Erdoğan: Komşular ihbar ediyor, valiler gereğini yapıyor

Üniversite öğrencisi kız ve erkeklerin yurt yetersizliği nedeniyle aynı evde kalmalarına denetim getirileceği yönündeki tartışmalarla ilgili konuşan Başbakan Erdoğan “Buralarda nelerin olduğu belli değil” dedi. Erdoğan, gelen ihbarların üzerine gidildiğini ifade etti

05 Kasım 2013, Salı 11:53
A A

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

"Görsel ve sosyal medyada bazı konular yer aldı. Ben karakteri itibariyle farklı bir siyasetçiyim ve bir yerde konuştuğumu inkar etme anlayışına sahip bir insan değilim. Ne yapıyorsak inanarak yaparız, ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz. Öyle eğilip bükülerek birşeyi sürdürmenin hesabı içinde olmadım, olmam.

Bu ülkede başbakanlık görevini bu millet bize verdi. iktidarı da vize verdi. şunu da unutmayalım ki biz muhafazakar demokrat bir partiyiz.
Ve partimiz olarak da neler yaptığımızı, neler yapmamız gerektiğini biliriz.

Kimsenin yaşam tarzına karışmadığımızı söylememize rağmen bir çok yerde, yaşam tarzımız şöyle değiştirildi böyle değiştirildi gibi ithamlarla karşı karşıyayız. 4,5 yıl ben belediye başkanlığı yaptım. Aynı ithamlarla karşı karşıya olduk. Yaptığımız belediye başkanlığında biz sonunda o söylenenlerden dolayı değil, bir şiirden dolayı içeri atıldık. Niye? Suyu bulandırdın dediler.

Şimdi 11 yıldır biz türkiye’yi yönetiyoruz. Dikkat edin hep yine buna benzer arayışlar devam ediyor.

11 yıllık şu yönetimde Ak Parti iktidarı kimin yaşam tarzına müdahale etti? Karıştı? Sen niçin şöyle böyle yaşıyorsun böyle bir durum mu söz konusu oldu? Eğer bu ülkede birileri zülme uğradıysa bu muhafazakar kesimdir. Bu ülkede birileri zulme uğradıysa o muhafazakar kesimdir. Zulme uğrayan hep muhafazakar kesim olmuştur. Eğitimde sağlıkta adalette emniyette yapılmıştır. Ve şu anda bu devran değiştiği için birileri birşeyler kapmaya çalışıyorlar.
Şunu bir defa bilmemiz lazım biz sorumluluk mevkiinde olan muhafazakar demokrat bir parti olarak, bu ülkede ebeveynlerin herkesin çocukları bize emanettir.

'BİZ KIZLARIN ERKEKLERİN...'

Biz kızların erkeklerin devletin yurtlarında karışık kalmasına müsaade etmedik etmiyoruz. Bazı gazeteler şöyle yazmış. Ne yazarlarsa yazsınlar. Dünyada eğitim öğretim psikolojisinin içinde bile açıklaması yapılamaz. Biz buna da müdahil olduk, yurtlarımızda kızlarımızın erkek öğrencilerle ayrıştırma çabasına devam ediyoruz.

Bazı yerlerde yurtlar noktasında ihtiyacına cevap veremediğimiz için evlerde kalma noktasında sıkıntı yaşanıyor. Buralarda güvenlik güçlerimize gelen ihbarlar var. Valiliklerimiz bu durumlara müdahale ediyorlar. Bundan niye rahatsız oluyor? Bazı köşe yazarları inadına bu tür şeyleri yazıp çizecekler diye biz bu ihbarları bir kenara atamayız.

'BİZ BÖYLE BİR SORUMLULUĞUN MANEN ALTINA GİRMEYİZ'

Bunlar aynı apartmanın içinde daire komşuları ihbarı yapıyor. Buralarda nelerin olduğu belli değil. Karma karışık her şey olabiliyor. Anneler babalar feryat ediyor. Bu adımlar atılacaktır. Bunlara da kusura bakmasınlar, muhafazakar demokrat olarak müdahil olmak zorundayız. Bu yaşam tarzına müdahale değildir. Yorumlayanlar varsa aynen devam etsinler. Ama biz böyle bir sorumluluğun manen altına giremeyiz.

