Erdoğan: Ekşi'yi tardedin

Başbakan Erdoğan, partisinin meclis grup toplantısında konuşurken, Oktay Ekşi için 'Basının yüz karasıdır' ifadesini kullandı

a
a
Salı, 02 Kasım 2010 - 14:21


Erdoğan: Ekşi'yi tardedin

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin meclis grup toplantısında konuştu. Konuşmasının başlangıcında, İstanbul Taksim’de yaşanan terör saldırısına ve terörle mücadeleye değinen Erdoğan, muhalefetin konuşmalarındaki üslubu değiştirmesi gerektiğini de belirtti.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

'BASIN KONSEYİ EKŞİ'Yİ TARDETSİN'

“Bu üslup ve hareketler, dünyanın hiçbir yerinde ifade ya da basın özgürlüğü ile ifade edilemez. Medyaya eleştirilerimiz her zaman bu zihniyete karşı oldu. Yıllardır üstü örtülü sürdürülen haksız, hukuksuz saldırılar, geçtiğimiz hafta yazı ve dil ile de ikrar edilmiştir. 1940’lı yıllardan beri, cumhur Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından adeta uzak tutuldu. Bu tür yazı yazanların basın konseyi gibi, basın ahlak ilkelerine önem verdiğini iddia eden bir konseyin başında temsilci olması, Türkiye için, Türk basını için bir yüz karasıdır. Basın Konseyi’nin bu noktada, basın ahlak ve ilkelerine zerre kadar saygısı varsa, ‘Biz böyle biri ile yürüyemeyiz’ diyerek, kendisini oradan tardetmeleri (uzaklaştırmaları) lazım."

HİÇBİR İDEOLOJİ BUNA ONAY VERMEZ

“Pazar sabahı, Taksim’de bir saldırı gerçekleşti. Bu meydan, 24 saat capcanlı olan, her ilçeden, her ilden vatandaşlarımızın geldiği, farklı dinlerden, mezheplerden, etnik kökenlerden birçok turistin gelip gittiği, insanların kol kola gezdiği Türkiye’nin güzel bir fotoğrafını yansıtır. Terör kanlı yüzünü bu güzel fotoğraf üzerinde göstermiştir. Üzerindeki bombayı patlatan bu intihar bombacısı hayatını kaybetmiştir. Milletimize, İstanbullular’a, emniyet teşkilatımıza, tüm yaralılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Bu saldırının arkasında kimler olduğu ve neyi hedeflediği elbette önemlidir. Ancak bundan daha önemli olan, saldırının terör olgusunu bir kez daha gözler önüne sermiş olmasıdır. Bu saldırıyla terörün kanlı ve kirli yüzü bir kez daha çok iyi anlaşılmıştır. Dünyanın en kalabalık meydanlarından birinde güvenlik güçlerinin olduğu kadar kadınların ve çocukların yoğun olarak bulunduğu bölgede toplu katliamı hedef alan anlayış, insana ait hiçbir hissiyatın sahibi olamaz. Masum insanları katledip, kendi yaşamını da sonlandıran anlayış ancak büyük bir gaddarlık ve gözü dönmüşlük ile ifade edilir. Hiçbir ideoloji buna onay veremez, meşrulaştıramaz. Bu saldırının hedefi Türkiye ya da milletimiz değil, insanlıktır”

'TERÖRE KARŞI ORTAK HAREKET EDELİM'

“Tüm dünyaya, nereden gelirse gelsin, ortak hareket edelim çağrısını, terörün bu yüzünü gördüğümüz ve acısını yaşadığımız için yapıyoruz. Kimin hangi ideolojiyi taşıdığına bakmadan teröristi sadece terörist görüp tavır alalım. Bu tezlerimizi her yerde dile getirdik. Özellikle Avrupa’da terörün kaynaklarının kesilmesi noktasında önemli gelişmeler oldu. Tüm çağrılarımıza rağmen teröre karşı gereken kararlılığı göstermeyen ülkeler ve siyasetçilerin, akan kanın üzerlerine bulaştığını artık görmelerini istiyoruz. Terör eylemleri üzerine siyasi hesap yapanlar, bu tür kanlı eylemlerle topluma yılgınlık ve korku aşılayabileceklerini sananlar beyhude bir uğraş içindeler”

“SİYASİ PARTİLER, TERÖRÜ POLEMİK MALZEMESİ YAPMASIN”

Terör konusunu iç siyaset malzemesi yaparak istismar edenler, terör örgütlerin amacına hizmet ederler.  Terörle mücadele gibi bir milli meselede ortak bir duruş sergileyememek çok yanlıştır. Tüm siyasi partilerimize tavsiyem, terör konusunu siyasi çekişme ve polemik malzemesi yapmamalarıdır”

