Erdoğan: Her ülke bilsin ki sabrımızın bir sınırı var

Türkiye'nin ilk milli ana muharebe tankı "Altay", Başbakan Erdoğan'ın katıldığı törenle tanıtıldı

15 Kasım 2012, Perşembe 17:10
A A

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Herkes, her ülke bilsin ki bizim de sabrımızın bir sınırı vardır. Elbette birilerinin bizi çekmek istediği bataklığa biz girmeyiz. Ama gerektiğinde, bütün imkanlarımızla, dünyanın en güçlü, en mücehhez ordularından biriyle, barış, güvenlik ve istikrar için gereken karşılığı vermekte bir an bile tereddüt etmeyiz" dedi.

Koç Topluluğu şirketi Otokar’ın ana yükleniciliğinde tasarlanan ve geliştirilen Türkiye’nin ilk milli ana muharebe tankı "Altay"ın ilk prototipleri, Otokar’ın Sakarya’daki fabrikasında düzenlenen törenle tanıtıldı.

Başbakan Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, bu anlamlı törende, özellikle bir ismi hayırla, rahmetle, minnetle yad etmek istediğini belirtti. Erdoğan, Kurtuluş Savaşı sırasında, cephanenin gizlice Karadeniz sahillerine, özellikle Kastamonu, İnebolu sahillerine ulaştığını, oradan kağnılarla içerdeki cephelere taşındığını hatırlattı.

Erdoğan, 1921 yılının Aralık ayında, İnebolu’dan kağnısına cephane yükleyen Şerife Bacı’nın Kastamonu şehrinin kapısına kadar bu kağnıyı getirdiğini ve orada kağnının üzerine kollarını açmış halde, donmuş bir şekilde bulunduğunu ifade etti.

Şerife Bacı’nın, cephanenin üzerine örttüğü yorgan kaldırılınca, askerlerin dehşet bir manzarayla karşılaştığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kağnıda, otlara sarılı top gülleleri arasında, çaputtan kundağa sarılmış bir bebek ağlıyordu. İşte bugün gerçekleştirdiğimiz bu tören, bugün iftiharla müşahede edeceğimiz bu tank, inanıyorum ki Şerife Bacı’nın da onun gibi nice kahramanın da ruhlarını şad edecek, ruhlarını tazim edecek bir manzara arz ediyor."

Kağnıda, hem bebeğini, hem ordusunun cephanesini taşıyan bir ülkeden, bugün artık nihayet, kendi gemisini, kendi silahını, topunu, uçağını ve tankını imal eden bir ülke konumuna gelindiğini bildiren Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama bakın; burada şu öz eleştiriyi de milletçe artık yapmak durumundayız. Şerife Bacı’nın, kağnısının üzerinde donarak şehit olduğu günden, 2002 yılına kadar tam 81 yıl geçti. Bu 81 yıl boyunca, savunma sanayinde gerekli adımların neden atılmadığını, gerekli yatırımların neden yapılmadığını sorgulamak zorundayız. Gazi Mustafa Kemal’in başlattığı o girişimlerin neden akamete uğradığını, Türkiye’nin kendi silahını, uçağını, helikopterini, tankını, gemisini yapmaktan neden uzak kaldığını ya da neden uzak tutulduğunu detaylı şekilde sorgulamak zorundayız. Eğer bunu sorgulamazsak işte şu son 10 yılda attığımız devasa adımları geleceğe taşıyamayız."

-"Savunma sanayinde çok önemli mesafeler kat ettik"-

Rahmetli Nuri Demirağ’ın, Gazi Mustafa Kemal’in talimatıyla Türkiye’de yerli uçak sanayinin temellerini attığını belirten Erdoğan, "Ama bakıyorsunuz, gizli bir el bu girişimleri akamete uğratıyor ve Türkiye’de bu sanayi maalesef on yıllarca gecikmeye maruz kalıyor. Bunları sorgulayacağız. Bunları, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Hicaz’da, Dumlupınar’da, düşmanın mermisinden ziyade, imkansızlıkla, yoklukla, yoksullukla şehit olan Mehmetlerimiz adına sorgulamak zorundayız" diye konuştu.

Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayinde çok önemli mesafeler kat ettiğini, deyim yerindeyse bu alanda bir sessiz devrim gerçekleştirdiğini anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye bugün artık kendi milli piyade tüfeğini, savaş gemisini, savaş botlarını, helikopterlerini üretir hale geldi. Sadece üretmekle kalmıyoruz, artık dünyaya savunma sanayi ürünleri, savunma sanayi teknolojisi ihraç ediyoruz. Eksiğimiz yok mu? Ciddi eksiklerimiz halen var. Bunları süratle gidermek zorundayız. Eğer Türk Silahlı Kuvvetlerimizin caydırıcılığını öne çıkaracaksak bunları başarmak zorundayız."
Bu alanda gurur duyulan işlerden birinin insansız savaş uçağı üretimi olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin ABD ve İsrail’den sonra insansız savaş uçağı üreten üçüncü ülke durumunda olduğunu söyledi.

-"2023 hedeflerimize doğru hızla yol alıyoruz"
Yerli mühendisler eliyle üretilen ve dünyanın her yerinden 2.5 metre çözünürlükte görüntü alabilecek kapasiteye sahip "GÖKTÜRK-2" uydusunu da kısa bir zaman içerisinde uzaya göndereceklerini belirten Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Güçlü ekonomimizle, itibarlı, aktif, barışçıl dış politikamızla, eğitim, sağlık, adalet, emniyet yatırımlarımızla, hukuk ve demokrasi alanındaki reformlarımızla 2023 hedeflerimize doğru hızla yol alıyoruz. Bilhassa son 10 yılda milli imkanlarla geliştirdiğimiz savunma sistemleri sayesinde ordumuzun gücüne güç kattık, caydırıcılığını arttırdık. Bundan sonraki dönemde de savunma sanayimize olan desteğimizi sürdüreceğiz. Kendi ordusunun ihtiyacını karşılayan ve ürettiği sistemleri dost ve müttefik ülkelere ihraç eden bir ülke olma yolunda inşallah emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz."

-"Bizim iyi niyetimizi, hiç kimse pasiflik olarak algılamasın"-

Bir hususun altını bir kez daha çizmekte fayda gördüğünü dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim, ne komşumuz olan, ne bölgemizde olan, ne de dünya üzerinde herhangi bir ülkeye karşı hasmane bir tutumumuz yok. Biz, barışın, istikrarın, huzur ve güven ortamının, sadece bir ülke için değil, tüm bölge için hayati derecede önemli olduğuna inanıyoruz. Kendimiz için istediğimizi ayrım yapmadan bölge ülkeleri için de istiyor ve arzuluyoruz. Ancak bizim iyi niyetimizi, bizim sağduyulu, sabırlı yaklaşımlarımızı hiç kimse pasiflik olarak, çekingenlik olarak algılamasın. Herkes, her ülke bilsin ki bizim de sabrımızın bir sınırı vardır. Elbette kurulan tuzakların farkındayız. Elbette, birilerinin bizi çekmek istediği bataklığa girmeyiz. Ama gerektiğinde, bütün imkanlarımızla, dünyanın en güçlü, en mücehhez ordularından biriyle, barış, güvenlik ve istikrar için gereken karşılığı vermekte bir an bile tereddüt etmeyiz."

-Altay’ın en kısa sürede TSK hizmetine sunulmasını planlıyoruz"

Başbakan Erdoğan, karmaşık ve ileri teknoloji ürünü alt sistemler içeren böylesi büyük bir savunma projesinin, planlanan takvime uygun olarak, hatta bir, iki yıl önce gerçekleştirilmesinin büyük önem arz ettiğini, Altay Projesi’nin o istikamette yürütüldüğünü belirtti.

Önümüzdeki dönemde seri üretim sözleşmesini de imzalayarak, milli tank Altay’ın mümkün olan en kısa sürede Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hizmetine sunulmasını planladıklarını ifade eden Erdoğan, "Diğer milli savunma sistemlerimizde olduğu gibi Altay’ın da yurt içinde Türk mühendislerinin gayretiyle ortaya çıkmış olması, hepimizi ayrıca gururlandırıyor. Bu noktada, ana yüklenici OTOKAR liderliğinde projede görev alan MKE, ASELSAN, ROKETSAN, Askeri Fabrikamız ve 40’tan fazla yerli firmamızdan oluşan Altay takımının üstün gayretleri takdire şayandır" diye konuştu.

Genelkurmay Başkanlığı’nı, Milli Savunma Bakanlığı’nı, tüm kuruluşları tebrik ededen Erdoğan, Altay’ın barış ve istikrara hizmet etmesi temennisinde bulundu.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının ardından, milli tank "Altay" kısa bir film gösterimiyle tanıtıldı. Daha sonra "Altay" tankı, törenin yapıldığı salona getirildi.

Törende Başbakan Erdoğan, "Altay" tankının yapımında emeği geçen kurum ve kuruluşların temsilcilerine birer plaket verdi.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç da Başbakan Erdoğan’a "Altay" tankının maketini sundu.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;