En kolayı

Pazartesi, 31 Ağustos 2009 - 10:46

Basılmış çıkmış gazeteyi dedem de tenkit eder.
Marifet?
- Gel sen çıkar bakalım.
Yazılmış bir eseri, romanı, kundaktaki bebek de tenkit eder.
Marifet?
- Gel sen yaz bakalım.
Tıpkı bunun gibi...
Anayasayı beğenmiyorsun, anladık.
30 yıldır eleştiriyorsun. Bunu herkes becerir.
Marifet?
- Bir anayasa da sen yap birader.
En azından bir taslak hazırla.

***

Ermeni meselesini, Kürt meselesini, irtica meselesini, 80 yıldır kendi haline bıraktın.
Kıbrıs 1974’ten beri öylece bekliyor. Kofi Annan’dan başka kimse bir proje sunmadı.
Sadece eleştiriyorsun. Bunu ninem de yapar.
Marifet?
- Gel sen hâllet.
En azından bir öneride bulun.

***

Futbolda kimseye teknik direktör beğendiremiyoruz. Aklına esen, yönetim istifa diye bağırıyor. Herkes uzman kesilmiş. Ama orta ve uzun
vâdeli bir Futbol Planlaması yapan yok. 30 yıldır taşıma su’yla dönüyor futbol değirmeni.
Bildiğimiz tek şey eleştirmek.
Bir adım sonrası hakaret.
Hayatta hiçbir baltaya sap olamamış adamlar sırf dışardan gazel okuyarak kariyer yaptılar.
Hazır yiyici bunlar.
Bedavacı.
Ama bilançoya bakarsanız bunlar hayatta başarılı olmuş insanlar.

***

Siyaset en belâlısı.
Bürokrasi de onun gibi.
- İş yapmayacaksın.
İş yaparsan, sorumluluk başlar.
Sorumluluk başlarsa başın derde girer.
En temizi, önüne gelen her dosya’ya hayır demek.
- Medeniyete hayır.
- Reformlara hayır.
Hep hayır.
Türkiye, kaybolan yıllar’a hiç yanmasın. Zira bu adamlara rağmen epey mesafe almıştır. Gecikmeleri oynamakta hiçbir sakınca yok. Sadece
biraz zahmet ve meşakkat var.