Emlak Vergisi'ni unutmayın!

Perşembe, 26 Kasım 2009 - 05:00

Soru: Emlak Vergisi ödeme süresi uzatıldı mı? En son ne zaman ödenmesi gerekiyor? Zübeyde TÜNAY

Cevap: Emlak Vergisi ödeme süresi uzatılmadı. 2009 yılı Emlak Vergisi ikinci taksit ödeme süresi 30 Kasım 2009’da sona eriyor. Ancak ödemenin son günü olan 30 Kasım 2009, bayramın son gününde denk geldiğinden, vergi takip eden ilk iş günü olan 1 Aralık 2009 mesai saati sonuna kadar ödenebilecek. Çoğu belediye, tatilde de vergi tahsili için nöbetçi memur bulunduracağını açıkladı. Verginizi son güne bırakmadan ödemenizde yarar var.

Emekli 2010’da da Emlak Vergisi ödemeyecek

Soru: Oturduğu tek evi olan ve emekli aylığından başka geliri olmayanlar Bakanlar Kurulu Kararı ile Emlak Vergisi ödemiyordu. 2009’da Emlak Vergisi ödemeyen emeklilerin 2010 yılındaki durumu nedir? Emlak Vergisi ödememeleri yönünde Bakanlar Kurulu kararı çıktı mı? 2010’da emekliler Emlak Vergisi ödemeyecekler mi? Gülizar BATUM

Cevap: Türkiye sınırları içinde brüt alanı 200 metrekareyi geçmeyen tek evi olan ve emekli aylığından başka geliri olmayan emeklilerin Emlak Vergisi oranı, Bakanlar Kurulu’nca yüzde 0’a indirildiğinden Emlak Vergisi ödemiyorlar. Bakanlar Kurulu 2007 yılına kadar her yıl ayrı karar alarak emeklinin Emlak Vergisi oranını sıfıra indirdi. Ancak, 29 Aralık 2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/11450 sayılı kararını, “2007 yılı ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir” şeklinde aldığından, 2007-2009 yıllarında emekli, tek evi için Emlak Vergisi ödemedi. Kararda bir değişiklik yapılmadığından, Türkiye sınırları içinde brüt alanı 200 metrekareyi aşmayan ve emekli aylığından başka geliri olmayanlar, 2010’da da Emlak Vergisi (bina vergisi) ödemeyecekler.

Askerlik borçlanmasıyla 20 ay erken emekli olabilirsiniz

Soru: 1961 doğumluyum. 1 Mart 1988’de Bağ-Kur’lu oldum. 9 yıl 11 ay 1 gün prim ödedikten sonra, 2 Şubat 1998’de SSK’lı olarak işe başladım. SSK’ya da 3201 gün prim ödedim. Askerliğimi satın alırsam ne zaman emekli olabilirim? Taner TUNA

Cevap: Prim ödemenizin son yedi yılında SSK’ya fazla prim ödediğinizden SSK’da 25 yıl sigorta süresi, 5375 gün prim ve 50 yaş şartlarına tabisiniz. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemeseniz de 1 Mart 2013’te emekli olabilirsiniz. Şayet askerliğinizi, sigorta başlangıç tarihiniz olan 1 Mart 1988’den önce yapmışsanız borçlanmanız halinde, 1 Temmuz 2011’de emekli olabilirsiniz. Başlangıç tarihinden sonra yapmışsanız, emekli olacağınız tarihi değiştirmediğinden borçlanmanıza gerek yok.

Bir yıl içinde ödenmeyen isteğe bağlı prim borcu silinir

Soru: 5 Ağustos 1971 doğumluyum. 6 Nisan 1994’te SSK’lı oldum. 1999’a kadar 604 gün prim ödedim. 5 Mayıs 1999’da isteğe bağlı prim ödemeye başladım. 1 Aralık 2008’de bir işyerinde çalışmaya başladım. 7 Temmuz 2009’da 540 gün olan askerliğimi borçlanarak bedelini ödedim. 1 Ekim 2008’den sonra Bağ-Kur’a 2800 lira borcum gözüküyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalışan biri olduğum için Bağ-Kur’a borcumu ödemek zorunda mıyım? Ya da dilekçe vermek gibi bir kolaylık olabilir mi? Ne zaman emekli olabilirim? HALİL BAYRAM

Cevap: Prim borcunuz 1 Ekim 2008 ile 1 Aralık 2008 arasındaki isteğe bağlı sigorta döneminizle ilgiliyse, borcu ödemenize gerek yok. Çünkü, ait olduğu aydan itibaren 12 ay içinde gecikme faiz ve gecikme zammıyla birlikte ödenmeyen süreler, sigorta süresinden sayılmıyor. Prim borcu 12 aydan sonra ödense dahi, sigortalılık süresinden sayılmıyor ve sigortalı iade ediliyor. Sorunuzu, askerliğinizi sigorta başlangıç tarihinden önce yaptığınız varsayımında göre cevaplandırıyoruz. Askerlik borçlanmasıyla, başlangıç tarihiniz 540 gün (18 ay) geri giderek, 25 yıl sigorta süresi, 5600 gün prim ve 53 yaş şartlarına tabi olmanızı sağlıyor. 1 Ekim 2008’e kadar isteğe bağlı primlerinizi tam olarak ödemişseniz toplam 4740 gün prim ödemeniz var. 850 gün daha prim ödeyerek toplam prim ödemenizi 5600 güne tamamlamanız şartıyla, 53 yaşınızı dolduracağınız 5 Ağustos 2024’te emekli olabilirsiniz.

