bu ülkeyi... Kurtarın Yargı’yı... Kurtarın Ordu’yu...
Nasıl kurtaracaksınız?
- Seçim kazanarak.
Birinci şart bu.
Ama “seçim kazanacağım, ülkeyi bunlardan kurtaracağım” diyen yok. Şimdiden havlu atmışlar.
Öyle ki Anayasa Mahkemesi’ne 17 tane Tayyip Erdoğan münasip görüyorlar artık...
Oysa ben orada 17 tane Baykal görmek istiyorum. Hadi bakalım, seçimi kazanın, gelin.
*
Tıpkı bunun gibi.
Başkanlık Sistemi’ne geçip Padişah mı olmak istiyor Tayyip Erdoğan?
İstesin.
Benim canım da Baykal’ı Başkan görmek istiyor. O olmazsa Kılıçdaroğlu’nu görmek istiyor.
Öyle ya...
Türkiye’yi ele geçiren Milli Şef İsmet İnönü bile seçim kaybedip yıkıldığına göre, şimdilerin elinden de bizi kurtaracak biri bulunur elbet.
Çare sandıkta değil mi?
Bıktım hergün aynı şikâyeti dinlemekten:
- Eyvah, Türkiye’yi ele geçirdiler.
- Yahu gel kurtar.