Önceki Fotolar

Emine Ün: Her kadın tacizcisini ifşa etmeli

Türkiye’nin ‘Canısı’ olarak tanıdık onu.Bir süredir ekranlardan uzak, tiyatro sahnelerinde. Şimdilerde ‘Marko Paşa Müzikali’nde güldürüyor izleyenleri. Güldürüyor ama kızgın. “Ben tacize uğradığımda utanmadım ve o kişiyi yakalattım. Her kadın tacizcisini ifşa etmeli. Bu kadının suçu değil.Tacizcinin utanması ve cezasını çekmesi lazım."

08 Nisan 2018, Pazar 05:00
A A
FELÇ OLDUM VE HAYATA BAKIŞIM DEĞİŞTİ

FELÇ OLDUM VE HAYATA BAKIŞIM DEĞİŞTİ

Ciddi bir sağlık sorunu yaşadınız bir süre önce. Ağır bir travma mıydı? Büyük bir travmaydı. İki saat geç kalınsa ölümle sonuçlanabilecek bir durumdu. Sonrasında sağ tarafım tamamen felç oldu. Kolay atlatılabilecek bir şey değildi. Ama krizi iyi yönettiğimi düşünüyorum. İyimserimdir ama korkularım, endişelerim vardır. O yönümü törpülemeye çalıştım. Benim sınavım da bu dedim. Çünkü hayatımda çok şeyi değiştirdi. Yüzde 50 değiştim. “Kendine gel, silkelen ve devam et dendi sanki bana.Ne kadar sürdü felç hali? Birkaç ay sürdü, geçici bir felçti. İlaç tedavisi, fizik tedavi, alkol ve sigara kullanmıyor oluşum, yaşım ve genetik faktörler hızlı iyileşmemi sağladı.Emre Kınay ile evli miydiniz o süreçte? O dönem ayrıydık.Kızınız Duru ile ikiz gibisiniz, o da çok güzel... İletişiminiz nasıl? Çok yoğun. Birbiriyle her şeyini paylaşabilen bir anne-kızız. 14 yaşında artık. Fazla düşkünüm kızıma, her şeyi konuşurum küçüklüğünden beri. O da her şeyi sorar, öğrenmeye çalışır. O yüzden ne ben sıkılıyorum ne o.

Var mı oyunculuk hayali? Bu seneye kadar yoktu ama şimdilerde “İlgilenebilirim laflarını duymaya başladım. Ayrıca babasının kurduğu Duru Tiyatro var zaten, istediği zaman tiyatro yapabilir. Sanata çok düşkün. Müziğe inanılmaz ilgisi var.Doğar doğmaz tiyatrosu olan tek çocuk herhalde? Evet, kendisine ait tiyatrosu olan tek çocuk. Gerçi şu ara aklında doktor olmak var. Sonrasında neye yönelir bilmiyorum. Önümüzdeki sene lise sınavı var.Boşanma sürecinizden etkilendi mi? Hiç sıkıntı yaşamadı, uzmanlardan da destek aldık. Çok da faydasını gördük. Önemli olan ayrıldıktan sonra anlaşabilmek, kavga etmemek, çocuğu etkilememek. Biz bunu başardık.Şimdiki eşiniz Tolga Karakaş ile arası nasıl? Allah’a çok şükür iyi. Tolga’nın da kızı var. Çocuklara nasıl hitap edeceğini iyi bilen bir

ZERRİN ÖZER'E KATILMIYORUM KENDİSİNİN ÇOCUĞU YOK GALİBA

ZERRİN ÖZER'E KATILMIYORUM KENDİSİNİN ÇOCUĞU YOK GALİBA

Zerrin Özer, Posta’ya verdiği röportajında, “Kız çocukları evlenene kadar bakire olmalı dedi. Bir kız çocuğu annesi olarak siz ne düşünüyorsunuz?Neyi kastettiğini bilmiyorum. Çocuğu yok galiba Zerrin Hanım’ın. Kendisiyle tanışmıyorum ama sanatçı kişiliğini severim. Onun fikri, katılan katılır, katılmayan katılmaz. Ama ben katılmıyorum. Çocuklar büyüdüklerinde birer birey olur, kendi fikirlerini uygular. Duru da ne düşünürse onu yaşayacak. Ona bunu yapacaksın, şunu yapacaksın diye diretmelerde bulunursam kendini baskı altında hisseder.Baskı dediniz de... Türkiye’de bir baskıdan, bir özgürlükten dem vuruluyor. Size göre nedir halimiz? Hiçbir zaman sivri konuşmalar yapmadım. Siyaseti de sevmem. Sanatçıların bu tarz konulara girmesini doğru bulmuyorum. Şu var ki, ben fikirlerimi özgürce beyan edebiliyorum. Sosyal medyada söylemek istediklerimi söylüyorum. Ama küfretmeden, hakaret etmeden. Hakaret ederek ya da çirkin bir şekilde ifade ettiğinde iş amacını aşıyor. O zaman sadece çirkin cümleler ön plana çıkıyor. Aslında söylemek istediğin şey yok olup gidiyor. Benim için önemli olan işimi yapabiliyor olmak. Yapabildiğim sürece de mutlu olurum. Ülkemde beni mutsuz edecek şey, evden dışarı çıkamamak olabilir ancak.

Bir dönem gizli kamera görüntülerinizi çekmişlerdi. Başkası olsa bunu saklardı ama siz bu tacizi cesurca deşifre ettiniz... Evet ve beni taciz eden o kişiyi yakalattım. Her kadın tacizcisini ifşa etmeli. Korkmamalı. Utanmamalı, bu kadının suçu değil. Tacizi yapanın utanması ve cezasını çekmesi lazım. Bu konuda günlerce yazabilirim bir anne olarak. Günlerce ağladığım, evde krize girdiğim zamanlar var. Ana haber bültenlerini seyretmekten nefret ediyorum. Elbette gündemi takip ediyorum ama tacizi, şiddeti görmek midemi bulandırıyor. O insanlara caydırıcı bir ceza verilmezse bu iş devam edecek. Çünkü, sadece içeriye atmak çözüm değil.Neden? Aynı ruh haliyle dışarı çıkacak. Tedavi görmüyor ki orada, hapis yatıyor çıkıyor. Rehabilite edilseler belki düzelme ihtimalleri olabilir.

Ne yapılmalı sizce? Ciddi çözümler bulunması lazım ki korksunlar, o duyguyu bastırsınlar. Çünkü bu bir sapıklık. O yüzden en büyük caydırıcı cezayı istiyorum. Bu konuda idam istediğimi de söyledim, söylemeye de devam edeceğim. Çocuk tacizcilerine çocuk tecavüzcülerine, idam istiyorum. İdam olmazsa, hadım istiyorum. İkisinden birini yüzde yüz istiyorum. Hayattaki en büyük arzum bu.