A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

Engelli sporuna destek şart

Pazar, 08 Kasım 2009 - 20:42

Sevgili okurlarım, bu hafta sizlerle engelliler camiasıyla ilgili haberleri paylaşacağız.

Biraz daha ışık

Bu, Abdullah Ünal ile Zeynel Kozanoğlu’nun yazdıkları kitabın hikayesi.Abdullah Ünal, 1996 yılında geçirdiği bir anevrizma sonucu uzun süren tedavilerden sonra tekerlekli sandalyede yaşamını devam ettiriyor. Kitabı temin etmek için Abdullah Ünal’a, [email protected] mail adresinden ulaşabilirsiniz. Okunması gereken, sonradan engelli olan bir insanın hayat hikayesi.

Zorluklara rağmen

Bu arada Abdullah, açık lise sınavı için yaşadıklarını da kısa şekilde bir maille özetlemiş. Birlikte okuyalım:

“2009 yılının üçüncü haftası cumartesipazar günleri o kadar çok yoruldum ama bu yorgunluğuma değdi. İnanılmaz bir heyecan, büyük bir tecrübe yaşamış oldum. Engelime rağmen çok büyük bir iş başarmış olduğuma inanıyorum. Sınava gireceğim dersin hangi salonda olduğuna baktım ‘Salon 2’ yazıyordu.Salon 2 ise ikinci katta idi ve okulda asansör yoktu. Sanıyorum ki devlet okullarının hiçbirinde asansör yoktur. Okul müdürünü gördüm, selamlaştım. Okulun müdürü bize bakarken kardeşim merdivenlere yaklaştı. Ben yukarı doğru baktım, onbeş, yirmi basamak vardı. Kardeşimin beni yukarı çekmesi ile15-20 basamak çıktık, sonra bir dönüş yaptık tekrardan. Bir defa daha aynı şekilde 15-20 merdiven daha çıktık. Tekrar dönüş yapıp bir 15 basamak dahaçıktık. Çok tehlikeli bir şey yaptık ama ben bu işe baş koyduysam bu zorlukları aşmaya mecburum. Tekerlekli sandalyeme bir şey olsa, vidası çıksa, elle tutulan yerdeki plastik çıksa tekerlekli sandalyemle birlikte metrelerce aşağı yuvarlanacağım. Mecburdum çünkü sınavlara girip lise diploması almaya karar vermiştim. Geri dönüşüm olmazdı. Çıkartılan zorlukları tek tek aşmam gerekliydi.

‘Hayallerimizin gerçekleşmesi için savaşın’

O merdivenlerdeki zorluğu yaşamadan önce şunu yapabilirdim, okul müdürü ile konuşup sınavıma giriş katta bir odada girme isteğinde bulunabilirdim. Bunu kabul edeceğini sanmıyorum; çünkü sınava, sınav yerinde girmek mecburi, bunu biliyorum. Yasalar, bizim gibileri düşünmüyor ama bazı konularda çok katı. Ben 13 senedir bedensel engelli olarak yaşamımı sürdürmekteyim. Kredi eksiğimi tamamlamak için de açıköğretim lisesindeyim. Muhtarlıktan devletin en üst kademesine kadar herkes benim bedensel engelli olduğumu bilir ama bana gerekli yardımı yapmamakta ısrarcıdır. Bu dönemaçıköğretimde ilk dönemim olduğu için biraz tedbirli davranıp Milli Eğitim ile internetten ilişki kurup mektup yazdım.

Tekerlekli sandalyede olduğumu belirttim, aslında onlar tekerlekli sandalyede olduğumu açıköğretime giriş kayıtlarımdan biliyorlarmış ve ‘Durumuma göre sınavımın yerinin ayarlanacağını’ belirttiler ama sözlerinde durmadılar. Ben de onların bu sözüne güvenerek fazla bir atılımda bulunmadım. Bulunmadığıma da pişman oldum. Çünkü sınava gireceğim okulu evimin yakınından seçmişlerdi ama sınava gireceğim katı düşünmemişlerdi.

O kadar merdiveni tekerlekli sandalye ile çıkmak zoruma gitti ama yine de bunu yaptım. Bu seferlik onlar kazandı ama bende ‘pes’ demedim. Şu an tek üzüntüm kardeşime yazık etmiş olmam. Çünkü beni yukarı çekerken beline bir şey olsa vay onunda haline.”

Gümüşte kaldık(!)

5- 15 Ekim tarihleri arasında Adana’da yapılan Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbol Şampiyonası’nda Milli Takımımız tarihinde ilk defa 2’nci oldu.Medyamızda fazla yer bulmamasına rağmen özellikle katılan ülkelerde bu ikincilik büyük yankı uyandırdı. Bir gazetemizde finalde İtalyanlar’ayenildikten sonra ertesi gün ‘Gümüşte kaldık’(!) başlığı ile haberi duyurdu. Doğrusu ‘Gümüş kazandık’ olmalıydı. Şampiyonaya Türkiye ile birlikteTekerlekli Sandalye Basketbolu’nda söz sahibi olan Almanya, İtalya, Hollanda, Fransa, İsrail, İspanya, İsveç (Geçen yılın Avrupa Şampiyonu) gibi ülkeler katıldı.

