Erdoğan Barış Zirvesi'nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale 100. Yıl Barış Zirvesi'nde konuştu. Erdoğan, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

Erdoğan Barış Zirvesi'nde konuştu

İşte Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları:

Zirvenin dünya barışının tesisinde bir dönüm noktası olmasını temenni ediyorum. Bu savaşta yer alan askerlerin hepsi takdirle anılmayı hak ediyor.

Cetvelle çizilen sınırlar çözüm değil, sorun haline dönüşüldü. Canlı tutulan çatışmalar sınırları aşıp bölgesel ve küresel etki yaratmaya başladı.

Acıları ve tehditleri büyütmenin anlamı yok. Yanıbaşımızdaki ortadoğu coğrafyasına bakmamız yeterli. Ortadoğu'nun bugün içinde bulunduğu durum ibretlik ve vahimdir. Ülkemizde 2 milyon sığınmacı var. 1 milyon 700 bini Suriye'den 300 bini Irak'tan.

Biz göçmenlerin boğulmasını istemiyoruz. Bizim sahil güvnelik ekiplerimiz kurtarır besler ondan sonra da ülkesine gönderir.

Suriye halkının talepleri yerine başka güçlerin güçlerini ikame etmeye çalıştığınızda ortaya küresel bir tehdit çıkarırırsınız.

Suriye'de yaşananlara ses çıkarmayan tavır almayan herkes bu felakete ortaktır.

DEAŞ'İN İSLAMLA İLGİSİ YOKTUR

DEAŞ'ın da sadece silahla savaşla yok edilmesinin şu andaki zor koşullarını tecrübeyle gördük görüyoruz. Bu örgütün islamla uzaktan yakından alakası yoktur! Çünkü bizim dinimiz barış dinidir. Bir insanın öldürülmesi bir insanın öldürülmesi gibidir. Bir insana hayat kazandırmak bir insanlığa hayat vermektir.

Bu örgütün dayandığı sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesi gerekiyor.
Demokrasi, insan hakları ve hukuk zemininde hareket ederek bunu başarabiliriz.

Yemen bu ateşin yakıp kavurmaya başladığı son ülkedir. Uzlaşmayla çözülmesi gerekn sorun, diğer ülkelerin tavrıyla içsavaşa dönüşmesi gerçekten üzüntü vericidir.

İsrail Filistin ihtilafı Ortadoğu'daki istikrarın önündeki en büyük engel olarak duruyor.

Kuzey Afrika'da yaşanan krizlerin de dayanışma içinde halledilmesini umuyoruz. Tüm dünyanın barışı ve güveni için bu hedfefi hep birlikte paylaşmamız gerektiğini inanıyorum.

Ukrayna'da yaşananların, Kırım'ın işgalini tasvip etmemiz mümkün değildir.

AB içinde giderek yayılan ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi akımlar AB'nin geleceğini tehdit ediyor. Bu ülkelerde yaşayan 5 milyon vatandaşımız bu tehditle karşı karşıya.

Kendi sorunlarını çözemeyen AB'nin küresel sorunları çözme noktasında başarılı olamayacaktır.

34 ÜLKEDE 78 ŞEHİTLİĞİMİZ VAR

Biz 34 ayrı ülkede 78 şehitliği bugünkü sınırları içinde 349 şehitliği bulunan bir milletiz. Çanakkale ile birlikte bir düzüne cephede savaştığı dönemde Anadolu'da güvenlik sorununun yaşanması kaçınılmazdır.

1915'TE YAŞANAN SIKINTILARI BİLİYORUZ

Savunmasız kalan sivil halka karşı Ermeni çeteleri katliamlara girişti. Aynı dönemde savaş bögelerinden kaçıp Anadolu'ya gelen insanlar da çok büyük sıkıntılar yaşadı. Türkiye olarak bu süreçte yaşanan sıkıntıları hayet iyi biliyoruz. Hepsi de arşivlerimizde kayıtlıdır. 1915 olayları konusundaki Ermeni iddialarının öne sürülen rakamlar başta olmak üzere hepsi de dayanaksız ve mesnetsizdir.

