Erdoğan: Be hey gafiller, biraz kendinize gelin

Başbakan Erdoğan, Taksim Meydanı'ndaki çalışma ile ilgili eleştirilere yanıt verdi: "Be hey gafiller, biraz kendinize gelin. Ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım, o Taksim'in çilesini bilirim, o Taksim'de nelerin olduğunu bilirim. Biz bunu düzeltmenin gayreti içindeyiz"

Erdoğan: Be hey gafiller, biraz kendinize gelin

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Medyanı’nda başlatılan yayalaştırma çalışmasına "istemezük" diye yaklaşanların olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın eşine, eşime ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşine çağrı yapıyorlarmış. ’Kadınlar bu konularda çok daha hassastır, lütfen bu işe müdahale edin’ diye. Biz de tam aksine bu ülkede çocuğuyla kadınıyla herkesin çok daha huzurlu Taksim Meydanı’na çıkabilmesinin adımını atıyoruz. Be hey gafiller, biraz kendinize gelin" dedi.

Erdoğan, AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, emniyet müdürlüklerini artık korkulan yerler olmaktan çıkardıklarını söyledi.

"Doğrusu eskiden karakola gittiğimizde biraz ürperirdik, korkardık" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü malum oturtulan yerlerden tut da oradaki işlemlere varıncaya kadar hepsi insani olmayan bir yapıdaydı. Ama şimdi bizler geldiğimizden bu yana ısrarla şunu söyledik, ’İşkenceye sıfır tolerans’ dedik. Çok açık net söylüyoruz, eğer bu konuda en ufak bir ihbar varsa, ilgili birimlerimize anında haber verin, Başbakanlık sitesine girin, hemen buraya bilgilerinizi verin. Biz bu noktada atılan adımların, işkenceye yönelik adımların sonuna kadar takipçisi oluruz. Bu konuda da almaları gereken cezayı, onlara biz bir taraftan yargı da bir taraftan verir diye inanıyorum."

Ulaştırma alanında bölünmüş yollar, otoyollar, hızlı tren hatları, havayolları, metrolarla Türkiye’nin çehresini değiştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, iktidara geldikleri 3 Kasım 2002’de Türkiye’de sadece 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol olduğunu, bunun üzerine 10 yılda 15 bin 800 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, "Türkiye’de milletimizin literatüründe ulaşımda duble yol, diye bölünmüş yol diye bir şey yoktu. Bunu halkın bu noktada literatürüne AK Parti iktidarı koydu" diye konuştu.

Daha önce 6 ilin bölünmüş yolla birbirine bağlı olduğuna, şimdi ise bunu 74 ile yaygınlaştırdıklarına işaret eden Erdoğan, yenileme çalışmaları kapsamında 167 bin kilometreden fazla yolu modernize ettiklerini bildirdi.

Erdoğan, bütün bu çalışmalarla karayollarındaki trafik kazası oranını 2003 yılına göre, geçen sene yüzde 41 oranında azaltmayı başardıklarını vurguladı.

-"Özgürlük birilerinin özgürlük alanına girmek değildir"-

Otoyol çalışmalarını da yaygınlaştırdıklarını anlatan Erdoğan, Gebze-İzmir otoyolunun ön çalışmalarının sürdüğünü, İstanbul üçüncü boğaz köprüsünü ve bağlantılı 95 kilometrelik otoyolu 2015 yılında hizmete açacaklarını belirtti.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ama Ana Muhalefet zihniyeti, yandaşları, hani o ’cumhuriyetçiyiz’ diye yürüyenler var ya onlar buna da karşı çıktılar, ’üçüncü köprü nedir’ dediler. Bu sabah bir gazete okudum, aman yarabbim. Taksim’de bir dernek kurmuşlar, hayırlı olsun. Nedir, Taksim Meydanı’ndaki şu anda yayalaştırma çalışması yapıyoruz ya trafiği alta alıyoruz ya ’istemezük’ diyorlar. Cumhurbaşkanımızın eşine, eşime ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşine çağrı yapıyorlarmış. ’Kadınlar bu konularda çok daha hassastır, lütfen bu işe müdahale edin’ diye. Biz de tam aksine bu ülkede çocuğuyla kadınıyla herkesin çok daha huzurlu Taksim Meydanı’na çıkabilmesinin adımını atıyoruz. Be hey gafiller, biraz kendinize gelin.

Ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım, o Taksim’in çilesini bilirim, o Taksim’de nelerin olduğunu bilirim. Biz bunu düzeltmenin gayreti içindeyiz. Bu aşk, sevda işi. Ama bunların böyle bir derdi yok. Dünyada gelişmiş ülkeler büyük meydanlarıyla övünürler. İstanbul gibi bir şehrin bana söyleyebilir misiniz bir büyük meydanı var mı? Yok. Kadıköy’de, Kadıköy İskelesi’nin orada miting yaparlar. Orada miting yapılır mı? Neden? Elde bir şey yok onun için. Biz geçmişte Taksim Meydanı’nda mitinglerimizi yapardık, Sultanahmet Meydanı’nda yapardık. Ama biz oralarda mitinglerimizi yaptığımız zaman böyle bir insan sirkülasyonu, araç sirkülasyonu yoktu. Sultanahmet’te yoktu. Ama şimdi sen kalk, Sultanahmet’te hadi bakalım git orada sen miting yap. Buna nedir, bir, dünya turizmine Sultanahmet’i kapamaktır. Bütün trafik sistemini alt üst etmektir. Ondan sonra da biz burada özgürlük uğruna her şeyi yaparız. Yok böyle özgürlük olmaz. Çünkü özgürlük birilerinin özgürlük alanına girmek değildir. Devlete düşen de bu özgürlük davetlerini yapabilecekleri imkanları hazırlamaktır. Biz şimdi ne dedik. Kazlıçeşme. Orası bizim değil. Orası özele ait mülk, fakat orası çok büyük işler gördü. Pınarhisar’a giderken veda toplantımızı orada yaptık. Ama ondan sonra AK Parti’nin de bütün mitinglerini biz Kazlıçeşme’de yaptık ve 100 binleri orada toparladık. Diyoruz ki gelin Kazlıçeşme’de yapın, oraya gelmiyorlar, niye? Oraya gelecekleri anda kaybolacaklarını biliyorlar."

İstanbul’da hem Avrupa hem Anadolu yakasında iki büyük meydan yaptıklarını dile getiren Erdoğan, Yenikapı ve Küçükyalı’da yapımı süren meydanların 500 bin ila 1 milyon insanı alabilecek kapasitede olacağını söyledi.

"Derdimiz, insanları rahatsız etmeyecek şekilde ulaşımın ve alanların gayet güzel olabildiği yerler" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bir de enteresan, Taksim ile ilgili bu beyefendiler diyorlar ki ’Daha önce Taksim Kışlası’nın olduğu yer şimdi artık Taksim’in tek yeşil alanı’ diyorlar. Tamam da bunu yeşil alana dönüştürürken orada bir kültür yok edildi. Niye onun hesabını sormuyorsun onu yapanlara? Sorsan, o Taksim Kışlası’nın mimari olarak güzelliğini, bunu yazanlar görmemiştir, görmeden sadece yazıyor, çiziyor, konuşuyorlar ve bağırıp çağırıyorlar. Oranın yıllarca top sahası olarak kullanıldığından da belki haberi yoktur. Meşhur Taksim Stadı orasıydı. Şimdi aslı neyse bütün onların rölövelerini çıkartıp, o projeler üzerinden Taksim’e yakışır şekilde tekrar onu yapacağız. Artık bir kışla olarak değil ama bu mimari eser, orada çok daha farklı özelliklerle inşallah halkımıza ve tüm insanlığa hizmet verecek. Çünkü bu meydana gelenler, gelecekler onun önünde resimlerini çektirecekler, dünyanın değişik yerlerinden, ülkemden, hepsi. O kadar güzel. Ama işte bu muhalefet içinde bulunanların bunu da kabul etmeleri mümkün değil. Çünkü bu ülkede yeni bir şey yapılmasın veya tarih yeniden ayağa kaldırılmasın."

-"Kuyuyu görmedikleri için kimse hayır temennisinde bulunmuyor"-

Marmaray ve Avrasya tünellerinden oluşan iki ayrı projeyle Avrupa ve Asya’yı denizin altından birbirine bağlayacaklarını dile getiren Erdoğan, Marmaray’ı yaklaşık bir yıl sonra, Avrasya Tüneli’ni de 2015 yılında hizmete almayı planladıklarını bildirdi.

Erdoğan, "Bunlar hep yerin altında. Yerin altında olduğu için vatandaş bunların farkında olmuyor. Onun için de dikkat ederseniz herkes minare yapar, kuyu yapmazlar. Çünkü kuyuyu kimse görmüyor. Ama minare yaptığı zaman ’filanca efendi bak minare yaptırmış, ne kadar güzel’ diyorlar. Kuyu, onu görmedikleri için kimse ona hayır temennisinde bulunmuyor. İnşallah Marmaray, tüm bunlara rağmen sadece Türkiye’de değil dünyada ses getirecek" diye konuştu.

Rize’yi Erzurum’a bağlayacak, yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki Türkiye’nin en uzun tüneli Ovit’i 2015’te tamamlayacaklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye’de bugüne kadar olmayan hızlı tren hatlarını da kendilerinin inşa ettiğini vurguladı. 2009’da Ankara-Eskişehir hattını, geçen yıl ise Ankara-Konya hattını tamamlayarak hizmete açtıklarını dile getiren Erdoğan, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Sivas hızlı tren hatlarının çalışmalarının da sürdüğünü belirtti.