Yazar ücreti yüzde 18 KDV ve yüzde 17 Gelir Vergisi stopajına tabi

Soru: Kitabevi firmamız var. Üniversite ders kitapları basacağız. Kitabı hazırlayan Üniversite hocalarına telif ücreti ödeyeceğiz. Telif ödeyeceğimiz hocalar Gelir Vergisi’ne tabi kişiler değil. Ödediğimiz telif bedelinin belgelemesini nasıl yapacağız. Gider pusulası düzenleyip, yüzde 17 Gelir Vergisi stopajı yaparak maliyeye yatırıp, telifin brüt tutarında defterlerimize kitabın maliyet bedeli olarak yazmayı düşünüyoruz. Yapacağımız işlem doğru mudur? Barış YÜKSEL

Cevap: Telif ücreti yüzde 17 Gelir Vergisi stopajına (kesintisi) tabidir. Telif bedelini gider makbuzu ile belgelendireceksiniz. Kitap hazırlayan üniversite hocalarına ilk defa telif ödediğinizde, ödeyeceğiniz telif bedelinin brüt tutarı üstünden yüzde 17 oranında Gelir Vergisi stopajı yaparak vergi dairesine ödeyecek, kalan tutarı da yazara ödeyeceksiniz. Telif bedelini brüt tutarı üstünden defterlerinize kitabın maliyet bedeli olarak işleyeceksiniz. Örneğin, ilk defa kitap yazan Ahmet Bey ile net 3000 lira telif bedeli ile anlaşılması durumunda, 3000 liranın brüt tutarı olan 3 bin 614 lira 46 kuruş üstünden yüzde 17 oranında 614 lira 46 kuruş Gelir Vergisi kesintisi yaparak vergi dairesine yatıracak, 3000 lira da yazara ödeyeceksiniz. Aynı yazara yıl içinde ikinci kez veya takip eden yılda bir telif daha ödediğinizde, ortaya süreklilik unsuru çıktığından, bu kez yüzde 17 Gelir Vergisi stopajının yanında, telif ücretinin brüt tutarı üstünden sorumlu sıfatıyla yüzde 18 KDV hesaplayacak ve 2 no’lu KDV beyannamesi ile beyan ederek ödeyecek ve sorumlu sıfatıyla ödediğiniz KDV’yi 1 no’lu KDV beyannamesinde indirime konu edeceksiniz. Örneğin, yazar Ahmet Bey’e yıl içinde ikinci kez (veya takip eden yılda) 3000 lira net telif ödediğinizde, bu kez yukarıdaki 3 bin 614 lira 46 kuruş brüt tutar üstünden sorumlu sıfatıyla yüzde 18 oranında 650 lira 60 kuruş KDV hesaplayacak, 614 lira 46 kuruş Gelir Vergisi kesinti yapacaksınız. KDV’yi 2 no’lu KDV beyannamesiyle beyan ederek, Gelir Vergisi kesintilerini muhtasar beyanname ile vergi dairesine beyan ederek ödeyecek, kalan 3000 lirayı da yazara ödeyeceksiniz.

Eczane açtığınızda annenizden sağlık yardımı alamazsınız

Soru: 52 yaşında eczacılık fakültesini bitirdim. Eczane açmak için Bağ-Kur’lu olmam gerekiyor. Annenim üstünden, malul çocuk sağlık karnesi ile Emekli Sandığı’ndan sağlık yardımı alıyorum. Bağ-Kur’lu olursam karnem iptal olur mu? Emekli memur, eczane açtığında durumu nasıl olur? Nuri YAŞAR

Cevap: Azminizden dolayı kutluyorum. Eczane açtığınızda vergi kaydınızdan dolayı 4/b sigortalı (Bağ-Kur) olursunuz. 4/b sigortalısı olduktan sonra sağlık yardımını kendi sigortanızdan alacağınızdan, annenizin üstünden sağlık yardımı alamazsınız. Emekli memur eczane açtığında emekli aylığından destek primi kesilir. Destek priminin oranı 2009’da yüzde 13, 2010’da yüzde 14, 1 Ocak 2011’den itibaren de yüzde 15 olur.

Prim ve yaş şartı birlikte yerine getirilmeden emekli olunamıyor

Soru: 12 Ekim 1962 doğumluyum. 1 Ocak 1986’dan beri Bağ-Kur’a prim ödüyorum. 1982-1983 yıllarında yapmış olduğum 20 ay askerlik süremi borçlandım ve bedelini ödedim. Bağ-Kur il müdürlüğü emeklilik için başvurumu aldı. Fakat daha sonra 48 yaşını doldurmam gerektiğini belirterek kabul etmedi. Yapılan işlem doğru mu? Ne zaman emekli olabilirim? Muammer DURMUŞ

Cevap: Yapılan işleme doğru. Emekli olmak için prim ödeme ve yaş şartlarının birlikte yerine getirilmesi gerekiyor. Askerlik borçlanması, sigorta başlangıç tarihinizi 20 ay geri götürerek 25 yıl prim ve 48 yaş şartlarına tabi olmanızı sağlıyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, 12 Ekim 2010’da emekli olabilirsiniz.