Erdoğan: '3 dönem kuralı'nı çiğnemeyin

12. Cumhurbaşkanı olarak seçilen Tayyip Erdoğan Ak Parti İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan AK Parti'nin '3 dönem kuralı'nın çiğnenmemesini istedi

Erdoğan: '3 dönem kuralı'nı çiğnemeyin

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Bundan tam 13 yıl önce Ak Parti’nin kuruluşunu ilan etmiştik. Daha partimizin program tüzük hazırlıklarını yaparken milletimizden büyük bir teveccüh görmüştük. AK Parti’nin kuruluşuyla birlikte milletimizdeki heyecan ve umut doruk noktasına ulaşmıştı. Anadolu’yu Trakya’yı karış karış dolaştık. Heyecanı umudu arazide müşahede ettik.

Sadece 14 aylık bir parti olmasına rağmen AK Parti 3 Kasım 2002’de genel seçimlere girdi ve yüzde 34,4 oy oranıyla iktidar partisi olarak sandıktan çıktı. Parlamentoya iki parti girebildi. Yüzde 63 gibi çoğunluğa sahip olduk. Aramızdan ayrılmış ahirete intikal etmiş bütün arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Her bir yol arkadaşıma buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

ARKA ARKAYA DAVALAR AÇILDI   

Arka arkaya davalar açıldı. Biz Türkiye’yi dolaşırken, milletimizle kucaklaşırken Ankara’da o aralar şahsımla ilgili derhal tutuklanmamı isteyen, idamla yargılamaya hazırlanan bazı savcılar çıktı. Hem partimizi kurduktan sonra, hem de iktidar olduğumuzda AK Parti’nin kapatılmasıyla ilgili girişimler oldu. darbe senaryolarını gördük, suikastlara maruz kaldık. Zaman zaman partimizin içine fitne sokulmak istendi. Bizi çalıştırmamak için nice tuzaklar kuruldu. Sadece son bir yıl içinde Gezi olaylarıyla 17-25 aralık darbe girişimiyle partimiz hükümetimiz hedef alındı. Ulusal ve uluslararası medyadan çeşitli sermaya çevrelerinden istihbarat örgütlerinden nice saldırılar yapıldı. Allah’a hamd olsun, tüm bu saldırılara göğüs gerdik. Kurulan tüm tuzakları alt üst ettik.

SALDIRILARI PÜSKÜRTTÜK

İçerdeki ve dışardaki güç odakları ellerindeki tüm imkanları kullanarak 13 yıl boyunca bizi çok yoğun bir taarruz altında tuttular. Amaçları sadece AK Parti’yi sadece denklemin dışına itmek değildi. AK Parti iktidarını çalışamaz hizmet üretemez hale getirmek istiyorlardı. Arkadaşlar 13 yıllık süreçte hem partimizi dimdik ayakta tuttuk, saldırıları püskürttük, hem de cumhuriyet tarihimizin en büyük reformlarını yatırımlarını gerçekleştirdik.

BU VESAYET DE SONA ERMİŞTİR

Şunu unutmayalım AK Parti’yi millet kurmuştur. Milletimizin arzusu hayalleri AK Parti’nin siyasetinde ete kemiğe bürünmüştür. AK Parti 13 yıl boyunca sadece ve sadece milletle yürümüştür. Manda ve himaye kabul etmeyen bir parti olmuştur. Türkiye’de milletin egemenliğine ortak olma alışkanlığına sahip güç odakları karşılarında AK Parti’yi bulmuştur. Medya milletin egemenliğine biliyorsunuz ortaktı. AK Parti döneminde bu ortaklık sona erdirilmiştir. Sermaye milli egemenliğe istikamet çizen bir güç odağıyken AK Parti ile bu vesayet de sona ermiştir. Çeteler ve cuntalar ellerini çekmişlerdir. Bürokratik oligarşi askeri ve sivil bürokrasi, milletin iradesini kısıtlamaktan çıkmışlardır.

