En iyi 10 Japon animesini Kerem Akça seçti.

Kerem Akça, sinema tarihinin en iyi Japon animelerini sıraladı   KEREM AKÇA / kerem.akca@posta.com.tr  

08 Şubat 2018, Perşembe 16:35
A A

Çin’den beklenmedik şekilde çıkan animasyon “İyi Günler”in vizyona girdiği haftada, Japonya’da geleneğe dönüşen ‘anime’ tarihinin en iyilerini seçtim. 1960’ların başında ilk olarak TV’de gösterilebilen bu el çizimi animasyon türünün ürünleri, ‘manga (Japon çizgi romanı) etkisi’nin de tezahürüne dönüşmüştü. Şimdilerde ise Hayao Miyazaki gibi uluslararası üne sahip yönetmenlerle biliniyorlar.  

1-Rüzgarlı Vadi (Kaze No Tani No Nauzhika) (1984)

1-Rüzgarlı Vadi (Kaze No Tani No Nauzhika) (1984)

‘Kıyamet sonrası bilimkurgu’ klasikleri arasına rahatlıkla giren ve dünyanın sonunun gelmesine ‘steampunk teknolojisi’ ile çözüm üreten çevreci ve nihilist bir başyapıt. Miyazaki’nin en iyisi, “New York’tan Kaçış”ın ve “Mad Max”in kız kardeşi gibidir. Kıyametin 1.000 yıl sonrasına bakmasıyla ufuk açıcıdır.  

2-Ghost in the Shell (Kôkaku Kidôtai) (1995)

2-Ghost in the Shell (Kôkaku Kidôtai) (1995)

‘Cyborg kadın’ ile ‘hacker’ın mücadelesi, “The Matrix”ten başlayarak birçok sanal gerçeklik bilimkurgusunun öncülü oldu. Hatta geçen yıl bir de kurmaca Amerikan yeniden çevrimine dönüştü. Elbette halen bu kült animeyi anarken saygı duyuyoruz.  

3-Akira (1988)

3-Akira (1988)

Atom bombası patlamasıyla start alan asap bozucu kıyamet sonrası atmosfer, ‘çeteler’in arasına sızdı. Manga çizeri Katsuhiro Ôtomo gerçeğini tanımamızı sağlayan bilimkurgu animesi kalıcı oldu. Temposu, o dönemdeki aksiyon algısı ve daha nicesiyle akıllardan çıkmadı.  

4-Prenses Kaguya Masalı (Kaguya hime No Monogatari) (2013)

4-Prenses Kaguya Masalı (Kaguya hime No Monogatari) (2013)

Meşhur ‘Bambu prensesi’nin öyküsünden yol çıkan, içerdiği ince işçilikle büyüleyen, ustalıklı, özgün ve zarif bir animasyon. Studio Ghibli’nin kurucu ortağı Isao Takahata kariyerinin zirvesinde döktürürken ‘animasyon parşömeninde suluboya estetiği’ ile göz kamaştırıyor. Böyle miras animasyonu her eve lazım!  

5-Gökteki Kale (Tenkû no shiro Rapyuta) (1986)

5-Gökteki Kale (Tenkû no shiro Rapyuta) (1986)

Anime fabrikası Studio Ghibli’nin ilk filmi. Havada geçen fantastik macera, ‘steampunk teknolojisi’ destekli uçan kale ile zihinlere kazınmıştır. Miyazaki’nin Cagliostro Kalesi’nden sonra ikinci kale tasarımı Laputa’yı, 80’ler nostaljisiyle Gulliver Gezileri kitabındaki hayali adanın modern versiyonu gibi bulmak da ayrı bir zevkti!  

6-Barefoot Gen (Hadashi No Gen) (1983)

6-Barefoot Gen (Hadashi No Gen) (1983)

Bir çocuğun gözünden 1945’de Hiroşima’da yaşanan atom bombası katliamına bakıyor. ‘Felaket korkusu’nun atardamarı ‘aile öyküsü’ olunca umutla el çizimi animasyon iç içe geçmişti. Keiji Nakazawa’nın mangası, 1976-1980 arasında üç melodramatik kurmaca filme malzeme olmuştu. Ama hiçbiri Mori Masaki’nin seriye dönüşen animesinin yerini tutmadı.  

7-Prenses Mononoke (Monoke-hime) (1997)

7-Prenses Mononoke (Monoke-hime) (1997)

Neil Gaiman’ın sinemadaki ilk ciddi uyarlaması. Kurtların yetiştirdiği Prenses Mononoke ve lanetlenen Ashita’nın yüzleşmesi, mitolojik ve felsefi okumalarla yüklü ‘çevreci fantastik macera’nın ufkunu açmıştır. Miyazaki, epik ve natüralist dünyasıyla da dikkat çekmişti. Belki de ilk kez yabancı bir kaynaktan yola çıkıp kariyerinde başka bir yola girmişti.  

8-Yürüyen Şato (Hauru No Ugoku Shiro) (2004)

8-Yürüyen Şato (Hauru No Ugoku Shiro) (2004)

Miyazaki’nin Diana Wynne Jones’un romanından uyarladığı bu fantastik masal, bir usta dokunuşu içerir. Cadıların, lanetlerin havada uçuştuğu film, yönetmenin çok sevdiği ‘steampunk teknolojisi’yle nefes alıp veren şatolarına yaptığı ‘postmodern’ ekleme ile dikkat çekmiştir. Onun dumanlar içinden filizlenmesi öylesine kavrar ki bizi masalla gerçek arasındaki çizgi bir anda kaybolur.  

9-Ateşböceklerinin Mezarı (Hotaru No Haka) (1988)

9-Ateşböceklerinin Mezarı (Hotaru No Haka) (1988)

1945’te iki çocuğun gözünden savaşa bakan, Isao Takahata’nın listemizdeki ikinci filmi. Akiyuki Nosaka’nın yarı otobiyografik kısa hikayesinden uyarlanan eser, savaşın büyüleyici ve melankolik tarafını iç içe geçiriyor. 2. Dünya Savaşı’nın Japon cephesiyle ilgili anti-militarist yapıtlar arasında her zaman bu anime akla gelir.  

10-Yaz Savaşları (Samâ uôzu) (2009)

10-Yaz Savaşları (Samâ uôzu) (2009)

Bilimkurgu ve korku motifleriyle haşır neşir Mamoru Hosoda 2000’de “Digimon”la piyasaya girse de, 2006-2015 çektiği olgun animelerle bir gelenek yarattı. Buradaki sanal dünya ‘OZ’, şüphesiz android çağında içinden çıkılamayacak bir dehliz. İpin ucunu kaçırmadan olaya odaklanan kurgusuyla ve ritmiyle kavrayabiliyor. Hosoda’yı takip etmekte fayda var.