'ANNELERİN BABALARIN ASLA MÜSADE ETMEYECEĞİNİ BİLİYORUM'

Bu ülkede annelerin babaların kahir ekseriyetini bu işlere asla müsaade etmeyeceğini bilen insanın. Damdan düşen bir insanım. Nerede nasıl seslerin yükseldiğini bilen insanım. Bu işte biz kararlı adım atmaya mecburuz.

'MARMARAY BOZULUNCA ZEVKLENİYORLAR'

Marmaray  aksadığında zevklenenler var. 76 milyonun tamamı Marmaray'ın gururunu yaşarken bırakın bazıları da  Marmaray'ın aksaklıklarıyla sevinç yaşasınlar. İlk gün Marmaray’ı 300 bine ulaştı.  Bu hazımsızlığın son bulması ve Marmaray gururunu yaşamayanların bu gurura ortak yaşamalarını istiyorum. Özellikle Marmaray’a binmeyeceğini ifade edenlere, seyirlik olsun diye değil, konforlu şekilde geçmek için inşa ettiğimizi hatırlatıyorum.

Marmaray sefere başladığında kaza yapması konusunda temennide bulunanları gördük. Biz Marmaray’ın açılışında hayır duaları yaparken, birilerin temennilerini üzülerek gördüm. Ben iktidarda değilsem ülke batsın tavrı adeta bir ihanettir. Kendi istikbalini başkalarının felaketine bağlayanlar millet nezdinde asla itibar göremezler. Bizdeki muhalefetin temel sorunu da aslında budur. Artık bunları yakından tanıyorsunuz. Bunlarda plan derseniz yok, çözüm önerisi derseniz yok, sandıkta rekabet kültürü hiç mi hiç yok.

11 yıldır tüm temennileri ülkenin başarısız olması. Terörün bitmesini bunun için istemiyorlar. Olimpiyatların Türkiye’ye gelmemesinden memnuniyet duyuyorlar. Dış politikada, Türkiye düşmanlarıyla aynı saflarda yer alabiliyorlar. Hatta onlarla fotoğraf çektirebiliyorlar. Ekonomide başarılı olmasını hazmedemiyorlar. Her yola her yönteme başvuruyorlar.

'SOR BİLMEZ'

Ekmek kuyruklarında yağ kuyruklarında bekleyenler biz değil miydik? Şu anda 20 yaşındaki genç bunları bilmiyor. Onlar bu kuyruklarını görmedi. Onlar sadece Ak Parti iktidarını gördüler. Zannettiler ki Türkiye hep böyleydi, hayır böyle değildi.

Şu anda 20 yaşındaki gençler hangi mağazaya girersem dünyanın en meşhur markayı buluruz zannediyorlar. Bırakın onu biz yerli  Vita yağı. Şimdi sorun vita yağı nedir diye. Yüzde 100’ü bilmez. Sana yağ nedir diye sor bilmez. Biz bunun için kuyruğa giriyordu. 

Ah benim 20 yaşındaki genç kardeşim şimdi sana sesleniyorum. Biz kitabımızı bulamıyorduk. Defter kalem alabilmek için kırtasiyeci dükkanlarında sıralarda bekliyorduk. Sağlıkta hep söylüyorum. Bu genel müdürlerin şu andaki malum, ana muhalefetin başındaki genel müdürün de yaşattığı zulümdür. O dönemde SSK’da, hastanelerinde kuyruklar yaşadık. Emekli sandığı hastanelerinde kuyruklar yaşadık.
 
'ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNE SESLENİYORUM
'

Ben üniversite gençliğine sesleniyorum. Biz şu an 280 lira burs veriyoruz, 200 lira da kredi yurtlar kurumunda kalıyorsa beslenme yardımı yapıyoruz.
Şu anda devletten burs alanların sayısı 380 bin. Karşılıksız bu. Bunun yanında bir de kredi alanlar var. Bununla beraber rakam 1 milyon 200 bini aşıyor. Nedir o kredi? Okuldan mezun olup sigortalı bir işe yerleştikten sonra faizsiz ödemeyi yapacağı bir süreç.

Başı açık olanların haklarını da savunacak mısınız diye soruyorlar. Çok ayıptır yahu. Bu soruyu kime soruyorsunuz? Başı açık olan acaba hangi hakkını kaybetti? Gelsinler bize biz o hakkı da verelim. Kamuda görev almaktan mı men edildi? Hangi özgürlükleri ellerinden alındı? Cevabımız çok net. Biz bugüne kadar bir ayrımın tarafı olmadık.

2

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;