Erdoğan İbranice seslendi: Öldürmeyeceksin

Cuma, 04 Haziran 2010 - 17:24

Erdoğan İbranice seslendi: Öldürmeyeceksin

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Hükümeti’nin sebep olduğu siyon yıldızını gamalı hacla yan yana gösteren dünya algısının, İsrail halkını da rahatsız ettiğini belirterek, "İsrail halkını bu düşüncesiz, bu öngörüsüz, zalim ve vicdansız yöneticilere karşı daha dikkatli
davranmaya, İsrail’in sokulmak istendiği mecrayı daha dikkatli okumaya davet ediyorum" dedi.

Erdoğan, Kültür Park’ta Dünya Çevre Günü Kutlamaları ve toplu açılışlar dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, uluslararası sularda yardım malzemesi ve tamamı sivil yolcu taşıyan gemilere hukuksuz bir saldırı yapıldığını belirtti.

Dün İsrail’den getirilen yaralıları ziyaret ettiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Eli silahsız olan bu kardeşlerimize ateşli silahlarla saldırmışlar. Plastik mermi de kullanmışlar, demir leblebi de kullanmışlar, kurşun da kullanmışlar. Hepsini gördük. Ameliyattan çıkan, yoğun bakımda olan kardeşlerimizin hallerini gördük. Onlar da yaşadıklarını bize anlattı. Dahası bu gemilerin yolcuları sadece Türkiye’den değil, 32 ülke var. Hepsini dinledikten sonra baktık ki büyük bir zulüm ve tamamen korsanca bir saldırı" değerlendirmesinde bulundu.

İsrail saldırısını "açık bir devlet terörü, hukuk tanımamak, saldırganlık" olarak tanımlayan Erdoğan, saldırının, "İsrail’deki hükümetin
nasıl bir hastalık ruh hali, nasıl bir paranoya, nasıl bir travma içinde bulunduğunun örneği" olduğunu söyledi.

İsrail Hükümeti’nin "dünya bize karşı ikiyüzlü davranıyor" söylemlerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hayır. İkiyüzlü olan sensin, yalancı olan sensin, katliam yapanlardan gurur duyan sensin, ’arkanızdayım’ diyen sensin, sen. Bir kez daha söylüyorum, öldürmeyi iyi bilirsiniz. Ben onlara kendi dillerinden konuşuyorum. Tevrattaki on emirden altıncısı diyor ki ’öldürmeyeceksin.’ Anlamadın mı? Bak bir kez daha İngilizce söylüyorum: ’you shall not kill.’ Yine mi anlamadın? Bak o zaman senin dilinden, İbranice söylüyorum: ’Lo tir’tsach.’

Buradan bir hususun da altını çizerek söylüyorum. İsrail’deki hükümetin zorba tavrı, sadece Filistin’i değil, sadece bölgeyi değil, İsrail halkını da zora sokuyor, İsrail halkını da rahatsız ediyor. Hükümetin İsrail halkını yalnızlaştıran, dünyadan tecrit eden, dünya nezrinde imajını zedeleyen bu hırçın siyaseti İsrail vatandaşlarını da zora sokuyor. Hükümetin sebep olduğu siyon yıldızını gamalı hacla yan yana gösteren dünya algısı, eminim ki İsrail halkını da rahatsız ediyor. İsrail halkını bu düşüncesiz, bu öngörüsüz, zalim ve vicdansız yöneticilere karşı daha dikkatli davranmaya İsrail’in sokulmak istendiği mecrayı daha dikkatli okumaya davet ediyorum."

"BU İŞ NOKTALANMADI"

İsrail’in saldırısının ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun sürdürdüğü diplomatik süreci anlatan Başbakan Erdoğan, TBMM’de grubu bulunan partilerin İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere saldırısını oy birliğiyle, ittifakla bir deklarasyon yayınlamak suretiyle yeni bir sürece bağladığını söyledi.

İsrail’de kalan yaralılardan son ikisinin de Sağlık Bakanlığına ait  uçakla Türkiye’ye getirildiğini bildiren Erdoğan, böylece İsrail hastanelerinde hiçbir Türk vatandaşının kalmadığını kaydetti.

Saldırı sonrasında Türkiye’nin Dışişleri, Sağlık, İçişleri ve Adalet bakanlıklarının, Silahlı Kuvvetlerin, devletin hep birlikte STK’larla adım
attığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Adım adım süratle bu işleri tamamlamanın gayreti içinde olduk. Emeği geçen, bu gayreti samimi şekilde ortaya koyan tüm kardeşlerime tüm görevlilere şahsım, milletim adına çok teşekkür ediyorum. Bütün imkanlarımızı kullandık. Uluslararası gücümüzü devreye soktuk. Ama bitirmedik. Bundan sonra da devam edeceğiz. Çünkü bu iş noktalanmadı. Bunun arkası var. Devam ediyoruz, devam edeceğiz. Ne yapılması gerekiyorsa uluslararası camiada bunları da yapmaya devam edeceğiz. Hak yerini buluncaya kadar bu devam edecek."

