Erdoğan'dan Arınç'a destek

Cuma, 05 Şubat 2010 - 15:44

Erdoğan'dan Arınç'a destek

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "O gün Meclis’i yöneten Hanımefendi, buradaki sınırsız yanlışlara ne yazık ki fırsat vermiştir. Başbakan Yardımcımız’ın, ’Başbakan Yardımcısı’ sıfatıyla değil bir ’milletvekili’ sıfatıyla o mecliste iki dönem başkanlık yapmış olmanın kendisine sağladığı bu noktadaki deneyim ve tecrübeyle Hanımefendi’ye gidip, ’Yaptıklarınız yanlış, adeta CHP’nin bir militanı gibi yönetiyorsunuz, siz tarafsız olmak durumundasınız, bu şekilde giderse bu sıkıntı doğuracak’ demesinden Sayın Deniz Baykal rahatsız olmuş ve tabii Hanımefendi de yürütmenin yasamaya baskısı olarak gösteriyor. Sen onu öyle gösterme. Senin ifadelerin yasamanın yürütmeye baskısıdır, bunu böyle gör" dedi.

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezindeki partisinin Kadın Kolları Eğitim Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, TBMM Genel Kurulunda Salı akşamı yaşanan olaylara değindi.

"Eşleri, kadınları tartışmaların içine çekmek, orada Grup Başkanvekili hanım kardeşimize edebe, adaba sığmayacak şekilde saygısızca saldırmak kimin haddine?" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada özellikle o gün tabii ki Meclis’i yöneten Hanımefendi, buradaki sınırsız yanlışlara ne yazık ki fırsat vermiştir. Başbakan Yardımcımız, ’Başbakan Yardımcısı’ sıfatıyla değil, bir ’milletvekili’ sıfatıyla o Mecliste iki dönem başkanlık yapmış olmanın kendisine sağladığı bu noktadaki deneyim ve tecrübeyle Hanımefendi’ye gidip, ’yaptıklarınız yanlış, adeta CHP’nin bir militanı gibi yönetiyorsunuz, siz tarafsız olmak durumundasınız, bu şekilde giderse bu sıkıntı doğuracak’ demesinden Sayın Deniz Baykal rahatsız olmuş ve tabii hanımefendi de yürütmenin yasamaya baskısı olarak gösteriyor. Sen onu öyle gösterme. Senin ifadelerin yasamanın yürütmeye baskısıdır, bunu böyle gör.
Bu ülkede yasama, yürütme, yargı, üçü de ayrı erklerdir. Hiçbirinin birbirine dahli olamaz ama yürütmenin içindeki insanların her biri birer milletvekilidir. Birer milletvekili olarak da milletvekilliğinin gereği neyse bunu orada kalkıp dile getirir ve gider gerektiğinde söyler. Neymiş, odasına baskın yapmış. Edep yahu edep. Yani gidip odasında görüşmeyip de bu tür şeyleri Genel Kurulda görüşmek mi elveriyor? Orada bunu bu şekilde dillendirdi ama ne yazık ki Hanımefendi bunu bir ’baskın’ diye ifade etti. O odaya rahatlıkla milletvekilleri girer, Meclis Başkanı ile Meclis Başkanvekilleri ile de rahatlıkla görüşür ama nasıl ifade ediyor? ’Efendim orası soyunup giyinme yeridir’... Yani, görmediğimiz, bilmediğimiz yer olsa bize de yutturacaklar. Ne demek soyunup giyinme yeri? Tabii o da var ama öbür tarafta da çalışma mahalli var, görüşme mahalli var. Onun için halkıma bunu anlatıyorum, bazı gerçekleri bilsinler, doğruları bilsinler diye. Çok açık bir haksızlığı, milletin vicdanını sızlatan bir yanlışlığı savunmak nasıl bir basiretsizliktir. Bu bireysel bir hata olarak görülemez."

"3.5 YILIN SONUNDA BIRAKIP KAÇIP GİTTİNİZ"

"Aynı şekilde Sayın Bahçeli’nin gerek bu konuşmaya -kendi milletvekiliyle alakalı söylüyorum- gerek milletvekillerinin saldırı ve hareketlerine sessiz kalması ayrıca vahim bir olaydır" diyen Başbakan Erdoğan, bu partinin iktidar dönemini de bildiklerini söyledi.

"Onları içine sindiremeyenlerle kuzu kuzu koalisyon kurdular hatırlayın" diyen Erdoğan, "3,5 senede ülkenin ekonomisini, iç politikasını, dış politikasını, sosyal yaşamını felç ettiler" ifadesini dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Her şeyden öte, bu ülkenin itibarını yerlerde süründürdüler. 2001-2002 ekonomik krizlerini benim milletime kim yaşattı? MHP’nin içinde olduğu koalisyon yaşattı. MHP yaşattı. "Milliyetçiyim’ diyerek ortalıkta dolaşanlar, ülkenin milli bankasının göz göre göre hortumlanmasına seyirci kaldılar. Merkez Bankası... Onların döneminde gecelik faizler yüzde 7 binlere çıktı. Yüzde 5 binlere çıktı. Şimdi soruyorum ben sevgili halkım, sevgili milletim, sevgili kardeşlerim, kimin cebinden çıktı bu faiz? Milletimin cebinden çıktı.

Enflasyon o dönemde yüzde 30’lara vardı. Bu enflasyon benim vatandaşımın cebindeki paranın, alım gücünün ne yapmasıydı? Kan kaybetmesiydi, erimesiydi. Kim buna vesile oldu? MHP. Onların döneminde borçlanma faizi yüzde 63’e çıktı, devletin borçlanma faizi... Şimdi neredeyiz? Ta 7’ye kadar indi. Enflasyonda 6,5’a kadar düştük. Merkez Bankası, 26,5 milyar dolarla bize devredildi, hamdolsun şimdi 70 milyar doların üzerinde, oraya çıktık. Sıkılmadan şu anda çıkıyorsunuz hangi yüzle bu iktidarın yolsuzluklar iktidarı olduğunu söylüyorsunuz. Merkez Bankanız güçlenecek, yatırımlar hiçbir dönemde olmadığı kadar artarak devam edecek. Eğitimde, ulaşımda, sağlıkta, adalette, emniyette, enerjide aklınıza ne geliyorsa her alanda artarak devam edecek. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar olsaydı, sizin gibi olurdu. Sizin döneminiz gibi olurdu. Bu ülkede taş üzerine taş koymadınız. Millet size 5 yıl görev verdi. Siz 5 yıl dayanamadınız, 3,5 yılın sonunda bırakıp kaçıp gittiniz."