Erdoğan: Terör örgütü yeni bir ihale almıştır

Erdoğan: Terör örgütü yeni bir ihale almıştır

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şunu çok net olarak görüyoruz ki terör örgütü geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine kirli oyunların içine girmiştir. Yeni bir ihale almıştır, şu anda bunun gereğini yerine getirmektedir" dedi.

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde, gerçekleştirilen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’ye, ülkenin birliğine, huzuruna, kardeşliğine, hükümete yönelik alçakça saldırılara karşı bir kez daha millete seslenmek istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Son günlerde üzerinde ısrarla durarak ifade ettim. Terör örgütü kan dökerek, cinayet işleyerek, ne kadar kanlı ve kirli bir oyunun parçası olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu saldırıları telin etmek, lanetlemek insani erdemin, vicdan sahibi olmanın bir gereğidir. Terör örgütünün bu son saldırıları zamanlama olarak son derece dikkat çekicidir. Üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.

Şunu çok net olarak görüyoruz ki terör örgütü geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine kirli oyunların içine girmiştir. Yeni bir ihale almıştır, şu anda bunun gereğini yerine getirmektedir. Elbette ki terör örgütü de yaptığı bu tür saldırılarla aslında netice alamayacağını, hiç bir hedefe ulaşamayacağını, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu tür girişimlere pabuç bırakmayacağını çok iyi biliyor. Esasen örgüt bu tür saldırılarla farklı amaçlara, farklı oyunlara hizmet etmektedir. 30 yıldır tezgahlanan oyunlardır. Bugün bir kez daha yeni baştan vizyona sürülmek isteniyor. Geçmiş dönemlere bakıldığında bugünkü oyun daha iyi anlaşılacaktır. Gerçek niyetin ne olduğu daha iyi görülecektir. Seçim dönemlerine bakın, Türkiye’nin huzuru ve istikrar yolunda adım attığı dönemlere bakın, Türkiye ekonomisinin atılım yaptığı dönemlere bakın, demokratikleşme noktasında açılımların yapıldığı dönemlere bakın, ülkemizin kronik sorunlarına el atıldığı, Doğu ve Güney Doğu kalkındırmaya bakın."

"HUKUK ADINA SIKINTILI SÜREÇ"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kısa bir süre önce, birkaç gün önce malum 9 tane yargı mensubuna, hakime, malum yine bir dava açılması neticesinde üst mahkemenin kalkıp da ceza vermesini bu ülkede hukuk adına ciddi sıkıntı süreci olarak görüyorum" dedi.

Erdoğan, "Bugüne kadar olmamış ve yeni kapıların açılmasına mesnet teşkil edecek bir adımdır. Bakınız henüz hakkında karar kesinleşmemiş ve yargı süreci devam ederken, anayasayı çiğneyerek böyle bir kararı verme yetkisini üst mahkeme kendisinde nereden buluyor?" diye konuştu.

Erdoğan, terörle mücadelenin devletin tüm kurumlarıyla uyum ve koordinasyon içinde kararlılıkla sürdürülmesi halinde başarılı olacağını belirterek, şunları söyledi:

"Eğer yasama, yürütme ve yargı bu noktada dayanışma içerisinde olmazlarsa, o zaman çok açık söylüyorum bu işin bir kanadı eksik kalır. Buradaki dayanışmamız çok önemli, yapılması gereken ne varsa yürütme olarak bunları yerine getiriyoruz. Güvenlik güçlerimiz, askerimiz, polisimiz elinden geleni, azami derecede yerine getiriyor. Adeta şehadete koşarcasına ellerinden geleni yerine getiriyorlar. Bu mücadelede sonuna kadar elimizden geleni yapamaya devam edeceğiz. Milletimiz emin olsun. Terörle etkin bir şekilde mücadele eden askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik ve istihbarat birimlerimizin moralini bozacak, azmini kıracak yaklaşımlardan herkes özenle kaçınmalıdır. Kimse terör üzerinden siyaset yapmaya, süreci istismar etmeye kalkmasın. Terörü her ne şekilde olursa olsun istismar ederek, buradan kendilerine rant devşirmenin peşinde olanlar, bunu alışkanlık haline getirenler en az terör örgütü kadar suçludurlar ve bu cinayetten de sorumludurlar."

