Erdoğan: İsrail'e yaltaklanmak yerine, korsanlığı eleştirsin

Adana mitinginde Kılıçdaroğlu'nu ağır sözlerle eleştiren Başbakan Erdoğan, "Cesareti varsa, onuru varsa İsrail'e yaltaklanmak yerine, kalkar Akdeniz'deki korsanlığı eleştirir" dedi

Cumartesi, 04 Haziran 2011 - 17:14

Erdoğan: İsrail'e yaltaklanmak yerine, korsanlığı eleştirsin

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Uluslararası bir yayın kurumunun bu derece pervasızca taraf tutması, propaganda yapması talihsizliktir, saygısızlıktır ama aynı zamanda çok da manidardır" dedi.

Erdoğan, partisince Adana Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen mitingde, vatandaşlardan, CHP’nin iktidar ya da koalisyon ortağı olduğu dönemlerde Adana’ya neler yaptığını soruşturmalarını istedi.

"Biz iktidarı kimden devraldık sorun" diyen Erdoğan, "MHP’nin genel başkanına başbakan yardımcısıyken yurt dışına kaç kere gitti sorun. Biz size eserlerimizle, yaptıklarımızla konuşuyoruz. Bizim derdimiz istikrarın sürmesi, öyle mi? İstikrar güven olursa Adana büyür. İstikrar, güven olursa Türkiye büyür" diye konuştu.

Erdoğan, şunları kaydetti:
"İktidara geldiğimizde dünyada kaçıncı sıradaydık 26... Bugün neredeyiz 17... Ama buna doymuyoruz. 2023’de 10. sıraya en azından tırmanacağız. Biz MHP’den devraldığımızda milli gelir neydi? 230 milyar dolar. Şimdi 740 milyar dolar.

Türkiye’nin borç stoku neydi biliyor musunuz? Milli gelirin yüzde 61’i borçtu, şimdi yüzde 27’si borç. Devletin borçlanma faizi neydi biliyor musunuz? Yüzde 63. Yani 100 liraya 63 lira borç ödüyorduk. Şimdi yüzde 7 ile borçlanıyoruz. Aradaki fark kimin cebinde kalıyor. Benim Adanalı kardeşimin, çiftçinin, memurun cebinde kalıyor. Enflasyon yüzde 30’du Sayın Bahçeli, şimdi yüzde 7. Aradaki fark 23. Kimin cebinde kalıyor? Ayşe, Fatma kardeşimin cebinde kalıyor. Bize IMF’nin 23,5 milyar dolar borcuyla devrettiler. Ödedik ödedik şimdi 5 milyar dolar borç var.

Milliyetçiyim diyor de mi MHP? Ne milliyetçisi ya. Milliyetçilik milletini sevmektir, onun imkanlarını artırmaktır, vatanı sevmektir. 27,5 milyar dolar kasada döviz rezervi vardı. Şimdi dün, nereye çıktı biliyor musunuz? 97 milyar dolar. Ne demek bu MHP’den aldığımızdan bu yana 70 milyar dolar artırmışız. İşte yolsuzlukların olmadığı bir iktidar olursanız kasanız böyle güçlenir. 163 bin derslik yaparsın, 13 bin 600 kilometre yol yaparsın. Bütün spor tesisleri, enerji, bunları yoğun şekilde artırırsın."

-"CHP’NİN GENEL BAŞKANI SANALDIR"-

Erdoğan, konuşmasında, önceki gün bir derginin (The Economist) dünyada örneği görülmeyecek şekilde "CHP’ye oy verin" diye yayın yaptığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Son derece münasebetsiz bir makale yayınladı. Ben dün Konya’da da açıkladım. Eğer bu dergi AK Parti’ye oy verin deseydi, ona da karşı çıkardım. Sana ne ya. Senin Türkiye’nin işiyle ne alakan var? Haber vereceksen haber ver. Uluslararası bir yayın kurumunun bu derece pervasızca taraf tutması, propaganda yapması talihsizliktir, saygısızlıktır ama aynı zamanda çok da manidardır. Biz CHP’nin yeni genel başkanını ulusalcıların, çetelerin bir projesi olarak biliyorduk. Meğer Sayın Kılıçdaroğlu aynı zamanda uluslararası çetelerin de projesiymiş. İsrail, Tel Aviv’e her fırsatta selam gönderen CHP Genel Başkanı, şimdi o selamlarının karşılığını alıyor. Ne diyor? ’Biz olsaydık Mavi Marmara’yı göndermezdik. Biz olsaydık İsrail ile ilişkilerin bozulmasına izin vermezdik’ diyor.