AK PARTİ'NİN İÇİNDEN DE...

AK Parti her kararı milletle almıştır. Biz partimizi kurduğumuzda bize, hatırlayın. Ömür biçenler vardı. Ama yanıldılar. Onların dedikleri olmadı Allah’ın dediği oldu. Yıpranacağımızı dağılacağımızı düşünenler her zaman yanıldılar. Ne yazık ki bizimle beraber yürüyenlerin içinde bile, son zamanlarda, AK Parti’nin kısa zaman içinde parçalanacağını söyleyenler var. Bu da çok manidar. Biz sadece milletten yetki alan bir parti olduk. Ama biz milletin hayır duasını da her daim yanında bulan bir parti olduk. Milletimize mahcup olmamak için 13 yıl boyunca hassasiyetle hareket ettik.

İLK CUMHURBAŞKANI MAKAMI

13 yıl içinde 9 seçime girdik. Bizim tükeneceğimizi, dağılacağımızı düşünenler, her seçimin ardından hayal kırıklığı yaşadılar. Çünkü niyet hayır akıbet hayır. Ama onların niyeti hayır değildi şerdi. Sonuçları hep tokat oldu. 28 Mart 2004’te yerel seçimlerde oy oranımız yüzde 41,7’ydi. 30 Mart seçimlerinde yüzde 45,5’a ulaştık.  3 Kasım 2002 34,4 idi, en son 12 Haziran 2011’de yüzde 50 oy oranına ulaştık. En son geçen hafta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimde milletimiz yüzde 52’yle hem cumhurbaşkanlığı görevini, hem de Türkiye’nin halk oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı makamını tercih etti.

10 AĞUSTOS

10 Ağustos  seçiminin galibi, Recep Tayyip Erdoğan değil Türkiye olmuştur. Allah'ın izniyle, 28 Ağustos'ta TBMM'de yemin edip göreve başlayacağız. 1994 yılında nasıl ki,. İBB başkanı olduğumuzda herkesi kucakladıysak, şimdi de öyle olacak. Kimine Kürt dediler, kimine Alevi dediler ötelediler. Göbegini kaşıyan adam dediler. Ötelenmişler olarak, hiç kimsenin ötelenmemesi için çaba sarf ettik. Biz bunları yaşayarak geldi. Biz yaşadığımız için başkaları yaşamasın dedik. Bizim baykon konuşmalarına itimat etmeyenler yaptıklarımıza bakın. Elimizi vicdanımıza koyalım. Muhalefetin kutuplaştırcı siyaetini, medyanın kutuplaştırılmış haberlerini bir kenara bırakalım. Son bir kaç yıldır basın özgürlüğü kısıtlanmış olarak gösteriliyor. Bazı medya kuruluşları, bana ve arkadaşlarıma hakaret ediyor. Bu eleştiriye girer ama, hakaret değil diyorlar.
Basın özgürlüğüne davet edenler neden Gazze'de yok. 12 gazeteci Gazze'de öldürüldü. Bazı gazeteciler İsrail yanlısı yayın yapmadığı için işlerinden oldu.
Gezi olaylarında neler yaptılar?
Azınlıklar noktasında bizim gösterdiğimiz hassasiyeti aynı şekilde gösteren başka bir ülkü yoktur.
Türkiye'deki Museviler bizim vatandaşımızdır. Kimse onlara zarar veremez. Bizim derdimiz İsrail yönetimi ile.2 bin Yezidi ülkemize girdi. Onlara kapıları biz açtık.
1 milyon Suriyeli muhacir bizim memleketimizde. Onlar bizim misafirimiz. İyi bakmamız lazım.

