Erdoğan: Bunlar sadece beton döker

BDP Lideri Demirtaş'ın "Öcalan'ın heykelini dikeceğiz" açıklamasına sert tepki gösteren Erdoğan, "Kalp, taştan olunca ruh da işte böyle beton hayali görür" dedi

14 Kasım 2012, Çarşamba 13:16
A A

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bakın dün BDP’nin eşbaşkanı çıktı; bölücübaşının heykelini dikeceklerini söyledi. İşte bunlar sadece böyle beton dökerler. Kalp, taştan olunca ruh da işte böyle beton hayali görür. Dünyanın her yerinde diktatörlerin heykelleri yıkılırken bunların aklı sadece heykel dikmeye yetiyor. Bunu defalarca söyledim. BDP, Doğu’nun Güneydoğu’nun CHP’si olma yolunda emin adımlarla ilerliyor"dedi.

>>> DEMİRTAŞ'TAN BAŞBAKAN'A YANIT

AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılan Erdoğan,  "Saddam’ın Stalin’in, Lenin’in, Tito’nun, Esed’in heykelleri tek tek yıkılıyor. Hiç merak etmeyin, bunların heykelleri bu topraklarda kendilerine kaide bile bulamaz. Her biri birer medeniyet şehri, her biri birer tarih şehri olan Doğu’nun Güneydoğu’nun şehirlerindeki o manevi atmosfer, bunların hayallerindeki o heykeli daha yapılmadan paramparça edecek güce, kudrete sahiptir"dedi.

"Paranoya içindeler"

Konuşmasında CHP ve MHP'ye de yüklenen Erdoğan, "O kadar büyük  bir korku, o kadar büyük bir paranoya içindeler ki atılan her adımın, yapılan her reformun Türkiye’yi böleceğine inanıyorlar. Niye çünkü o adımı AK Parti iktidarı atıyor onun için. Bunların kendilerine güveni yok, özgüveni hiç yok. Biz Türkiye’ye güveniyoruz"dedi.

Başbakan Erdoğan, "MHP’liler hiç endişe etmesinler. Türkiye’yi bölmeye yönelik bir girişim olursa biz onun karşısında sizden çok daha çok önce durur ve sapasağlam dururuz" dedi.

"Patolojik vaka, kendi geçmişinden bahsedememek"

Selçuklunun, Osmanlının mirasını, kültürünü, birikimini, tecrübesini devralmış bir millet olunduğunu anlatan Erdoğan, 75 milyonun her ferdinin bu şuuru taşıması ve geleceğe özgüvenle yürümesi gerektiğini belirtti.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz hiçbir konuda komplekse, eziklik hissine kapılamayız. Yeri gelmişken şu hususu da ifade etmek durumundayım; önceki gün Rize’de üniversitede düzenlenen törende Rizeli çocukların, Rizeli gençlerin, tüm Türkiye çocuklarının, Türkiye gençlerinin geçmişte çektikleri eğitim çilelerini dile getirdim. Bizim bir çocuk olarak yaşadıklarımızı, anne babalarımızın yaşadıklarını, kendilerinden dinlediklerimizi dile getirdim.

CHP Genel Başkanı nedense bundan çok rahatsız olmuş. Belli ki Rizeli çocukların, Türkiye’nin çocuklarının o çilesinin o yoksulluğunun, yoksunluğunun sebebinin CHP olduğunu biliyor ve bundan alınganlık gösteriyor. 60 yıl öncesi anlatılınca bunu kendisi patolojik vaka olarak değerlendiriyor. Patolojik vaka, çocukluğundan bahsetmek, anne babayı yadetmek değildir. Patolojik vaka, kendi geçmişinden bahsedememek, o konuya hiç ama hiç girmemektir.

Dikkat edin CHP Genel Başkanı ne kendi kişisel tarihini ne de CHP’nin tarihini konuşamaz. Zira her ikisinde de Dersim var. Her ikisinde de Dersim ile yüzleşmek zorunda. Zalim CHP ile mazlum Dersim arasında bir tercih yapmak zorunda ama bunu yapamıyor. İşte asıl patolojik vaka budur. CHP Genel Başkanı Dersim ile CHP arasında bir reddi miras tercihi yapmak zorunda kalmış ve Dersim’i reddetmiş, üzerine örtmüş, onu unutmuştur. Ama onunla da devamlı geçinmektedir."

-"Asla böyle bir köksüzlük içinde değiliz"-

Daha önceki bir genişletilmiş il başkanları toplantısında Dersimli Seyit Rıza’yı anlattığını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Büyük bir vakarla ipe götürülürken Seyit Rıza şunu söylemiştir; ’Evladı Kerbelayık. Bihatayık. Ayıptır, günahtır, cinayettir’. Seyit Rıza idamından 70 yıl sonra bile hatırlanırken o dönem zalimlerle işbirliği yapan Seyit Rıza’nın kardeşinin oğlunu hiç kimse hatırlamıyor. İsmini hiç kimse bilmiyor. CHP Genel Başkanı bir Seyit Rıza olmak yerine, Seyit Rıza’nın en azından izinden gitmek yerine işte o işbirlikçilerle hareket etmeyi, Dersim’in üzerine örtmeyi tercih etmiştir. Ortada bir patolojik vaka varsa o da işte budur.

Biz asla ve asla böyle bir köksüzlük içinde değiliz. Hatası, sevabıyla Selçukludan bugüne kadar tarihimize, ecdadımıza sahip çıkarız. Hatalarla yüzleşir, sevaplarımızla da iftihar ederiz. İşte bu hareketin CHP’den ayrıldığı en temel fark budur. Onlar 50-60 yıl öncesini konuşmayı patolojik vaka olarak görürken, biz 1071 ruhunu 2071’e taşımanın azmi ve gayreti içindeyiz. Farkımız budur."

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;