Emre'nin isyanı!

a
a
Çarşamba, 03 Kasım 2010 - 05:00

Emre Belözoğlu’nun son haftalarda takım arkadaşlarına yönelen öfkesini iyi analiz etmek lazım. Konu, onun hırçınlığıyla geçiştirilecek kadar basit değildir. Kaptanın başkaldırısı, Fenerbahçe formasının ağırlığını hissetmeyenlere karşı bir duruştur.

Türkiye’de ayağını topa değdiren hemen herkesin rüyasını süsler Üç Büyükler’in formasını giymek. Kimi yeteneğiyle, kimi de şansıyla bu onura erişir. Lakin iş, formayı giymekle bitmez. Bilakis her şey ondan sonra başlar. O formalar kutsal emanetler gibidir. Manevi ağırlıklarını ölçecek tartı aleti henüz icat edilmemiştir.

[[HAFTAYA]]

O nedenle formayı sırtına geçirenler, altında ezilmemek için güçlü, dirayetli ve sorumluluk sahibi olmalıdır. Giydikleri formanın hakkını vermek boyunlarının borcudur. Bundan dolayı canla başla çalışmak, terinin son damlasına kadar mücadele etmek, kafalarını, gözlerini yararcasına savaşmak zorundadırlar. Aksi takdirde o formanın içinde kaybolurlar.

Şapka çıkarın

öfkesini anlamak için meseleye bu yönüyle bakmakta fayda var. Çünkü olay, tecrübeli futbolcunun hırçınlığıyla geçiştirilemeyecek kadar girift ve karmaşık. Kaybetmemek için tek kişilik ordu gibi savaşan Emre, diğerlerinde aynı çabayı görmediği zaman çileden çıkıyor. Görüntüsü her ne kadar dışarıdakilere itici gelse de Emre haklıdır. İsyanı, Fenerbahçe formasının hakkını vermeyenleredir. O formanın ağırlığını hissetmeyenlere karşı bir duruştur Emre’nin başkaldırısı. Fenerbahçelilik budur, büyüklüğü bundan gelir. Emre’nin çırpınışı, arkadaşlarına bu bilinci aşılama çabasıdır. Saygı duyun, şapka çıkarın.