En uzun gün

Çarşamba, 23 Haziran 2010 - 05:00

Terör’le ilgili haberleri verirken, çok dikkatli davranmamız isteniyor.

Vay, sansür ha diye babalanacak olanlar bile ne demek istendiğini pekâla bilirler ama haber sömürüsü’nden kolay vazgeçmezler. Hele bir de “ben onları çoban zannettim, köylü zannettim” türünde acayip laflar eden komutanlar varsa, malzeme bol demektir. Hangi birini ayıklayalım?

***

Madem çoban zannettiniz, niye topçu ateşine tutuyorsunuz? Ya sahiden çoban idiyse...

Madem köylü zannettiniz, niye el bombası atıyorsunuz? Ya sahiden köylü idiyse...

Komediye bakın.

Haberleri yazarken biz elbet dikkatli davranalım ama sizinkiler de lütfen ciddi davransınlar. Gece vakti çobanın dağbaşında işi ne?

Dahası:

- Açtıkları ateşe cevap verilmemiş.

İyi ya işte.

Terörist’in bile bir stratejisi var.

***

Biz bunları konuşurken, başka bir bomba da İstanbul Halkalı’da patladı. Yüreğimiz yine yandı.

Anlaşılıyor ki teröristler bu işi artık spor yapar gibi yapıyor, belki de eğlence gibi... Hani vardır ya, kapı zillerini çalıp çalıp kaçan arsız çocuklar... İşte onların eli silah tutanı bunlar. Taş atarak büyüyorlar, sonra kurşun atacaklar.

Nereye kadar?

***

Şunu da söyleyeyim. Sonunda Öcalan’la örtülü veya alenî pazarlığa oturulacaksa, niye bu kadar şehit verdik diye yanarım. Ama asla oturulmayacaksa, bütün ezberleri bozacak yeni bir mücadele yöntemi bulmaya mecbursunuz... İşte o zaman terörist’i çoban zannetmezsiniz.