YENİ MUHALEFET
Bugün R4bia günü. Mısır'da demokrasinin katledilmesine karşı çıkan tek ülke Türkiye.
Bize ve hadiselere gönül gözüyle bakanlar, bizi anlayacaklar.
Yeni Türkiye'ye leni muhalefet yakışır.
CHP de MHP de sandıktan çıkan sonuçları seçmene yıkıyor.
Bir kısmı sahillere sıkışır kalır, bir kısmı Doğu'da sıkışıp kalır.
Hakaret ile muhalefet olmaz.
Kendileri aday olmadılar.
Şamarı o yesin.
Siz genel başkansınız. Siz de bu vasıflar yok mu ya?
Milletten tokadı o yesin. O ne dedi, ben artık söyleyeceğimi söyledim. Laf bitti.

27 AĞUSTOS OLAĞANÜSTÜ KURUL

27 Ağustos'ta olağanüstü genel kurul yapılacak. MKYK'da bunu konuştuk. Bu yıla çıkarken, çok önemli bir konuyu iki kez üst üstte anlattım.
Hem partimizin kurucularına hem siyasetçilere şunu söyledim.
Lider oligarşisinin çöktüğü gün olarak geçecek dedim. Kurmuş olduğumuz bu siyasi partide lider diktatörlüğü olmayacak demiştim. 
Bütün işlerimizde, istişare kelimesi bizin için anlamlıdır. Partimizin ve hüktümetimizin tüm adımlarında istişare olmuştur.
Bugün de kanatlerini alacağız. Bu akşam resepsiyondan sonra milletvekillerimizden kanaatlerini alacağız.
Genel kurula giderken tercihin hangi aday olduğuna bakacağız.
Şeytan böyle dönemlerde ortaya çıkar.
İstişarenin neticise değil de, nefsimize uyacak olursak, olmaz.
Hırs bizden uzak olsun.
Sinsilik bizim partimize sirayet etmedi.
13 yıldır her gün AK Parti'de çatlak oluşacak diye bekleyenlerin olduğunu biliyorsunuz değil mi?
Kapatılma davasında "ayrıl bu partiden" diyenler oldu.
10 Ağustos'un mutluluğunu yaşayalım ya.
Partimiz birilerine genel başkanlık, başbakanlık koltuğunu vermek için değildir.
Türkiye cumhuriyetinin itibarını yükseltmek içindir.
Bizim kadromuz karnından bir kadro değildir. Bu kadro medya üzerinden konuşan bir bir kadro değildir.
Kimin ne diyeceği varsa çıkar istişare kurullarında söyler.
3 dönem kuralı, bir kişinin siyasi yaşamanın bitmesi demek değildir. Parlamentoyla alakalı.
Partinin genel kurullarında yine yapabilirsin.
Seçilme yaşını 25'e indirdik. MHP'den bir Profesör, güye profesör karşı çıktı.
Güya genç nesillere hocalık yapıyorsun, gençleri parlamentoya layık görmüyorsun.
Avusturya dışişleri bakanı 27 yaşında.
Bu makamlara gelebiliyor.
3 dönem meselesi, bu ilkenin çiğnenmeden süreceğine inanıyorum.

TWİT MİWİT SEVMEM
Sosyal medyadan konuşmuyorum. Twit mwit de sevmem.
Doktorun elindeki neşterle, katilin elindeki bıçak birbirine karıştırdı.
Muhafazakar toplum idalini yaşayan bir parti olarak paylaşmam gerek.
Genel başkanlık ve başbakanlık makamına gelecek arkadaşımızın, ulusal güvenliğimizi tehdit eden yapıyla mucüdale edeceğinden eminim.
İçimizde buna sempati ile bakanlar olabilir. Recep Tayyip Erdoğan'dan nefret edenler olabilir. Bu çetenin hedefi, istiklalimizdir, vatanımızdır.
Ya bunlarla mücadeale ederken yargıda bir başımıza bir şey gelir mi?
Bir kere ölün ya. Bir kere. Her gün ölmenin ne anlamı var
(uzun süre alkış aldı bu cümle)
Cumhurbaşkanı yetkisini aldığımda da şahsen mücadele edeceğim.
Ne yazıyor paralel medya, 15'inden sonra istifa etmek zorundadır diyor. Git işine bak ya!