'En güzel fikirler New York sokaklarında aklıma geliyor'

Türkiye'nin vazgeçilmez lezzeti simiti bir dünya ürünü yapma yolunda sağlam adımlar atan Simit Sarayı, baş döndürücü bir hızla büyüyor

29 Eylül 2013, Pazar 05:00
A A

İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu’nun dünya markası olma yolunda ilerlettiği Simit Sarayı yolculuğuna 2002’de Mecidiyeköy’de açtığı mağazayla başladı. O günden bugüne, simiti ve geleneksel tatlarımızı dünyaya taşımak için çalışmalarını hızlandırdı. Simit Sarayı, 5 bin 500 çalışanıyla; yurtiçi ve yurtdışında 200’ü aşkın mağazasında her gün 450 bin misafir ağırlıyor. Dile kolay, Simit Sarayı, yılda 100 milyon adet simit ve çeşitli ürün üretiyor. 2013 sonunda ihracatını yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyor. Kavukcu, “Yıl sonuna kadar minimum sözleşmesi imzalanmış 280 mağaza olmayı ve 2015’te Türkiye’de 300 mağaza, yurtdışında da 250 mağazaya ulaşmayı amaçlıyoruz”ediyor ve dünya markası olmaya aday Türk şirketlerine sunulan Turquality’ye kabul edildiklerinin müjdesini veriyor. Kavukcu kendisini, “Sonuçta ben bir simitçiyim” diye anlatsa da vizyonu olan biri. Sürekli yenilik peşinde koşan Abdullah Kavukcu, New York sokaklarında dolaşırken yaratıcı fikirlerin aklına geldiğini söylüyor.

ÇAĞRI BİLGİN

cagri.bilgin@posta.com.tr

Gazeteleri iPad’den okuyorum

Bedensel ve zihinsel olarak kendimi her zaman günün ikinci yarısında hatta akşam saatlerinde çok daha verimli hissediyorum. Geçmişe dönüp baktığımda iş hayatımla ilgili en önemli ve kritik kararları hep akşam saatlerinde vermişimdir. Eğer bir toplantım ya da seyahatim yoksa gün benim için 9 gibi başlar ve ilk olarak iPad’imden takip ettiğim gazeteleri okurum.

PlayStation oynamak iyi geliyor

Sabah kahvaltısı ve sporu gibi bir düzenim yok. Genelde işe gidene kadarki süreyi ailemle geçirmeyi tercih ediyorum. Bir de malum hiç durmayan iş telefonları devreye giriyor. Düzenli spor yaptığımı söyleyemem ama yakın arkadaşlarımla birlikte üye olduğumuz spor kulübüne onların da teşvikiyle gitmeye çalışıyorum. Bazen arkadaşlarla PlayStation’da FIFA oynayarak stres atıyoruz. Özellikle bu yıl Ramazan’da epey oynadık.

Ülkemi seviyorum

Ülkemi ve İstanbul’u çok seviyorum. Türkiye dışında yaşayabileceğim yer New York olabilir. En güzel fikirler hep New York sokaklarında dolaşırken aklıma geliyor. Yılda birkaç defa New York’a gitmeyi, sevdiğim yerlerde yemek yemeyi, sokaklarında yürümeyi seviyorum. İleride şirketi New York’tan yönetebiliriz. Simit Sarayı’nın Hollanda, Almanya’da yönetim ofisi var. İngiltere’ye de ofis açıyoruz.

Yarı Çeşme'li olduk

Gittiğim yerden zevk almak, güzel yemekler yemek ve alışveriş yapmak benim için önemli. Türkiye’de yıllardır değişmeyen tatil noktam Çeşme. Hatta öyle ki Çeşme ikinci evim gibi diyebilirim. Aslında bu sene çok sevdiğim bir arkadaşım olan Mesut Sancak’ın Paşalimanı’ndaki projesinden bir ev alarak artık ailece yarı İzmirli olduk.

Erzincan ‘cimin’ üzümü

Özellikle Çeşme’de haftasonları kalabalık arkadaş grubumuzla mangal yaparız. Mangal benim işim. Türk mutfağı dışında tercihim İtalyan. Mozzarella, parmesan vazgeçilmezim. Ama Erzincanlı olarak Erzincan tulumunun ve ‘cimin’ üzümünün dünyada eşi benzeri yoktur.

Kitaba çok zaman yok

Fırsat bulursam alışveriş yapmayı ve iyi giyinmeyi seviyorum. Tabiki beğendiğim ve başarılı bulduğum yerli ve yabancı markalar var. Otomobilde de güvenli markaları tercih ediyorum. Birçok erkek gibi saat takmayı da seviyorum. Kitap okumaya çok fırsat bulamıyorum. Fakat babamın ve eşimin geniş kütüphanesi var.

Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat

Sinema kış aylarında haftasonları için iyi bir tercih. Arkadaşlarla sinema yemek programları çok keyifli geçiyor. Son yıllarda Türk sinemasının çok geliştiğini düşünüyorum. Kenan İmirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ, Beren Saat, Fahriye Evcen beğendiğim oyuncular arasında. Denk gelirse eski Türk filmlerini de izlemekten keyif alıyorum. Acun Ilıcalı’nın programlarını da çok seviyorum.

Beyonce’u getirebiliriz

Müzikte hangi ses ve melodi hoşuma gittiyse onu dinlerim. Türkü de olabilir, pop müziği de. Son günlerde Beyonce dinliyorum. Önümüzdeki aylarda Simit Sarayı müşterilerine bir sürpriz planlıyoruz. Beyonce’u Türkiye’ye getirip büyük bir konser organizasyonu yapmayı çok istiyoruz. Beyonce ayarında bir başka dünya yıldızı da olabilir.

Eataly iyi bir İtalyan

İstanbul’da da gitmekten zevk aldığımız birçok yer var. İtalyan’da Papermoon, ette Nusret, kebapta Yüzevler, balıkta Yeniköy Yelken ve Park Fora’yı beğenirim. Kavacık’taki Bayramoğlu dönerci de iyidir. New York’ta mesela Nelo, Milos da dünyadaki en iyi balık restoranlarından biridir. İstanbul’a açılacak olan Eataly, İtalyan sevenler için iyi bir seçenek olabilir.

(22.09.2013 tarihli Posta Karnaval ekinden alınmıştır.)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;