Erdoğan, şu ana kadar çetelerle mücadele çerçevesinde birçok kirli ilişkiyi açığa çıkarmayı ve bu mücadeleyi hız kesmeden sürdüreceğini belirterek, şöyle devam etti:

"Terör örgütünün kirli oyunlarını deşifre edecek, hukuk çerçevesinde hepsinden de Allah’ın izniyle millet adına hesap soracağız.
Burada bir şeyi çok açık, net söylemem gerekir. Kısa bir süre önce, birkaç gün önce malum 9 tane yargı mensubuna, hakime, malum yine bir dava açılması neticesinde üst mahkemenin kalkıp da ceza vermesini bu ülkede hukuk adına ciddi sıkıntı süreci olarak görüyorum. Bugüne kadar olmamış ve yeni kapıların açılmasına mesnet teşkil edecek bir adımdır. Bakınız henüz hakkında karar kesinleşmemiş ve yargı sürece devam ederken, Anayasayı çiğneyerek böyle bir kararı verme yetkisini üst mahkeme kendisinde nereden buluyor? Bu bir. İkinci bir konu, bundan sonra mahkum olanına, tutuklusuna kadar hepsi için bir kapı açılacak mı? Açılacak. Şimdi, herkes müracaat edip aynı şekilde bu tür davaları açmak suretiyle kendilerine yeni çıkış yolları arayacak mı? Arayacak. Ne olacak? Bunun altından neyle kalkacaksınız? Hangi hukuka ve hangi maddeye dayalı olarak böyle bir adım atıyorsunuz? Bunun ideolojiden ayrı bir yanı olamaz. Bunun kendi özel dünyalarındaki verilmiş karardan başka bir özelliği yoktur. Buna ne kendileri inanıyorlar ne de milleti inandırabiliyorlar. Ben inanmıyorum, kimsenin de inandığına ihtimal vermiyorum. Çünkü yargı o kararla güvenirliğini adeta bitirmiştir. 9 hakime böyle cezayı verdiğiniz andan itibaren bu ülkede yargının güvenirliği kalmaz. Yasama, yürütme, yargı, üçünün de ortak paydası bu milletin evlatları olmalı. Onlar adil karar neticesinde kendi adalet mekanizmasına güvenmelidir. Halk eğer adalet mekanizmasına güvenmiyorsa, burada sıkıntı vardır."

"İŞTE İŞSİZLİK YÜZDE 13.7’YE GERİLEDİ"

Başbakan Erdoğan, ülkede "Türkiye-İsrail arasında barışın olması için İsrail yönetiminin ve Türkiye’den AK Parti yönetiminin gitmesi lazım" diyen köşe yazarları bulunduğunu belirterek, "Bunu utanmadan, sıkılmadan televizyonlarda söyleyecek kadar da maşallah cesurlar. Onlar bunu söyleyecek kadar cesur, bu ülkenin başbakanı, iktidar partisinin genel başkanı bunu seyredecek kadar ’sünepe’ öyle mi" dedi.

Erdoğan, terör konusuna değinerek, "Terör bizim aramıza nifak sokmaya çalışıyor. Topyekun bir halka, topyekun bir kitleye karşı öfke oluşmasını, nefret oluşmasını sağlamaya çalışıyor" dedi.

