Erdoğan: Bana hiç ananas göndermedi

Isparta'da konuşan Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen'i sert sözlerle eleştirdi. Erdoğan, 'Bana da tespihler gönderdi, bir tek ananas göndermedi' dedi

02 Mart 2014, Pazar 13:26
A A

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Isparta bugün başka güzel, bir başka coşkulu. Siz bu harekete en başından itibaren sahip çıktınız. 30 Mart seçimleri Isparta için Türkiye için aziz milletimiz için hayırlara vesile olsun. Sadece belediye başkanını seçmeyeceksiniz, sandığa gidecek eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında bir tercih yapacaksınız. Yeniden İstiklal Mücadelesi'ne destek vereceksiniz.

Bit pazarının bereketi olsaydı yağmur yağardı. Değişmediler, değiştiremediler. Milletin dilini kullanamadılar. Milletle aynı istikamete bakmadılar. Milletin kutsallarına saldırdılar. Milletle kucaklaşmadılar. Sandıktan AK Parti ile başa çıkamadılar. Şimdi başka yollarla bazı usullerle AK Parti'yi yıpratmaya çalışıyorlar.

CHP ve MHP Genel Başkanları ruh ikizidir. Kafa kafaya verdiler, sandıkta alt edemedikleri AK Parti'yi iftiralarla, montaj kasetlerle alt etmeye çalışıyor. Bu CHP Genel Başkanı hangi partide oy kullanacağını bilmiyor. Yerel seçimde kendisine bile oy veremedi. Kasetle gelenler, kasetle giderler. Milletle gelenler milletle giderler. Yolumuzu halk çizdi.

MHP Genel Başkanı, milliyetçi mi, ulusalcı mı, Ergenekoncu mu buna karar veremedi. Bu ruh ikizleri düz yol varken yanlış saptılar. Montaj kasetle hükümeti devireceklerini sanıyorlar. AK Parti'ye montaj kasetlerle diz çöktüremezler. Biz icraatlarımızla konuşuyoruz, onlar iftirayla. Bunlarda yalan var, takiye var, iftira var.

Bir tanesi CHP Genel başkanı, hangi sandıkta oy vereceğini bilmiyor bile bu adam. Geçen yerel seçimde belediye başkanı oldu. Konuşurken ne diyor biliyor musunuz? Kağıttepe'de diyor. Kağıthane'den haberi yok. O seçimlerde kendine bile oy kullanamadı. Bunların eline üç beş koyun verseniz kaybedip öyle gelirler. Kasetle geldi partiye genel başkan oldu. Kasetle gelenler kasetle giderler. Milletle gelenler milletle giderler. Onlar kasetle biz milletle geldik.

Bir tanesi MHP genel başkanı. ne olduğunun farkında değil. Milliyetçi midir, ulusalcı mıdır, Ergenekoncu mudur, buna karar veremedi. Ispartalıların güzel bir sözü var. Söyleyeyim... Bilmediğin yola girme düşesin. Bilmediğin aşı yeme davul olur şişersin. Bilmiyorum başarabildim mi? Şaşkın şaşkın suratını asma düz yol varken çamura basma. Bunlarda takiye var, iftira var. Bunlar iftirayı seviyorlar.

Merhum Said-i Nursi'ye neden Demokrat Parti'yi desteklediğini talebeleri soruyorlar. Verdiği cevap manidar.

"Eğer demokrat partisi düşerse ya halk partisi veya millet partisi iktidara gelecek. Dolayısıyla vatanımıza tehlike oluşturur. CHP'nin iktidara gelmemesi için Demokrat Parti'yi, şuranın altını çiziyorum, Kuran, vatan ve İslamiyet namına muhafazaya çalışıyorum"

Başka ülkelerden burayı karıştırmayı aklından bile geçirmedi. İstese kaçabilirdi. Ama o kaçmadı. Tam tersine Rusya'ya esir düşmüşken Sibirya'dan kaçtı kendi ülkesine geldi. İşin ucunda hapishanede olsa vatanım dedi. Ve şu ifadeyi kullandı "Zalimler için yaşasın cehennem"

Şimdi Pensilvanya'daki zat, ağzına hiçbir zaman Bediüzzaman'ın cümlelerini almamıştır. Güya Bediüzzaman'ın yolundan gidiyor, yalan. CHP ile şu an kol kola gelen, kaset siyaseti yapan biri nasıl Said Nursi'nin peşinden gidebilir?

'MAŞALLAH PAPA İLE EL ELE KOL KOLA'

12 Eylül'de darbecilerle, onlara şirin mektuplar yazmıştır ha. Maşallah Papa'yla el ele kol kola fotoğrafları var biliyorsunuz. Sen siyasetçi değilsin. neyi nasıl yapıyorsun bunu anlamakta zorlanıyorum. 28 Şubat'ta darbecilere hoş görü ödülü veren, 17 Aralık'ta CHP ile darbeye yeltenen biri nasıl Bediüzzaman'ın izinde olabilir.

