En çok MHP kaybetti

Pazartesi, 11 Ağustos 2014 - 12:07

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası üç konuyu yoğun olarak tartışacak görünüyoruz:

1- Erdoğan’ın başkanlık sistemini nasıl uygulamaya geçireceği.

2- Kürt sorununa çözüm süreci.

3- Ağır yaralı muhalefetin nasıl toparlanacağı.

Önce kaybedenleri anlatalım... Cumhurbaşkanlığını Erdoğan’ın kazanmasındaki en büyük etken beklendiği gibi muhalefet seçmeninin sandığa ilgi göstermemesi oldu. Göz göre göre gelen bu sonucu bertaraf etmek için muhalefet partileri kampanya stratejisi geliştiremediler.

TIPIŞ TIPIŞ GİTMEDİLER

Aslında Kılıçdaroğlu’nun seçmenine “Tıpış tıpış oy verin” demesi sandığa gitmeme tehlikesinin farkında olduğunu gösteriyordu. Kurduğu talihsiz cümle ise felaketti. CHP’lilere kendini emir kulu gibi hissettirdi. Örgütler açıkça Ekmeleddin İhsanoğlu için çalışmadı.

Bununla birlikte seçimin asıl kaybedeni MHP. İhsanoğlu CHP’nin güçlü olduğu tüm illerde açık ara önde çıktı. Hatta İzmir’de Erdoğan, Binali Yıldırım’ın 30 Mart’ta aldığından 3 puan eksik oy aldı. (CHP’nin belediyeyi kazandığı Zonguldak ve Sinop gibi yerlerin AKP’ye geçtiği yönündeki yayınlar sizi yanıltmasın. Bu bölgelerde zaten AKP il genel meclisinde öndeydi.)

MHP’nin CHP’ye göre güçlü olduğu illerde ise durum İhsanoğlu açısından felaket. Erzurum Çankırı gibi illerde İhsanoğlu, bırakın iki partinin toplam oyuna ulaşmayı MHP’nin aldığı oya bile yaklaşamadı. Belli ki MHP, adayına hiç sahip çıkmadı.

BÜYÜK FIRSAT KAÇIRDILAR

CHP ve MHP’nin önünde büyük fırsat vardı. Başarı için AKP’den oy çekmelerine bile gerek yoktu. Matematik ortada. Sadece kendi seçmenlerini sandığa getirseler ilk turu berabere bitirip AKP’lileri psikolojik olarak yıkarlardı. Bunu bile yapamadılar. Özellikle CHP’de Kılıçdaroğlu’nun koltuğu tartışılacak. Artık defalarca denenip başarısız olan sağa açılma projesi CHP açısından çökmüştür.

DEMİRTAŞ YETER Mİ?

Demirtaş ise seçimin asıl kazananı. Bununla birlikte “Tek bir kişi, tüm geçmiş düşmanlıkların önüne set çekip PKK misyonunun tüm ülke halkının gözünde değer bulmasını sağlayabilir mi?” sorusu hala ortada. Özellikle İmralı ve Kandil’de başka otoriteler varken. Demirtaş samimiyetle “Bu işler tek kişiyle olmaz” diyordu. Demirtaş’ın söylemine partili arkadaşları da seçimden sonra sahip çıkarsa bu başarının bir anlamı olabilir.

TIPIŞ TIPIŞ BAŞKANLIĞA MI?

Ülke yönetimi açısından ise esas konu başkanlık. Erdoğan tabii ki fiili başkan olmak için binbir numara çevirecektir. Uygulamakla yükümlü olduğu Anayasa’yı ihlal edeceğinin işaretlerini veriyordu. Bakalım ülke tıpış tıpış ‘başkanın’ otoritesine girecek mi? Diğer önemli konu çözüm süreci. Erdoğan gibi fırsatçı bir siyasetçi yüksek oy aldıktan sonra PKK’yla pazarlıkta el yükseltebilir. Erdoğan ateşle oynar mı? Bakalım.

Bu arada Erdoğan bir başbakan atayacak. Bunun pek önemi yok. Kim olacağını analiz etmenin ne anlamı var ki? Erdoğan ne derse tıpış tıpış yapacak.