Sözlerini "Kim ki toptan bir bölge insanını potansiyel suçlu olarak görürse, ister bölge olsun, ister etnik unsur olsun bilin ki o, terörün tuzağına düşmüştür" diye sürdüren Erdoğan, teröre inat kardeşliğin,dayanışmanın, paylaşımınzı yüceltilmesini istedi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Teröre inat gelin milletçe bir kez daha kucaklaşalım. Bu mübarek aylarda sevgimizi daha artıralım. Karadeniz’in fındık bahçelerinde kucaklaşalım. Çukurova’nın pamuk tarlalarında kucaklaşalım. Harran’ın bereketli topraklarında kucaklaşalım. Gelin husumetleri ortadan kaldıralım, nefreti ortadan kaldıralım, düşmana inat gelin aydınlık geleceği hep birlikte kuralım."

Kendilerine 7.5 yıl boyunca çok büyük tuzaklar kurulduğunu belirten Erdoğan, "Önümüze çok büyük engeller çıkarıldı. Vazgeçmeden boyun eğmeden geri adım atmadan tüm bu engelleri aştık, tüm bu tuzakları geçtik, tüm badireleri atlattık, içeride, dışarıda. Çetelere göz yummadık. Çetelerle mücadelede asla yılgınlık göstermedik. Şu anda da aynısını yapıyoruz, aynısını yapacağız" diye konuştu.

"KARANLIK ODAKLAR YÖN VEREMEYECEK"

Yurt içinden, yurt dışından Türkiye’ye yönelik her türlü saldırıya, kampanyaya, kara propagandaya boyun eğmeden direneceklerini ifade eden Erdoğan, "Benim ülkemde artık, iç politikaya, dış politikaya karanlık odaklar yön veremeyecek. Benim ülkemin rotasını, içeride ya da dışarıda atılan milletimin hissiyatını yansıtmayan gazete manşetleri veya televizyon ekranları belirleyemeyecek. Bunu böyle bilin. Benim milletimin istikametini terör örgütleri çizemeyecek" dedi.
Erdoğan, AK Parti iktidarı ile birlikte rotayı milletin çizdiğini, istikameti milletin belirlediğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Değerli kardeşlerim, bir çok şeyler söyleyebilirler, yanınıza gelebilirler. Diyebilirler ki ’Çok da sert gidiyoruz, biraz yumuşatalım’ Arkadaşlar biz sert gitmiyoruz, yumuşak da gitmiyoruz. Biz tam orta yolda gidiyoruz. Hak neyse, hukuk neyse bunun gereğini yapıyoruz. Her zaman söylüyorum, eğer biz Asım’ın nesliysek, İstiklal şairimizin ifade ettiği gibi, ’Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum’ Biz uysal değiliz. Biz hep mazlumun yanında, zalimin karşısında olacağız. Bu bizim genlerimize işlemeli. AK Parti’li bunun idrakinde olmalı. Şu ana kadar böyle yürüdük. Böyle yürüyeceğiz. Her AK Parti’li de bunu böyle bilmeli, böyle anlamalı. Bu sadece 21. asrın şu ilk çeyreğindeki yapı mı? Hayır. Bizim tarihimizden aldığımız ders bu. Ecdadımızdan aldığımız ders bu. Eğer biz o ecdadın torunlarıysak bunu inkar etmemiz mümkün mü? Eğer değilsek, bunun gereği neyse bunu yapacağız. Eğer biz üç kıta, yedi iklime adalet dağıtan bir milletin torunlarıysak bunu yerine getireceğiz. İşte şimdi biz bunu yakalıyoruz, yakalayacağız."

"TEĞET GEÇTİĞİNİ KABUL ETTİLER"