'BÖLGE HALKI, TERÖRÜN GERÇEK GÖRSÜN'

“Biz demokrasiyi güçlendirdikçe, birileri bundan rahatsızlık duymaya başladı. Türkiye, hukukun üstünlüğüne geçerse, Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlarımızı daha fazla istismar edemeyeceklerinin farkına vardılar.  Ilısu Barajı’nda incelemelerde bulunduk. Ardından Şanlıurfa’ya geçtik, 11 tesisim açılışını yaptık. Artık o bölgenin kaderi değişiyor. Yoksulluğa çare olacak bu büyük yatırımlar, terör örgütü tarafından tehdit olarak görülüyor. ‘Yoksulluk bitmesin, biz insanları istismar edelim, gençleri kandıralım’ diyorlar. Bölge halkı, terörün bu yüzünü artık görsün istiyorum. Saldırılar karşısında geri adım atarsak, bilin ki, onlar kazanacak.

“BUNLAR ANA MUHALEFET DEĞİL, KARİKATÜR MUHALEFETİ”

CHP, MHP, BDP, Türkiye’nin her yerine aynı dille seslenemiyor. 12 Eylül’de hayır oyu veren yüzde 42’lik kesime karşı hassasiyetimiz de bu değerlendirmelerimiz haklı çıktı. Belli kesimler, sürekli kışkırtılıyor. Çirkin üslupla kitleleri galeyana getirmeyi devam ettiriyorlar.  Bu partilerin yönetici kadrolarına seslenmiyorum, onlara oy verenlere sesleniyorum. TC’nin başbakanına en seviyesiz şekilde dil uzatmak kimsenin haddi değil, Freni patlamış kamyon gibi aklına ilk geleni söylemekle, kendilerini küçültüyorlar. Partisinin Gençlik Kolları’nın hazırladığı sergide son derece basit bir üslupla, hükümete hakaret edenler, kendilerine zarar veriyorlar.  Üç gün sonra da kapatma kararı alıyorlar. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Neye yarar? Bunu hangi siyasi etikle izah edebiliyorsun? 12 Eylül halk oylamasında bunlar muhalefeti karikatür dergilerine havale etmişlerdi. O zaman mizah yapıyorlar sanıyorduk. Ama görüyoruz ki seviye bu, ana muhalefet değil, karikatür muhalefeti. Bu millet, siyasetteki hataları düzeltme olgunluğunu hep gösterdi. 12 Eylül halk oylamasında olduğu gibi, eline silgiyi alıp o karikatürleri de düzelteceği gün elbette gelecektir.

“KILAVUZ-KARGA MESELESİ”

Sadece liderler de değil, liderin bazı takipçilerinin de ağızlarını bozduklarını görüyoruz. Kılavuz, karga meselesi..Birileri dillerinin altındaki baklayı çıkarmaya başladı. Önce ‘bidon kafalı’ dediler, sonra ‘göbeği kaşıyan adam’ dediler. Milletin seçimle gelmiş hükümetine, ağıza alınmayacak küfürler etmeye başladılar.  Güya çevreyi korumak adına yazı yazanların, bizzat kendilerinin çevreyi kirletmesi gibi. Buna ‘gönül çevresini kirletmek’ denir.

“BİZ BAĞDAT CADDESİ’NE DE GİDERİZ, KASIMPAŞA’YA DA. FARKIMIZ BU”

Bu ülkede cumhur, yıllarca seçkinlerin resepsiyonuna giremedi. Aynı ortamı paylaşmadılar. Ne zaman ki, Cumhuriyet cumhurla kucaklaştı, beyefendiler o resepsiyonları boykot etmeye başladılar. Milletle hala aynı çizgide değiller. Millet yanlarına geldi diye rahatsız oldular. Bu anlayışla millet devletten, lailklikten soğudu. Sizin gibi imtiyazlıların tahammülsüzlükleri ile, millet devleti yeterince sahiplenmedi.  Ondan sonra gider, Bağdat Caddesi’nde tur atarsın. Biz Bağdat Caddesi’ne de, Kasımpaşa’ya da gideriz, farkımız bu.

Bunların derdi milletin devleti sahiplenmesi değil, kendi imtiyazlarını kollamak. Keşke bizim yüzde 42’yi anlamak için gösterdiğimiz çabanın onda birini, bunlar yüzde 58’i anlamak için gösterseler. O zaman seviye, bugünkünden çok daha farklı olacaktır”

(ANKARA / DHA)


 

3