-"Sayın Kılıçdaroğlu, bunları iyi takip et"-

Ankara-İzmir hızlı tren hattının bir bölümünde inşaatın başladığını, bir bölümünün proje çalışmalarının devam ettiğini bildiren Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu bunları iyi takip et. Bak gel neler yapılıyor neler ediliyor, bunları gör, bunlarda fayda var. Senin de heyecanın artabilir. Bunu özellikle istirham ediyorum, gel bunları takip et" dedi.

Diğer hızlı tren çalışmaları hakkında da bilgi veren Erdoğan, "Türkiye’nin en büyük banliyö işletmesi olan, milleti hep böyle maalesef aldatıyorlar, İzmir’deki İZBAN’ı Ulaştırma Bakanlığımızın ele alışıyla hizmete aldık, 2010’da. Ama çıkıp da Ulaştırma Bakanlığı’na bir teşekkürleri yok, tam aksine ’Biz yaptık’ diye de doğru konuşmuyorlar" ifadelerini kullandı.

Hızlı trenleri ve bunlarla ilgili malzemeleri Türkiye’de üretmeye başladıklarını anlatan Erdoğan, "Ankara’da metro ve banliyö bağlantıları da olan modern bir hızlı tren garı inşa ediyoruz. Şu andaki garımızın çok çok fevkinde olan bir modern garı inşa ediyoruz" dedi.

Demiryolu konusunda yapılan çalışmalara da değinen Erdoğan, bugüne kadar 6 bin 838 kilometre demiryolunu yenilediklerini dile getirdi.

-"Lufthansa ile THY’yi ortak işletmeciliğe sokalım" teklifi-

Hava ulaştırması alanında çok önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Erdoğan, "Almanya seyahatimizde Merkel bana şunu teklif etti, ’Lufthansa ile Türk Hava Yolları’nı ortak işletmeciliğe sokalım’. ’Tamam’ dedim. Zaten bizim de şu anda projelerimizin içinde var ve Türk Hava Yollarımız ile Lufthansa böyle bir müşterek adım inşallah atabiliriz, atacağız" diye konuştu.

İstanbul’a üçüncü hava meydanını yaptıklarını belirten Erdoğan, "Bu da yıllık kapasitesi 100 milyon olan bir havalimanı. Şu anda proje uygulamasının yapılacağı alan bizce malum ve bunu da inşallah Avrupa- Asya yakasında oluşturacağımız iki şehirle bütünleştireceğimiz gibi Kanal İstanbul projesiyle de adeta birbirinin mütemmimi olarak gerçekleştireceğiz" dedi.

Mevcut havalimanlarının ihtiyacı karşılayamadığını anlatan Erdoğan, denizde inşa edilen ilk havalimanı Ordu-Giresun Havalimanı’nı 2014 yılında açacaklarını, Mersin-Adana arasındaki Çukurova Havalimanı’nı da süratle bitirip hizmete sunacaklarını dile getirdi.

-Kentsel dönüşüm çalışmaları-

TOKİ aracılığıyla Türkiye’de toplu konut alanında yeni bir dönem yaşandığına işaret eden Erdoğan, bugüne kadar TOKİ aracılığıyla 81 il ve 800 ilçede yaklaşık 560 bin konut üretilmesine yönelik çalışmayı başlattıklarını, yaklaşık 476 bini sosyal nitelikli olan bu konutlardan 438 binini çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleriyle birlikte tamamlayıp sahiplerine teslim ettiklerini kaydetti.

Kentsel yenileme projeleri kapsamında da 261 bin konutluk gecekondu dönüşüm çalışmalarını şu anda yürüttüklerini belirten Erdoğan, TOKİ projeleri aracılığıyla doğrudan ya da dolaylı olarak 800 bin kişilik istihdamın ortaya çıktığını dile getirdi.

Erdoğan, 5 Ekim’de önemli bir adımı attıklarını, afet riski taşıyan binaları yıkarak güvenli, sağlıklı ve şehirdeki o moderniteyi ortaya koyabilecek binaların inşasını getirmek için harekete geçtiklerini, bu projeyle 20 yıllık sürede Türkiye’deki 6,5 milyon konutun dönüşümünü planladıklarını anlattı.

-"Niye bugüne kadar memurlara toplu sözleşme hakkını vermediniz"-

Sosyal güvenlik alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Erdoğan, sosyal güvenlik sistemini vatandaşın lehine olacak şekilde baştan sona yenilediklerini ifade etti.

Türkiye’de 2002 yılında sigortalı olarak çalışan sayısının 12 milyon olduğunu belirten Erdoğan, geçen yıl bu rakamın 17 milyon 375’e yükseldiğini, bu yıl bu rakamı 18 milyon 430 bine ulaştırdıklarını, bunların takipler neticesinde yapıldığını bildirdi.

Memurlara toplu sözleşme imkanı getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "İşçiden yana olanlar, emekçiden yana olanlar, sizlere sesleniyorum. Niye bugüne kadar memurlara toplu sözleşme hakkını vermediniz? Bu hakkı da biz verdik. Çalışmasını biz yaptık. Yasayı da biz çıkardık" diye konuştu.