Küresel ekonomik krizin Eylül 2008’de başladığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O gün, bu krizi AK Parti’yi, AK Parti iktidarını yıpratmak için bulunmaz bir fırsat olarak görenler var. Hatırlayın, bütün felaket tellalları ortaya çıktı, ’Aradığımızı bulduk’ dediler, ’Şimdi AK Parti’yi götürüyoruz’ dediler mi? Dediler. AK Parti’ye var güçleriyle saldırdılar mı, saldırdılar. Biz ’Teğet geçiyor, teğet geçecek’ dediğimiz zaman da dalga geçmeye başladılar. Ama şimdi teğet geçtiğini kabul ettiler. O gün bize saldıranlar şimdi ciddi bir şekilde mahcup durumdalar. Karanlık senaryolar çizdiler. Felaket senaryoları düzdüler. Yatırımcının, girişimcinin, üreticinin moralini bozmak için her yola başvurdular. İnanın yurt dışında lobiler yaptılar. ’Yanlış yaparsınız’ dediler, ’Türkiye’de yatırım yapmayın. Ne olacağı belli değil’ dediler. ’Bu iktidarın gitmesi lazım’ dediler.

Şu son gelişen olaylarda bile, ’Türkiye-İsrail arasında barışın olması için İsrail yönetiminin gitmesi lazım, Türkiye’den AK Parti yönetiminin gitmesi’ lazım diyen köşe yazarları var bu ülkede. Bunu utanmadan, sıkılmadan televizyonlarda söyleyecek kadar da maşallah cesurlar. Onlar bunu söyleyecek kadar cesur, bu ülkenin başbakanı, iktidar partisinin genel başkanı bunu seyredecek kadar ’sünepe’ öyle mi? Hangi patrondan gücünü alırsan, hangi medya grubunun mensubu olursan ol, bizi bağlamaz. Biz gücümüzü halktan ve Hak’tan alıyoruz. Bizim farkımız bu."

"TÜRKİYE HIZLI ŞEKİLDE BÜYÜYOR"

Gelinen noktada ABD’de, Avrupa’da krizin etkilerinin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, "Türkiye’nin dikkatleri tüm dünyada üzerine çektiği artık her kesimde dile getiriliyor. Biz krizi büyük ölçüde geride bırakıyoruz" dedi.

Erdoğan, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin kredi notlarının dört kademe birden düşürüldüğüna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Japonya Başbakanı borç yükünün azalmaması durumunda iflas edecekleri duyurusunu yaptı. Bu tabloya rağmen, Türkiye hızlı şekilde büyüyor. Kredi notu artıyor, bütçe açığını düşürüyor, üretimini ihracatını hızlı şekilde artırıyor. En son Mart ayı işsizlik oranlarında son derece umut verici bir tabloyla karşılaştık. Haziran başıydı, Mayıs sonuydu. Ben şurada, iki-üç ay içerisinde dedim ki ’İnşallah biz burada 2-3 puan işsizliği düşüreceğiz.’ Hemen dalga geçmeye başladılar. Ne oldu şimdi? Bunlarda kızaracak yüz yok ki nasıl yüzleri kızarsın. İşte Mart ayında işsizlik yüzde 13.7’ye geriledi. Geçen yıl bu oran yüzde 15.8’di. Yani tam 2.1 puanlık bir düşüş kaydettik. Polonya, İspanya, Slovakya, Macaristan, ABD, Avrupa Birliği’nde işsizlik oranları artarken, bizde tam tersine ciddi oranlarda düşüyor.
Mayıs ayında ihracatımız, geçen yılın Mayıs ayına göre yüzde 25 oranında artış gösterdi. ’IMF, IMF, IMF’ dediler, ’Gidin bunlarla muhakkak anlaşın’ dediler. Bir taraftan bir diğer grup da ’Bunları IMF yönetiyor’ dedi. Biz dedik ki, ’Biz kendi kararımızı kendimiz veririz. Kendi göbeğimizi biz bugüne kadar kendimiz kestik, kendimiz keseriz. Biz kimseye bu noktada asla kalkıp da aleyhimize olacak bir kararı aldırtmayız’ Ne oldu? IMF ile biz Stand-by anlaşması yapmadan bu süreci atlattığımız gibi, IMF’e olan borçlarımızı da azaltmaya devam ediyoruz. DSP-MHP-ANAP Hükümeti’nden devraldığımız, IMF’ye 23.5 milyar dolar borç vardı, borç."

2
Yandex.Metrica