A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

Engelliler camiasından haberler

Pazartesi, 16 Kasım 2009 - 05:00

Sevgili okurlarım, bu hafta sizlerle engelliler camiasıyla ilgili haberleri paylaşacağız.

Engelli Bakanlığı

Engelli okuyucularımızın çoğundan gelen mail ve mektuplarda, ülkemizde niçin bir engelli bakanlığı kurulmadığı soruluyor. Aslında Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığımızın ilgilendiği konulardan bir tanesi de engellilerimiz. Bir diğeri ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü. Sorun; bir bakanlık kurulmasında değil. Sorun, eğitimde ve insanlarımızın kafa yapısında.

Özürlüler İdaresi Başkanlığı

T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı,Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’na bağlı olarak çalışıyor. Ancak gerek bakanlığın, gerekse Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın uygulama ile ilgili, yasalardan kaynaklanan yaptırım ve uygulamaların elinde bulunmaması sorun olarak ortaya çıkıyor. Yani engellilerden sorumlu devlet bakanlığı icracı değil, ricacı bakanlık oluyor. Böyle olunca da devletin ağır işleyen çarkları arasında engellilerle ilgili uygulamalara geçmek zorlaşıyor.

Yetkileri

Yayınlanan genelgeler, bir genelge niteliğinden çok rica mektubu haline geliyor. Daha sonra da uygulanması istenen konuların takip ve kontrolünde bürokratik engeller ortaya çıkıyor. Bize göre, Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın yetkileri arttırılmalı, hatta yasal zorluklar aşılırsa müsteşarlık haline getirilmeli ve tüm engellilerle ilgili uygulamalar tek elden yönetilmeli. Unutmamak gerekir ki, bu konu, ülkemizde aileler ile birlikte nüfusumuzun neredeyse yarısını ilgilendiriyor.

Takipsizlik

Ancak daha önceki yıllarda, özellikle Sayın Başbakanımız tarafından engellilerle ilgili valiliklere, bakanlıklara gönderilen genelgelerin takibinde sorun yaşanmaktadır. Herhangi bir ilde engellilerle ilgili bir yasal uygulama neredeyse o ilin valisinin insafına kalmış durumdadır. Çünkü engelliler konusunda yasaları, genelgeleri uygulamayan genel müdürler, müsteşarlar, valiler hakkında herhangi bir işlem yapılmamaktadır. Böylece görevini savsaklayan, kendilerine verilen talimatları yerine getirmeyen bürokratlar da görevlerini yapmadıklarının farkında dahi olmamaktadırlar.

Handicap International

Handicap International 1982 yılında 2 Fransız doktor tarafından Kamboçya’da savaş yaralıları için kurulan bir dernek. Bugün ise dünyanın her tarafına yayılmış bir kurum. Sadece 2007 senesinde dünyadaki 60 ülkede 250 proje ile engelli insanlara destek oldu.

Mayınlar

Handicap International kurumunun rakamlarına göre, bugüne kadar dünyada 100 bin kişi mayınlar sonucunda engelli hale gelmiş. Bunların yüzde 98’i sivil halktan (bunun yüzde 27’si çocuk) meydana geliyor. Mayınlara kurban olanlar daha çok çobanlar, çiftçiler ve oynayan çocuklar. Her gün birçok insan dünyada mayınlar dolayısıyla ya hayatlarını veya vücutlarının bazı organlarını kaybediyor. Kurtulanlar daha sonraki yaşamlarında birçok yaralanmalar, kopuk kol ve bacaklarla yaşamlarını devam ettirmek zorunda kalıyor. Bunun yanında yanıklar, derin yaralar, akciğer zarı yırtılması, görme kaybı da en fazla rastlanan mayın yaralanmaları sonuçları olarak göze çarpıyor.

100 ülke imza attı

Bugün dünyada 32 ülke mayınlar bakımından tehlikeli bir durum arz ediyor. Bunların başında Afganistan, Irak, İsrail, Lübnan, Çad, Sırbistan ve Vietnam geliyor. Dünyadaki en önemli mayın üreticileri ise Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Çin, Rusya, Hindistan ve Pakistan. Handicap International mayın yaralanmalarını asgariye indirebilmek için 2008 yılında Norveç’in başkenti Oslo’da bir anlaşmayı imzaya açtı. Bugüne kadar 100 ülke bu anlaşmaya imza atarak mayınları kullanmaktan vazgeçmeyi taahhüt ettiler. Ancak büyük askeri güçler olan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin bu anlaşmayı imzalamadı. Dolayısıyla mayınlar bütün dünyada tehlikeli olmayı devam edecek.