-"BİR TAŞERON ÖRGÜT"

Başbakan Erdoğan, 30 yıldır kan döken terör örgütünün bir taşeron örgüt olduğunu çok açık net ortaya konduğunu vurgulayarak, bunun milletçe iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunlar asla benim Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi değildir, olamaz. Bunu böyle biliniz. Bunların hak ve özgürlükler diye bir derdi yok, bunu böyle bilesiniz. Bu işin dertlisi biziz. Onun için Milli Birlik ve Kardeşlik Projesini devreye soktuk, yoğun bir şekilde bunun üzerinde çalışıyoruz. Milli birlik ve kardeşliğe bu ülkede demokratik sürece kimler karşı çıktı. Bakın CHP, bakın MHP, bakın BDP, bunlar karşı çıktı. Nasıl dayanışma içinde olduklarını anayasa değişikliğinde de gördük. Bir taraftan ’benim partim çok kapatıldı’ diyeceksin. Ondan sonra partiler kapatılmasın veya partilerin kapatılmasını zorlaştıran madde gelince parlamentoya girmeyeceksin, dışarıda
oturacaksın.

Bir başka grup da kendilerine güvenmiyor. Genel başkanı kendisine güvenmeyecek, ’oy kabinine de sakın hiçbiriniz girmeyeceksiniz’ Niye? Güvenmiyor çünkü. Belki oy kabinine girerlerse oy kabininde farklı bir oy çıkabilir. Bunları yaşadık. Ne adına? Demokrasi adına. Böyle demokrasi olur mu Allah aşkına? Parti içi demokrasi böyle çalışır mı? Bunlar mı demokrasi olacak? Bunlar mı siyasi hayatın veya demokratik parlamenter sistemin vazgeçilmez unsurları olacak? Hayır."

"TÜRKİYE 17. BÜYÜK EKONOMİ"

Türkiye’nin dünyada 26’ncı büyük ekonomi iken şimdi 17’nci sırada bulunduğunu belirten Erdoğan, "Bütün bu iyi işler olurken terör devreye giriyor. Mücadelemiz sürecek. Sıkıntılarımız yok değil var ama milletçe kararlı duracağız ve inşallah bu işi en az zararla atlatacağız" dedi.

"En kapsamlı demokratik değişimi daha güçlü bir demokrasi için, 1982, malum darbe Anayasasını değiştirmek suretiyle yapmanın gayreti içindeyiz" diyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz ne diyoruz; biz sizin vekiliniz, siz asıl... Siz bize vekalet verdiniz. Şimdi diyoruz ki 12 Eylülde size geliyoruz. Söz de sizin, karar da
sizin. Bunu engellemek isteyenler kim? Adında halk yazanlar, Halk Partisi engellemek istiyor. Nereye gitti? Anayasa Mahkemesine gitti yine. Diyorum ya, Anayasa Mahkemesinin adını bu Halk Partisi değiştirdi. Ne oldu? Anamuhalefet Mahkemesi. İki de bir oraya gidiyor, yaptıkları başka bir şey yok. Çünkü gücünü oradan alacağını zannediyor. Güç burada, millette... Millete gideceksin, dürüstsen halka gideceksin."

Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda yeni ufuklar açma gayretinde olduklarını anlatan Erdoğan, bu süreci halka getirdiklerini belirtti.
Erdoğan, "Barış çağrılarımız var, yeter ki siz arkamızda durun, yeter ki siz bizden hayır dualarınızı eksik etmeyin. Allah’ın izniyle Türkiye çok daha büyük hedefleri yakalayacaktır. Bundan hiç mi hiç endişeniz olmasın" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Değerli kardeşlerim, bugün sizler bu coşkunuzla ve heyecanınızla büyük Türkiye’ye ’evet’ diyorsunuz. Değişime sizler ’evet’ diyorsunuz, ben bunu görüyorum. Çetelerle mücadeleye, hukuksuzlukla mücadeleye, mafyayla mücadeleye ’evet’ dediğinizi görüyorum ve onlara avukatlık yapanlara da ’hayır’ dediğinizi görüyorum.

Değerli kardeşlerim ama ben Konya’dan bir kez daha rekor bekliyorum. Ben Konya’dan Türkiye’ye anlamlı bir mesaj bekliyorum. Sevgili Mevlana’nın dediği gibi ’dert adamı yollara düşürür’. Biz Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresinde deli divaneyiz. Halkımızın, topraklarımızın deli divanesiyiz. Hani Aşık Veysel gibi dedik ya ’uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece’. Bizim memleket sevdamız var, bizim millet aşkımız var. Onun için biz her daim yollardayız."

Konya’ya her gelişlerinde olduğu gibi bugün de yine açılış törenleriyle geldiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, bugün sadece Konya için değil, Konya’dan, Tokat, Çanakkale Eceabat, Karaman, Kütahya, Aydın iline bağlı ilçe ve beldeler ile Samsun Çarşamba’da tamamlanan hizmetlerin açılışını yaptıklarını söyledi.

Adem Kadam / AA