Alman Federasyon Başkanı

Bu ülkelerin neredeyse tamamında engelliler spor federasyonları 1948 ila 1952 yılları arasında kuruldu. Ülkemizde ise, o zamanki adıyla Özürlüler SporFederasyonu’nun kuruluş tarihi 1990. Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun faaliyete geçmesi ise 2000 yılında oldu. 40-50 sene geriden gelip tekerlekli sandalye basketbolunda söz sahibi ülkeleri yenerek Avrupa ikincisi olan Milli Takımımız yine basınımızdan gerekli ilgiyi göremedi. Alman Tekerlekli Sandalye Sporları Federasyon Başkanı Ulf Mehrens, şampiyonadan sonra arayarak “Bu Türk Milli Takımı’na sadece saygı duyulur, kutluyorum” dedi.

Önümüzdeki yıl İngiltere’de yapılacak Dünya Şampiyonası hazırlıkları hemen başlamalı. Başta Spor Bakanlığı olmak üzere, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Basketbol Federasyonu, Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’na gerekli desteği vermeli. Gerçi Basketbol Federasyonu’nda, tekerlekli sandalye basketbolunu sevmeyen ve bilmeyen Doğan Hakyemez olduğu sürece destek konusunda pek ümidimiz yok ama...

İlgisizlik

Avrupa Şampiyonası’na sporla ilgili devlet büyüklerimiz de, basınımız gibi ilgisiz kaldı. Aynı şeyler Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) için de geçerli.İspanya TV 1, İtalya Raisport ve İngiltere BBC Sport, Adana’ya kadar gelerek kendi takımlarının maçlarını ülkelerine yayınlarken, TRT’miz sadece küçükbir kamera göndermekle yetindi. Sonra büyüklerimiz ülkemizde olimpiyat oyunlarının yapılacağından bahsediyorlar. Yine tekrar edelim, engelliler olimpiyatı yani, paralimpik oyunları yapılmadan olimpiyat yapmak mümkün değil. Bu bilince eriştiğimiz zaman her şey çok daha kolay olacak.

Okuyucularımızın dikkatine!

Her çeşit yardım talebinde bulunan engelli okurlarımız, mektuplarınızı yayınlayabilmemiz için mutlaka muhtarlıktan alacağınız fakirlik kağıdı ile devlet hastanesinden alınmış engelli raporlarınızı bizlere fakslamanız gerekmektedir. Ayrıca yazdığınız mektubunuzun ve göndereceğiniz e-maillin altına isminizi, telefonunuzu, adresinizi ve gazetede yayınlanmasını istediğinizi belirtmeniz gerekmektedir. Aksi halde eksik evrak ve bilgi nedeniyle mektuplarınızı yayınlamamız mümkün değildir. Tüm okurlarımıza duyurulur. Saygılarımla. Yavuz Kocaömer

Herkese selam olsun

Ben yüzde 45 engelliyim. Türkiye’nin farklı illerinden birçok gönül dostu ile tanıştım. Yaklaşık 2 yıldır görüşüyoruz. Özellikle engelli camiasında çok sağlam temelleri atılmış bir gönül köprüsü inşa ettik. ‘Çengelli İğne’ sayesinde engelli, engelsiz kimseyi ayırmadan herkese gönül kapılarımı açtım. Gerek sosyal anlamda, gerekse ruh dünyasını anlama konusunda birbirimize el ayak olduk. Kadın, erkek, engelli, engelsiz pek çok kişi ile tanışmanın, birbirimize manevi destek olmanın milli bir duygu olduğunu belirterek gönüllerde buluşmak dileğiyle tüm engelli arkadaşlara sevgiler, sabırlar dilerim. Suat Ateş/Bursa [email protected]

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’na

1. Engelli olarak yurt dışından gümrük vergisinden muaf olarak ithal ettiğimiz bir aracı 10 yıl boyunca satamıyoruz. Sattığımız takdirde başlangıçta alınmayan gümrük vergisi tahsil ediliyor. Bu nedenle özürlü 10 yıl boyunca o arabaya mahkum kalıyor ve 10 yıl sonunda araç değerini iyice kaybettiği için yapmış olduğu yatırım çöpe gidiyor. Bu konu ile ilgili mağduriyetimizin giderilmesini, 10 yıl satamama şartının makul bir süre olan 5 yıla indirilmesini bekliyoruz.

2. H sınıfı ehliyeti ile özel tertibatlı araç alan bir engellinin arabasını asla bir başkası kullanamamaktadır. Yolculuk esnasında dinlenerek yolculuk yapmanın kaza oranını düşürdüğü herkes tarafından bilinir. Ama bizler uzun yolculuk esnasında kısa süreli bile olsa engelli olmayan eşimiz, babamız, kardeşimiz gibi birinci derece yakınlarımıza geçici olarak aracı kullandırıp dinlenemiyoruz.

3. Engelli şahsa ait arabanın plakasında bulunan engelli işareti, trafikte bizi rencide etmekte, engellilerde rahatsızlık yaratmaktadır. Bu uygulama yerine sadece park edildiği zaman asılacak bir tabela ya da araca yapıştırılacak bir çıkartma uygulaması bizim için daha uygun bir yol olacaktır.

Ümit Karacan [email protected]

 

3