HATTA HATTA ASKERİ ARŞİVLERİ AÇMAYA DA HAZIRIZ

Hatta hatta biz askeri arşivlerimizi de açmaya hazırız diyorum.

Şu anda yaşayan Ermenileri deport etmedik. Ermeni diasporası ülkemizde yaşayan 40 bin Ermeni'ye sorsun 'Size zulm yapılıyor mu?' diye.

Van'daki Akdamar Kilisesi'ni Hazine'nin parasıyla yaptıran biziz. Bizim çekinmemize gerek yok. Çok basit şeyler uydurmak suretiyle ülkemize yapılan saldırılar kesinlikle art niyetlidir. Biz hiç bir acıyı yok saymadığımız gibi acıların yarıştırılmasına da rıza göstermeyiz.

HAYATINI KAYBEDENLER OSMANLI VATANDAŞLARIYDI

Burada hayatnı kaybeden Ermeniler Osmanlı vatandaşlarıdır. Bize emanettiler ya. Bize emanet edilenlerin ölmesinden gurur duyabilir miyiz ya? 30 milyon insan içinde sadece Ermeniler'in ön plana çıkarılmasını ve ülkemize karşı kampanya olarak kullanılmasını asla kabul etmiyoruz.

Tarihi kin ve nefret haline getirmenin kimseye faydası yoktur. Yarın vereceğimiz barış ve dostluk mesajlarımız ne kadar doğruysa yarın verilecek düşmanca mesajlar da o kadar yanlıştır.

Yarın benim de bir ikinci mesajım yayımlanacak. Bu samimi barış eli hep havada kaldı. Ermeni iddialarına destek veren ülkelerden hiç biri Türkiye kadar temiz sicile de sahip değildir. Diyaloğun, barışın dostluğun değil de kinin düşmanlığın arkasında duranların bulundukları yeri gözden geçirmeye davet ediyorum.

Bu 1870'lerde başlayıp 1920'ye kadar geçen dönemi inceleyecek olan tarihçilerin ilgilenmesi gereken bir olaydır. 1970'li yıllardan 1990'lı yıllara kadar devam eden saldırılarda can veren diplomatlarımızı da unutturmamak istiyorum. Şimdi de Asala tehdit ediyor. Eğer Türkiye'ye giderseniz akıbetinizi bilemiyorum diyor. Şu hale bakın. Uluslararası terörün karşısında hep birlikte olmamız şart ki mazlumların hakkını koruyalım ki bu dünyada hakikat egemen olsun.

BİZİM ERMENİLERLE BİR MESELEMİZ YOK

Bizim Ermeni toplumuyla dün olduğu gibi bugün de bir sorunumuz yok. Bu işi siyasi rant meselesi haline getiren Ermenilerle meselemiz var.

Ortak bir gelecek için konuşmaya her zaman hazırız. Çünkü acımız ortaktır. Aramızdaki meseleleri Ermeni toplumuyla oturur konuşuruz. Yarın İstanbul'da Ermeni Patirkanesi'nde bir tören var. AB Bakanımız katılacak ben de mesajımla katılacağım. Şu anda hasta yatağında olan Mutafyan'la bunları hep konuşurduk. Biz bu kadar samimiyken birileri aramıza duvar örmeye çalışıyor.

Gazi'nin bir sözünü hatırlatmak istiyorum: Bir milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir. Türkiye olarak bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz.

Vatanımızı, şerefimizi koruduğumuz bir nefsi müdafaydı. Liselileri bile askere alan bir savaçtı. Bugün Çanakkale'de yer alan Anzak , İngiliz ve Fransız mezarlıkları bizim kimseye karşı bir nefretimizin olmadığının göstergesidir.