En büyük ceza

Çarşamba, 02 Haziran 2010 - 05:00

Başka yaptırıma lüzum yok.
O en büyük cezayı zaten aldı:
“Türkiye’nin dostluğunu
kaybetti.”
*

Dünya otursun şimdi, isterse
akşama kadar İsrail’i kınasın.
Kınanmaktan kime zarar
gelmiş ki?
İsrail’in öyle şeylere aldırdığı
falan yok ki... Karizması çizildi,
onun bile farkında değil.
*
Diyelim ki, bizim yumuşak
karnımızı biliyor.
Bölünmüş siyasetimiz, bölünmüş
medyamız, yargı dahil bölünmüş
kurumlarımız, ona cesaret ve cür’et
vermiş olabilir. Ama sırf bize değil ki.
Yıllardır dünyayı umursamaz
haliyle sicili epey bozuktur.
Bu gidişle, günlerden birgün
Amerika’nın başını belâya
sokacağı da muhakkaktır.
*
Bizim kabahatimiz yok mu?
Var.
Onu tanıyoruz. Mizacını
biliyoruz. Yaklaşırsan vururum
diyor. Vurur, çünkü acımasızdır.
Hele savunmasız insanları vurmaya
bayılır. Bunu bile bile, o filo,
niçin maceraya çıkıyor?
Küçücük bebeklerin
ne işi var böyle bir yolculukta?
*
Sonuç:
Dünya ayağa kalksa, her ülke
teker teker ve en ağır cümlelerle
İsrail’i kuru kuruya kınasa,
ne yazar? Hiç...
Aldırmaz...
Onun için kendinizi yormayın.
O en büyük cezayı aldı bile:
“Türkiye’nin dostluğunu
kaybetti.”
Geçmiş olsun.