Erdoğan: Dostluğumuz ne kadar kıymetliyse, düşmanlığımız da o kadar şiddetlidir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM Grubu Toplantısı'nda İsrail'e yönelik sert ifadeler kullandı

Erdoğan: Dostluğumuz ne kadar kıymetliyse, düşmanlığımız da o kadar şiddetlidir

İşte Erdoğan'ın konuşması:

"Bugün sadece milletime değil, bütün insanlığa seslenmek istiyorum. Dün iki saldırı gerçekleşti. İskenderun'da 6 askerimiz şehit oldu. İsrail ordusuna ait silahlı unsurlar Gazze'ye yardım götüren gemilere uluslararsı sularda saldırıda bulundu, masum insanların kanını döktü. Bu insanlık dışı saldırıyı bir kez daha lanetliyoruz.

İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır, insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır.

Bu silahlı saldırının BM'nin temel felsefesine yapılmış bir saldırı olduğu açıktır. Bu gemiler sadece yardım malzemeleriyle yüklüdür ve kontrol edilmiştir. Gemilerde gönüllüler dışında kimse yoktu, beyaz bayrak çekilmişti. Buna rağmen askeri saldırıya uğradılar.

Olayın ilk anlarından itibaren arkadaşlarımla meseleyi tüm boyutlarıyla ele aldık. Gelişmeleri çok yakından takip ettik. Tepkimizi ve hassasiyetlerimizi ortaya koyduk. Dönüş yolunda uluslararası camiayla irtibatta bulundum, buna da devam ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti tüm diplomatik ve hukuki kanalları kullanacaktır.

Büyükelçimizi geri çektik, ortaklaşa yapılması planlanan 3 tatbikatı iptal ettik, 2 futbol maçını iptal ettik. BM Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrılmış, kınama kararı çıkmıştır.

İsrail yaralıları biz gönderelim dedi, biz yaralılarımızı alacak iradeye sahibiz diyerek bu teklifi reddettik. 3 uçağımız yaralıları almaya gitmiştir.

İsrail'in kamuoyunu doğru bilgilendirmeli, bundan kaçınmamalıdır. İsrail yanlıştan geri dönmelidir. Bu gemilerde 32 ülkeden insan bulunmaktadır. Bu ülkelerden de tepki bekliyoruz.

İsrail derhal ambargoyu kaldırmalı, Filistin'e yardımların ulaştırılmasına engel olmamalıdır.

Dün yaşanan olaylar insanlık tarihi açısından büyük bir kara leke ve büyük bir ayıp olarak tarihe geçmiştir.

İnsani yardım gemilerine silahlarla saldırıda bulunmak, masum insanları katletmek, sivil insanlara terörist muamelesi yapmak, insanlık açısından büyük bir sukuttur, alçakça bir pervasızlıktır"

Savaşın da bir hukuku, kuralı vardır. Savaşta çocuklara, kadınlara, yardım görevlilerine saldırılmaz. Savaşta değil barışta beyaz bayraklı gemiye saldıranlar insanlıktan çıkmış olurlar.

İsrail hükümetinin bu cüretkar, bu sorumsuz, bu pervasız, bu hak hukuk tanımayan, her türlü insani erdemi ayaklar altına alan saldırısı mutlaka ama mutlaka cezalandırılmalıdır.

Türkiye olarak bu işin peşini bırakmayacağız. Türkiye yen yetme köksüz bir devlet değildir. Bir kabile devleti hiç değildir. Kimse Türkiye'nin sabrını test etmemeye kalkmamalıdır. Türkiye'nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir.

Mesele Türkiye ile İsrail arasında yaşanan bir mesele değildir. Mesele İsrail yönetiminin zulümü mübah gören, saldırgan, barışı terk eden tavırlar sergilemesidir. İsrail yaptığı haksızlıkları antisemitizm ile savunma aymazlığından vazgeçmelidir. İsrail'in yaptıklarının görmezden gelinecek hali kalmamıştır. Uluslararası toplumun yeter artık deme zamanı gelmiştir. BM kınama kararı ile yetinmemelidir.

İsrail'in bu tutumları bir yerlerden aldığı güçle oluyor. Obama ile bu akşam 20:00'de görüşeceğim. Ortadoğu'da barışı yok etmeye çalışan İsrail'e izin veremeyiz. Bu yönetim bunun hesabını verecektir. İsrail, ittifak noktalarını bir bir kaybetmekte, etrafına istikrarsızlık yayan bir çıbanbaşı olarak ortaya çıkıyor.

Buradan İsrail halkına da sesleniyorum. Her zaman antisemitizme karşı olduk. Şimdi aynı insani tavrı sergileme sırası, İsrail halkı olarak sizdedir. Hükümetinizin saldırgan tavırları, sizin güvenliğinizi tehdit etmektedir. Masum insanları öldüren, korsanlık yapan bu pervasız politikacılar öncelikle İsrail halkına kötülük yapmaktadır.

Bugün bir milattır. Alenen cinayet işleyen, katliam yapan bir devletin hesap vermeden uluslararası toplumun yüzüne bakması mümkün değildir. O gemiler birer merhamet gemisidir. Uluslararası sularda bir sivil gemiye saldırmak, masum insanları katletmek açıkça devlet terörüdür. Bize ateş ettiler diyorlar. Bu yalanlarınızdan bıktık, biraz dürüst olun.

Öldürmeyi ne kadar iyi bildiklerini yüzlerine söylediğimiz İsrail, katliamı da ne kadar iyi bildiğini tüm dünyaya gösterdi.  

İsrail hiç bir gerekçe ile elindeki kanı temizleyemez, bunu izah edemez. Bu sorun artık bütün dünyanın sorunudur.

Bu noktadan sonra İsrail'in kanlı saldırılarına her kim göz yumarsa, bilmelidir ki onlar da bizzat suç ortağıdır.

İsrail, Türkiye'yi başkalarına benzetmek gibi bir hatanın içine düşmesin. Bedeli ağır olur.

Herkes sussa, herkes gözünü yumsa, herkes sırtını dönse bile biz Türkiye olarak Filistin'e sırtımızı dönmeyecek, gözümüzü yummayacak, sessiz kalmayacağız.

Türk halkı olarak metin olmamız gerekli. Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukukun ve diplomasinin bütün imkanlarını kullanmaktadır ve bundan sonra da kullanacaktır.

Siz ne kadar hukuk dışılığın arkasındaysanız, biz o kadar hukukun arkasındayız.

Tarihimizin verdiği misyonla hareket etmeye devam edeceğiz.

TERÖR SALDIRISI

İskenderun'daki hain saldırıyı bir kez daha lanetliyorum. Terör örgütü alçak ve kanlı yüzünü bir kez daha ortaya koydu.  Terör örgütünün kanlı hesapları asla tutmayacaktır. Biz demokrasi dedikçe birileri teröre sarılıyor. Terörle mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz, demokratikleşmeden de vazgeçmeyeceğiz. Terör örgütü ve yandaşları asla emellerine ulaşamayacaktır.