Dünya nüfusu

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u, yani 650 milyon insan engelli. Bu rakamlar Birleşmiş Milletler rakamları. Bazı başka kaynaklar, engelli sayısının dünyada daha da yüksek olduğunu iddia ediyor. 650 milyon engelli insanın yüzde 80’i gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor ve bunların sadece yüzde 3’ü uluslararası yardımlardan faydalanabiliyor. Ve yine bu insanların sadece yüzde 2’si tıbbi tedavi olanağı bulabiliyor. Yine bu engelli insanların yüzde 80’i günde sadece 1 Amerikan doları yani 1.5 TL ile geçiniyor. Korkutucu! Engelli insanların dünyası bakımından yukarıdaki rakamlar hem çok çarpıcı hem de korkutucu. Ülkemize gelince, son yıllarda engelli insanlarımızla ilgili gösterilen devlet çabaları her ne kadar herkesi memnun edecek kadar yeterli olmasa da bunun bir de ekonomik boyutu olduğunu unutmamak gerekir. İster engelli ister engelsiz olsun, insanları memnun etmenin çok zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizim üzerinde durduğumuz, devlet kurumları ve sivil toplum örgütleri tarafından engellilere temin edilen ve kurulan fonların genelde gerektiği şekilde kullanılamaması. Bunun nedeni de her zaman söylediğimiz gibi ülkemizde bu konuda belli bir koordinasyon olmayışı. Yine tekrar edelim: Bu koordinasyon da ancak Cumhurbaşkanlığı kontrolü altında ve Devlet Denetleme Kurulu ile işbirliği yapılarak mümkün olabilir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne metrobüs davası

Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği (TOHAD) engelliler, yaşlılar, kadınlar, çocuklar gibi dezavantajlı grupların yasal haklarının kazanımı için faaliyet göstermektedir. 5378 sayılı Özürlüler Kanunu’nun geçici 3. Maddesi, 2005’ten sonra hayata geçirilecek toplu taşıma hizmetlerinin yapıldığı andan itibaren engellilerin kullanımına uygun olarak hizmete sunulma zorunluluğu getirmektedir. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2007’de inşaatına başladığı metrobüs hattının duraklarını -birkaç durak hariçengellilere uygun olmayan bir biçimde yapmıştır. Engellinin metrobüsü kullanması için gerekli düzenlemeleri yapmamak ya da “Onları sonra yaparım” demek engelli insanı ikinci sınıf vatandaş gibi görmektir. İBB’ye yazılı bir başvuruyla eksiklikler bildirilmiş ve buraların engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesi talep edilmiştir. Ancak İBB, bu yazılı başvuruya, yazılı bir cevap dahi vermemiştir. TOHAD olarak konuyu yargıya taşımaktan başka bir seçenek kalmamıştır. İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nde açılan dava kapsamında kararı yargı makamı verecek, bu karar da tüm belediyeler için emsal teşkil edecektir. Süleyman Akbulut

Engellileri yormayın

Engelli kimlikleri değiştirildi, nüfus cüzdanlarının arka kısmına ‘özürlü’ yazıldı. Buna rağmen sıkıntı bitmedi. Şehir içindeki otobüslerde sıkıntı yaşıyoruz. Büyükşehir belediyelerinin engellileri düşünmesi gerekir. Buna rağmen bizden özürlü kartı isteniyor. Nüfus kağıtlarımızda yazanın bir anlamı yok. Aydın’da nüfus kağıdı otobüslerde kabul edilmiyor. Bizi zora koşmayın, sahip çıkın. Yasin Tuğrul /Aydın Tel: 0534 965 43 27 e-mail: ask_0099@hotmail.com

İş arıyorum

Ben 26 yaşındayım. Evli, 1 çocuk annesiyim. Eşim de benim gibi işitme engelli. Ailemle birlikte yaşıyoruz. Maddi, manevi zorluk yaşıyoruz. Kendime, aileme iş arıyorum. Paketleme, etiketleme, marketlerde rafları yerleştirme, bilgisayar, evrak kayıt gibi işitsel olmayan birçok işi yaparım. Ebru Öztürker/İstanbul e-mail: ebru_ozturker@hotmail.com Tel: 0554 957 55 44