 

 

Şimdi ben söylüyorum, iki yıl önce de söyledim. Dön Türkiye'ye gel. Gel, gelmedi. Şimdi yine sesleniyorum. Dürüstsen, samimiysen bu ülkeyi karıştırmayı bırak. Burası senin ülkense dön buraya gel diyorum. Oraya gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum. Çok temiz saf insanlar var, paralarını imkanlarını arazilerini arsalarını verdiler. Okullar yaptılar, yurtlar yaptılar bunlara verdiler. Biliyorum. İnanın ben de samimiymişim ama ben de safmışım. Ben de elimden gelen her şeyi verdim. Bana gelen kitaplarda öyle methiyeler düzüyordu ki diyordum ki herhalde samimi. Bana da tespihler gönderdi, sadece ananas göndermedi onu söyleyeyim.

Biz de kalktık bazı açıklamalar yaptık. Son Türkçe olimpiyatlarında peygamberimizin orada olduğunu söyleyince şaşırdım. Bazı hocalarımla görüştüm, hepsi çok şaşırdıklarını söylediler. Değil mi bunlar, kendi televizyonlarında kendi peygamberimizi kamyonete bindirenler bunlar değil mi? Böyle gayri ahlaki gayri İslami bir şeyi nasıl söyleyebilirsiniz?

'PENSİLVANYA'DAKİ ZAT CHP'YE DESTEK VERİYOR'

Soruyorum bir hoca efendiye bu şekilde beddualar yakışır mı? Biz gazap için gelmedik, biz rahmet için geldik. Bizde gazap olmaz. Buna çalışacağız, bunun peşinde gideceğiz. Şimdi bu Pensilvanya'daki zat CHP'ye destek veriyor. Hazreti Cebrail'e destek vermem diyor CHP'ye destek veriyor.

Bana Başbakan demeyecekmiş. Sen zaten bana Başbakan dersen bu benim için zül olur. Çünkü senin seviyen çok aşağılarda. Bana milletimin Başbakan demesi yeter. Sen desen ne olur demesen ne olur? Ve sayın demeyin diyor. Yahu desen ne olur demesen ne olur. Size iftiralar yakışıyor. Bak ben adını anıyor muyum, ne bunun ne diğerlerinin adını anmayacağım dedim, anmıyorum. Sadece sıfatları.

'İNLERİNE GİRECEĞİZ ONLARI REZİL EDECEĞİZ'

Kendileriyle ilgili dinlemelerden hiç söz etmiyorlar. Niye biliyor musunuz? Çünkü şantaj var şantaj. Siyasetçiyi dinlemişler şantaj yapıyorlar, gazeteciyi dinlemişler şantaj yapıyorlar, iş adamını dinlemişler şantaj yapıyorlar. Haraç topluyor, tehdit ediyor, istediklerini söyletiyor, yazdırıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir şantaj çetesine boyun eğmez. Bu telekulak çetesinin üzerine gidiyoruz. Bunları inlerinden çıkarıp milletin önünde rezil edeceğiz. Topladıkları haraçları, yargı içinde oynadıkları kirli oyunları tek tek ortaya döküp bunların ne olduğunu milletimize anlatacağız.

Bu yapıyı yılanın deliğine de girse, bulacak yargının önüne çıkaracağız. 30 Mart'ta içerdeki hainlerine, dışardaki hasımlara çok gür bir cevap vereceksiniz.

'ELİMİZDE ENTERESAN VAAZ KASETLERİ VAR'

Elimizde kendisinin enteresan vaaz kasetleri var. Bunun itikadi olduğunu söylüyordu. Başörtüsünü çıkaramazsın diyordu, bu bir emirdir diyordu. Ama daha sonra 28 Şubat, emirler geldi yelkenler indi, orda da kalktı füruattır dedi. Bunlar yanar döner yahu. Benim yavrularım iki tane kızım, düşünebiliyor musunuz ya imam hatipte ne çile çektiler.

Benim oğlum masterını Harvard'da yaptı. Bakıyorsun bu CHP'nin genel müdürü, benim evladıma karşı hayatında yapmadığı, hayatında haram lokmanın geçmediği bir edepsizliği terbiyesizliği yapıyor. Çünkü kendi hayatı böyle. Önce sen aynaya bak. Ben İstanbul belediye başkanlığını CHP belediyesinden aldım. Devraldığım zaman İSKi yolsuzluğunda, sen de malum yerin genel müdürüydün, Rahşan affıyla kurtuldun. Eğer olmasaydı kurtulamayacaktın.

Sen aynaya bak ey genel müdür aynaya. sizin geçmişiniz bozuk. Gelip de temiz insanlarla uğraşmayın. Anlatacak çok şey var. Ve Isparta sağlıkta bir devrimi yaşıyor.

'SÜLÜĞE HAKARET OLUR'


Bunların dershanelerine çocuklarınızı göndermeyin. Gönderiyorsanız da çekip alın. Bunlar milletimi sülük gibi ememeyecek. Sülüğe hakaret olur ha. Tamam çünkü bir milyar dolar rantı kaybediyorlar. Ondan çıldırdı bunlar. Ben Anadolu’yu dolaşırken anneler bana diyor ki, davarımı sattım oğlum üniversiteye giremedi.

 

 

 



 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.