Gazze’deki Kudüs’teki Ramallah’taki, Nablus’taki fosfor bombalarıyla öldürülmüş o masum bebeklerin hatırına o geminin adını ağzına alma. O Mavi Marmara Gazze’deki bebeklere mama götürüyordu mama, oyuncak götürüyordu oyuncak. Kalbinde şefkat olan, merhamet olan insan kalkıp da Mavi Marmara’yı eleştirmez. Cesareti varsa, onuru varsa İsrail’e yaltaklanmak yerine, kalkar Akdeniz’deki korsanlığı eleştirir.

Mavi Marmara’nın taşıdığı anlamı bilelim. Arkasında Türk Bayrağı var. Çok açık söylüyorum CHP’nin genel başkanı, CHP’nin başına bugüne kadar gelmiş en büyük taliksizliktir. CHP’nin genel başkanı sanaldır, yurt içi, yurt dışındaki çetelerin aleni bir projesidir. Geçtiğimiz günlerde ne oldu biliyor musunuz? Çok enteresan, benim için de komik. Bir gazeteciye Yunanistan ile ilgili ne diyor? Şunları söylüyor, ’Dayan Yorgo, biz geliyoruz’ diyor. Bunu diyen kim? Kılıçdaroğlu. Yunanistan’ın en büyük gazetesi CHP Genel Başkanı ile dalgasını geçiyor. O da başlık atıyor, ’Dayan Yorgo, Kılıçdaroğlu geliyor’ diyor. Adanalılar böylelerine ne der biliyor musunuz. Gece mitilde yatar, gündüz çalım satar. CHPgenel başkanı bu. CHP’nin yandaş yazarları, bir yıldır genel başkanı yere göğe sığdıramıyorlar. Onlar da büyük hayal kırıklığı yaşıyorlar ama bir türlü itiraf edemiyorlar. Yandaş yazarlar CHP Genel Başkanının arkasını toplamaktan yoruldu. Hangi çarkını, hangi yalanını, hangi istismarı düzelteceksiniz? Bir değil, iki değil, ayak üstü on yalanı arka arkaya sıralıyor.

Erdoğan, Adana’da 2007 seçimlerinde 338 bin kişinin AK Parti’ye oy verdiğini ifade ederek, "Bu CHP Genel Başkanı Adana’daki benim 338 bin vatandaşıma Bursa’da ’beyinsiz’ dedi. CHP’ye oy vermeyene beyinsiz diyorlar. Çünkü bunların enteresan akıl hocaları var. Ne diyor ’AK Parti’ye oy vermem, çünkü benim bir beynim var." Türkiye genelinde 16 milyon kişi AK Parti’ye oy verdi. CHP Genel Başkanı 16 milyon vatandaşıma bu ifadeyi kullanıyor. Bunların demokrasi anlayışı bu. Biz tam aksine CHP’ye gönül vermiş kardeşlerim diyorum. Niye demokratik tercihidir, saygı duyarız. İkna edebiliyorsan edersin, edemiyorsan saygı duy. Bunlar kendilerinden olmayana göbeğini kaşıyan adam der. Kendilerinden olmayana bidon kafalı, aptal der" diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:
"Benim asıl merak ettiğim, bu MHP Genel Başkanı acaba neden susuyor? Milliyetçi ya acaba The Economist’in makalesine ne diyor? Acaba Kılıçdaroğlu’nun Hakkari’deki Türk bayrağının olmadığı mitinge ne diyor? Oradaki özerklik vaatlerine ne diyor? Dikkat edin günlerdir ne CHP’ye ne BDP’ye tek kelime söyleyemiyor. MHP Genel Başkanı, AK Parti karşısında kartondan kaplan oluyor. Ama CHP, BDP karşısında kuzuya dönüyor. Biz bunlara aldanmayacağız. İnşallah Adana’da CHP, MHP, BDP’ye oy vermiş kardeşlerimin de oyunu alacağız, onların hakkını da biz savunacağız.