Erdoğan'a önerim: Atina'ya Bartholomeos'u da götürün

Cuma, 23 Nisan 2010 - 05:00

Yunanistan Dışişleri Bakan Vekili Dimitris Druças’ın geçtiğimiz günlerde Türkiye ziyaretinde tarihi nitelikte bazı konularda anlaşmaya varıldı. Druças’ın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinden sonra bir Yunan tugayının Türkiye’ye, bir Türk tugayının da Yunanistan’a eğitim maksadıyla tahsis edilmesi kararlaştırıldı.

Türkiye ve Yunanistan’da sokaktaki vatandaşlar için bu fazla bir anlam ifade etmeyebilir. Bu, iki ülke arasındaki güveni artırmaya yönelik çok önemli bir adım. Yunanistan’la tıpkı deprem döneminde olduğu gibi unutulmayacak nitelikteki asıl büyük yakınlaşma ekonomi alanında yaşanıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin Yunanistan’a ekonomik açıdan yardımcı olabilmesi için proje üretiyor. Hatta bu alanda Ankara ile Washington arasında koordineli görüşmeler yapılıyor.

Bu çalışmalara son şeklini Mayıs ayının ortalarında Atina’ya gidecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan verecek. Erdoğan, geçen sene de Akropolis Müzesi’nin açılışı için Atina’ya gitmek istemiş ancak aşırı yorgunluğundan kaynaklanan bir sağlık sorunu nedeniyle bu ziyareti son anda iptal etmişti.

Erdoğan’ın Atina ziyaretinde, kurulması kararlaştırılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı da gerçekleştirilecek. Eğer anayasa sürecindeki gelişmeler engel olmazsa Erdoğan’ın gezisine kabineden çok sayıda bakan da katılacak. Erdoğan’ın Atina’ya birlikte gitmek istediği bakanlar arasında Ahmet Davutoğlu, Egemen Bağış, Binali Yıldırım, Nimet Çubukçu, Beşir Atalay, Ali Babacan, Taner Yıldız da bulunuyor.

Ahmet Davutoğlu, Druças ile görüşmesinde Türk- Yunan ilişkilerini yepyeni bir paradigma üzerine oturtmak istediklerini söylemişti.

Dünya sizi alkışlar

Şimdi ben de Ankara’da oluşan bu kararlılıktan cesaret alarak Başbakan Erdoğan’a bir çağrı yapıyorum ve diyorum ki; Atina ziyaretinize, dünyadaki Ortodoksların dini lideri Patrik Bartholomeos’u da davet edin. Uçağınıza Patrik’i de alın.

O kadar güzel bir şey yapmış olursunuz ki... Bu hem Türkiye’deki sayıları azalan Rum vatandaşlarımıza hem Atina’ya hem de “Ankara’nın ekseni kayıyor” diyenlere çok güzel bir cevap olur.

Böyle bir davet Vatikan’dan Moskova’ya kadar dünya başkentlerinde yankılanır. Sizi yüceltir, Türkiye’nin prestijini artırır. Kıbrıs sorununun çözümüne bile psikolojik etkisi olur.

“Şimdi bunun Kıbrıs’la ne ilgili var?” diyebilirsiniz. Hemen cevabını vereyim. Türkiye’ye ilk kez bir ziyarette bulunan Kıbrıs Rum Başpiskoposu II. Hrisostomos Patrik Bartholomeos ile görüştükten sonra uydudan yayın yapan ve Yeni Şafak Gazetesi’ne yakınlığıyla tanınan TVNET kanalına bir açıklama yaptı. Orada ne söyledi biliyor musunuz?

“Kıbrıs sorununu eğer çözebilecek bir kişi varsa o da Başbakan Erdoğan’dır” dedi. Kıbrıs’taki Rum dini liderler geçmişte Türkiye ile ilgili tek bir olumlu söz bile söylemekten kaçınırdı. Kıbrıs Kilisesi’nin tarihi angajmanları buna çok izin vermezdi. İstanbul’a gelen Rum Başpiskoposu II. Hrisostomos ise açıkça Ankara’ya zeytin dalı uzattı. Kıbrıs’taki meselenin çözümünde kilisenin önemli rolü olduğunu unutmamak gerekir.

Başbakan Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’taki tarihi nitelikteki Havari Andreas manastırının restorasyonu konusuna olumlu baktığını açıklamıştı. O açıklama Ankara ile Kıbrıs Rum Kilisesi arasında sıcak ilişkilerin başlangıcını oluşturmuştu.

Rusya Başbakanı Vladimir Putin ya da Amerikan Başkanı Barack Obama Ramazan’da iftar yemeğine nasıl Müslüman ülkelerin büyükelçilerini davet edebiliyorsa büyük bir ülke olan Türkiye’nin Başbakanı da bir Yunanistan ziyaretinde Ortodoks Patriği’ni cesurca yanında götürebilir diye düşünüyorum.