Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

En güzel masal aşkın kendisidir

Cumartesi, 28 Ağustos 2010 - 05:00

Yıllar geçse de modası geçmeyecek tek duygudur aşk. Yerini başka hiçbir şey tutamaz. En iyi şiirler, en güzel şarkılar da aşk üzerine yazılanlardır. Ve her aşk iyi anlatılırsa eğer, bir masaldır. Aşk varsa eğer, prens ve prenses olursunuz her biriniz. Kendi ülkenizi kurar, kendi saltanatınızı sürersiniz. Balkabağından arabanız, farelerden atlarınız, kediden sürücünüz olur, dilediğiniz yere, dilediğiniz zaman gidersiniz. Aşıksanız, yolda bulduğunuz dal asaya, asma yaprakları taca dönüşür. Üzerine oturduğunuz her taş tahtınızdır artık ve içinde bulunduğunuz her mekan sarayınız. Ve Zümrüd-ü Anka’dır artık başınızın üzerinde uçan her kuş... Eğer aşkı yaşıyorsanız, iyilik perileri de sizinledir, lambanın cini de. Aşkın verdiği güçle yapamayacağınız hiçbir şey yoktur. İstediğiniz her şeyi elde edebilirsiniz. Kötü kalpli cadıyı, Kaf Dağı’nın ardındaki tek gözlü devi, mutluluğunuzu kıskanan çirkin suratlı büyücüyü alt edebilirsiniz. Ve mutlulukla süslü aşk ülkenizi ele geçirmeye çalışan istilacılara karşı aşkınızla direnip yüreklerinizle savaşabilirsiniz. Orduları ne kadar güçlü olursa olsun fark etmez. Aynı anda atan iki yürek dize getirmeyi bilir onları.

***

Bir masalda var olan her şey aşkta da vardır. Masallar için “inandırıcılığı olmayan uydurma öyküler” derler ya, siz onlara aldırmayın. Aslında her masal gerçeğin izlerini taşır. Düşünsenize, aşkınıza karşı çıkan, çok sevdiğiniz o insanla birlikte olmanızı istemeyen birinin, masallardaki kötü kalpli büyücüden ne farkı var? Ya da ikinizden birine göz dikmiş, ayrıldığınız an harekete geçmeye hazır akbaba kılıklı insanlar, masallardaki istilacılardan farklı mı? Aşkı inanılmaz kılan da bir masal gibi olmasıdır. Ancak aşkı masallaştırmak, yüzyıllar sonra bile anlatılır hale getirmek için çaba göstermek gerekiyor. Romantizmin yaşanmadığı aşkların kalıcı olması mümkün değil. Romantizmi yaşayabilmek için de sevgilinize bir prens, bir prenses gibi davranmalı, daha da önemlisi öyle hissetmelisiniz. Ancak o zaman aşka 3-5 yıl ömür biçenlere inat, yıllarca sürecek bir serüvenin yorulmaz ve yenilmez kahramanları olabilirsiniz.

***

Aşkı yere, zamana ve kişilere bağlı kalmadan özgürce yaşamaktır romantizm. Kendinizi her şeyden soyutladığınız an o eşsiz masalın içinde yer alırsınız. Ve siz masalınızı iyi anlatırsanız ‘sonsuz aşk’ diye bir şeyin var olduğunu da anlarsınız. Bir gün bedenen yok olsanız bile ruhlarınız kainatın ya da öte alemin bir yerlerinde bulur birbirini. Aşkı yine aynı coşkuyla, aynı heyecanla yaşamaya devam eder. Çünkü masal bir kez anlatıldı mı, bir daha hiç unutulmaz... Kendi masalınızı yaratmak için bir an bile beklemeyin. Yüreğiniz aşkla doluysa eğer az gidin, uz gidin, dere tepe düz gidin, pireyi berber, deveyi tellal edin. Sonra siz erin muradınıza, biz çıkalım kerevetine...