Epilepsiye objektif ol

Pazar, 29 Mart 2015 - 15:00

Halk arasında ‘sara hastalığı’ olarak da bilinen epilepsi, kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkar. Dünya Sağlık Örgütü son araştırmaların erken teşhis konan epilepsi hastası çocuk ve yetişkinlerin yüzde 70’e yakınının başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğine işaret ediyor.

Türk Epilepsi ile Savaş Derneği tarafından Sanofi’nin desteği ile düzenlenen ‘Objektif Ol’ fotoğraf yarışmasıyla epilepsi hastalarına destek olmak ve toplumsal önyargıya maruz kalan epilepsi hastalarına ve ailelerine özgüven aşılamak amaçlanıyor. 6 yaşından büyük herkesin katılabileceği ‘Epilepsiye Objektif Ol’ fotoğraf yarışmasında 3 farklı yaş kategorisi ile her kategorinin birincisine 2.500 TL, ikincisine 2.000 TL, üçüncüsüne ise 1.500 TL ödül verilecek. ‘Epilepsiye Objektif Ol’ fotoğraf yarışmasına son başvuru tarihi 31 Temmuz 2015. www.epilepsiyeobjektifol.com adresinden ve posta yoluyla başvuru yapılabilen ‘Epilepsiye Objektif Ol’ fotoğraf yarışmasına en fazla üç fotoğraf ile katılmak mümkün. Posta ile başvuru yapmak isteyenler fotoğraflarını CD’ye kopyalayarak, taşınabilir belleğe kopyalayarak veya fotoğraflarının çıktılarını alarak Cengiz Topel Caddesi, Ergin Sokak, B Blok, No: 45 D: 2 34337 Etiler, Beşiktaş adresine gönderebilir. Yarışmaya başvuruda bulunurken fotoğrafların kısa hikâyelerinin de başvuru formuna eklenmesi gerekiyor.

**

Bugün ne yaptın?

Ateş sebebiyle 2 gün okula gidemeyen Derin’le, okuldan eve kardeşini merak etmiş bir şekilde gelen Mavi’nin sohbetlerine doyum olmadı. Mavi okulda kardeşi için resimler yapmış, onu mutlu edeceğini düşündüğü oyuncaklar getirmiş. Derin de doktorda çok uslu olduğu için ona aldığımız hikaye kitabından bir tane de kardeşi için aldı. Birbirlerini bu kadar düşünmelerine bayılıyorum. Akşam evde müthiş bir sohbet vardı. “Bugün ne yaptınız Mavi?”, “Öğretmenim beni merak etmiş mi?”, “Biliyor musun bizim kıvırcık doktor hastaneden ayrılmış!” gibi havadisler verildi, sorular soruldu ve başladılar koyu bir sohbete. Mavi, kardeşini öptü, ona hastabakıcılık yaptı ve okuldan haberler verip yeni öğrendikleri şarkıyı söyledi. Bana da ikisini tost yapıp yemek düştü tabii.

**

Ateşle mücadele

Akşam, üstlerini örtmek ve bir minik öpücük kondurmak için kızların odasına girdim. Fakat o da ne! Derin yanıyor. Hemen ateşini ölçtüm; 39.5! Üstündekileri çıkardım, ateş düşürücü ilacını verdim ve beklemeye başladım. 20 dakika sonra durum aynı olsaydı, ılık duşa sokacaktım ama neyseki ateş 39’a düştü. Bu iyiye işaret. Bilgilerimizi tazeleyelim hemen.

Önce çocuğunuzun ateşini nereden ölçtüğünüzü sormalıyım. Kulaktan, koltukaltından ve makattan ölçülen ateş, kendi içinde farklılık gösterir. 2008 yılında ABD ve bazı ülkelerde, çocukların ateş ölçümünde cam termometre kullanılması yasaklanmış. Biz de artık cam termometre görmeyeli uzun zaman oldu. Çocuklarımızın ateşini daha rahat ölçebildiğimiz için evlerimizde en çok kulaktan ateş ölçen aletler bulunuyor. Kulaktan ateş ölçümüne göre çocuğun ısısı 38 ise, bu ateş sayılıyor. Makattan ölçümlerde 38 derecenin üstü yine ateş sayılıyor. Koltuk altından ölçümlerde ise 37.5 ve üzeri ateş sayılmakta.

Çocuğunuzun üzerindeki giysileri çıkarın. Ya çok ince bir şey giydirin ya da tamamen çıplak bırakın. Titriyor diye, çocuğunuzun üstünü örtmeyin, ince bir çarşaf ya da pikeyle örtmeniz yeterli olur. Bol sıvı tüketmesini sağlayın. Vücut ısısı yükseldikçe kaybolan sıvıyı tekrar yüklemekte fayda var. Parasetamol grubundan ateş düşürücü ve ağrı kesici bir ilaç verin. Islak bezle eklem yerlerini silebilir, hafif ılık bir banyo yaptırabilirsiniz. Bütün bunlara rağmen ateşi düşmüyorsa, mutlaka bir doktora gidin.

Annelerin ellerinin ne kadar hassas olduğuyla ilgili ilgimi çeken bir araştırmayı aktarayım size. Bir klinik çalışmada annelerin hastanede yatan çocukların ateşlerini tahmin etme başarıları araştırılmış. Annelerin, ateşi olan çocukların yüzde 94’ünde doğru tahminde bulundukları görülmüş. Aynısı başıma çok geldi. Ateşini ölçtüğüm kuzumun 38.3 ateşi olduğunu söyledim yanımdakine. Termometre geldi, ölçtük ve sonuç 38.3 çıktı.

Her anne bir süper kahramandır diye boşuna söylemiyorum ben. X-ray cihazı gibi gözlerimiz, termometre gibi ellerimiz var bizim.

**

Etkinlik kutusu

Animasyon yönetmeni Deniz Öcal tarafından Cihangir’de Çocuk Atölyesi’nde gerçekleştirilen Stop Motion Animasyon Atölyesi, çocukların kendi hayalindeki karakteri yaratması, üç boyutlu halde üretmesi, kendi yaratacağı hikayesi dahilinde fotoğraflayarak filme dönüştürmesinden oluşuyor. 5-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik atölye 4 hafta boyunca ikişer saat olarak düzenleniyor. Atölye sonunda herkesin kendi ürettiği filmin kurgusu, yönetmen Deniz Öcal tarafından hazırlanıp DVD olarak teslim ediliyor.

Tel: 0532 512 31 09

Atölye Tarihleri:

04.04.2015 Cumartesi / 13:00-15:00
11.04.2015 Cumartesi / 13:00-15:00
18.04.2015 Cumartesi / 13:00-15:00
25.04.2015 Cumartesi / 13:00-15:00