Erdoğan : Köşe yazarına hakim ol

Erdoğan : Köşe yazarına hakim ol

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti teşkilatinin sağ duyulu, sabırlı olmasını ve aklı selimle hareket etmesini istedi.

"Muhalefetin tahriklerine gelmeyeceklerini" ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Eski alışkanları depreşen, talimatla manşet atan Türkiye’yi bir yangın yeri gibi gösterip ellerinde körüklerle sağa sola koşuşturan medyanın
tahriklerine gelmeyeceğiz. Düşünün dün Cumhurbaşkanımızın başkanlığında üçlü bir zirve, toplantı yaptık. Şimdi ona bile garip yorumlar getiriyorlar. Öyle çirkin yorumlar getiriyorlar ki akla hayale gelmez şeyler. Ya siz bu ülkeye yardımcı mı olacaksınız, yoksa bu ülkede hala ortamı kızıştırmanın gayreti içinde mi olacaksınız? Bir Cumhurbaşkanı’nın, ülkenin Başbakan’ı, Genelkurmay Başkanı’nı çağırmak suretiyle biraraya gelmesi, bir değerlendirme yapması yanlış bir şey mi? Diğer kurumların başkanlarını çağırıp onlarla görüşmesi yanlış bir şey mi? Bunlar Anayasa ile Cumhurbaşkanına verilmiş yetkiler, haklar. Bunu bile alıp garip garip köşelerinde yorumluyorlar.

Ben de şimdi o gazetelerin patronlarına sesleniyorum, ’Ne yapayım köşe yazarı, hakim olamıyorum’ diyemezsin. ’Sen bunun sorumlususun arkadaş’ diyeceksin. Niye, çünkü bu ülkeyi germeye, bu ülkede ekonomiyi germeye kimsenin hakkı yok. Buna biz de müsaade etmeyiz. Çünkü bir anda dengelerin ekonomik olarak ne hale geldiği ortaya çıkıyor. O zaman köşende yazı yazanın maaşını sen veriyorsun. Yarın feryat etmeye geldiği zaman da feryat etmeye hakkın yok. Çünkü biz bu ülkenin ekonomik noktadaki gelişmesini ’önce insan’ diyerek ele aldık. Bir taraftan geleceksin hükümete vuracaksın, ’niye ücretler böyle’ diyeceksin. Öbür taraftan ekonominin çökmesi için de köşe yazarlarınla her şeyinle elinden geleni yapacaksın. Eğer şurada yüzde 6.5 puan sadece piyasalar düşüyorsa bunun sebebinin kimler olduğu ortadadır. Onun içinde ben diyorum ki lütfen herkes çizgisini iyi bilmeli. Bu noktada ben uyarımı yapıyorum yapmak zorundayım. "

"SİZ BUNU YAPMAYACAKSINIZ, BİZDEN İSTEYECEKSİNİZ"

Başbakan Erdoğan, köşe yazarlarının kendisini eleştirebileceğini bunun hakları olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Ancak ben de uyarımı yapmak zorundayım. Çünkü herkes yerini, konumunu gayet iyi bilmelidir. Ve bu ülkeyi de germeye hakları yoktur, ’Cumhurbaşkanı ile bu görüşmeyi üçlü olarak nasıl yaparlarmış, Genelkurmay Başkanı oraya nasıl gidermiş, Genelkurmay Başkanı’nın katıldığı bir toplantıya nasıl Cumhurbaşkanlığı zirvesi denirmiş’. Böyle saçma şeyler olur mu? Bunlar edebe, adaba hiçbir şeye sığmaz. Bir ülkenin yönetiminde bu tür anlayışların yeri olamaz. Herkes fikrini söylemekte serbesttir. Gayet güzel de böyle belirlenmiş şeyler var. Tabii serbest, söyle doğru. Ama o insanlara da o kalemleri teslim edenler der ki ’kusura bakma kardeşim bizim dükkanda sana yer yok’. Çünkü herkes vitrinine layık
olanını koyar. Çünkü her zamankinden daha çok birliğe, beraberliğe ihtiyacımız var. Bize gelip birlik, beraberlik tavsiyesinde bulunanlar önce kendileri şöyle bir baksınlar. Önce bu birliği, beraberliği tesis etmek için neler yapacağız bunu önce bir kendilerinin de değerlendirmesi lazım. Siz bunu yapmayacaksınız, bizden isteyeceksiniz. Biz ne yapacağız. Ben teşkilatımın içerisinde bütün ekibimle bunu tesis etmek için, ülkede bunu gerçekleştirebilmek için elimizden geleni büyük oranda hallederiz eyvallah ama Türkiye genelinde bunun dalgasını medya büyük ölçüde başarıyor."

"AZAMİ HASSASİYET"

Parti teşkilatından, olanlara karşı "azami hassasiyet" isteyen Erdoğan, herkesin partinin temel ilkeleri, temel politikaları, temel yaklaşımları
çerçevesinde tutum takınması gerektiğini söyledi. Buna ters düşüncelerin açıklanmasından kaçınılması uyarısında bulunan Erdoğan, il başkanlarına şöyle seslendi:

"Bakın geçen hafta, iki milletvekili arkadaşımızın sarfettikleri sözler, kabul edilir sözler değildir çünkü bizim ilkelerimizde, bizim programımımızda, bizim kitabımızda bu yok. Hiçbir şekilde katılmadığımız, kabul etmediğimiz, kabul edemeyeceğimiz, doğru bulamayacağımız bu ifadelere yönelik olarak biz de tabii ki incelemeyi başlattık ve kendilerini disipline sevkettik. Bu sözlerin doğru olmadığı, gerçeği yansıtmadığı gibi partimizin ve hükümetimizin hiçbir politikasını veya uygulamasını da yansıtmamaktadır.

Her zaman bir şey söylüyorum. Lütfen ağzımızdan çıkanı kulağımız duysun, muhakemesini yapsın, ’bu mensubu olduğum partinin ilkelerine uyuyor mu uymuyor mu’ tartacak ondan sonra ifadesini kullanacak. Aksi takdirde kullanmayacak. Partimizin ve hükümetimizin tutumu, düşüncesi, uygulaması ortadadır. Bunu yansıtmayan her türlü ifade sadece bu sözü sarf edenleri bağlar. Biz sadece AK Parti’ye oy veren değil, 72 milyonun hükümeti olduğumuzu her bir vatandaşımızı aynı samimiyetle kucakladığımızı her fırsatta ifade ediyoruz. Biz diğerlerinin yaptıkları yanlışları tekrar etmeyeceğiz. Onların bozduklarını biz yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Onlar milletin ufkunu daraltmak isteyecek, biz genişleteceğiz. Onlar millete karamsarlık pompalayacak, biz ferahlık sağlayacağız. Döndüğünüzde tüm vatandaşlarınıza bu mesajlarımızı lütfen iletiniz.

Türkiye’nin yarınlarının aydınlık olduğunu, güçlü bir devlet ve millet olarak yarınlara hazırlandığını iletiniz. Ankara’da 72.5 milyon vatandaşın hakkını ve hukukunu sarsılmadan, eğilmeden, bükülmeden, boyun eğmeden savunan güçlü bir hükümet olduğunu anlatınız."
 

Yandex.Metrica