Erdoğan'dan çözüm süreciyle ilgili flaş açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da muhtarlara seslendi. Erdoğan, izleme heyeti eleştirisi ve Dolmabahçe Sarayı'nda hükümet ve HDP'lilerin açıkladığı 10 maddelik çerçeve metne dönük tepkisi sonrası ilk kez kameraların karşısındaydı. Erdoğan Beştepe'de muhtarlara seslendi: Birilerinin haksız muhatap kazanmasına izin veremeyiz

Erdoğan'dan çözüm süreciyle ilgili flaş açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe'de yaptığı konuşmada çözüm süreci, hükümete yönelik eleştirileri ve HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın son çıkışına değindi. "Türkiye'de sadece Krütler yaşamıyor" diyen Erdoğan, "Tek başına da kalsak çözüm sürecini sürdüreceğiz. Hiç kimsenin de benim Kürt kardşelerimi zehirlemesine, haksız bir muhatap kazanmasına müsade edemeyiz." şeklinde konuştu.

Selahattin Demirtaş'ın 'Tek adam' sözlerine cevap veren Erdoğan, 'Birisi çıkmış diyor ki artık tek adamsın. Yav bunlar çok zavallı ya. Ben Cumhurun başkanıyım ya milletin başkanıyım. Büyüklerimizin güzel bir lafı var: Kendini bil, haddini bil, neslini bil!' dedi.

ARINÇ'A MESAJ

Erdoğan'ın konuşmasında Arınç'ın son açıklamalarına cevap olabilecek ifadeler de vardı. Erdoğan "Eğer itiraz ediyorsam, bunu bugüne kadar yapılan yanlışları görerek söylüyorum. Eğer eleştiriyorsam bunu milletim adına, çözüm süreci adına söylüyorum. Dert adamı söyletir. Milletin derdini içimizde hissettiğimiz için bunları ifade ediyoruz. Meseleleri koltuk olanlar bizi anlayamadı anlayamaz."

İŞTE ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARININ SATIR BAŞLARI

İzlemeye heyeti tepkisi sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet arasındaki görüş ayrılığı sonrası gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'da. Erdoğan, Beştepe'de muhtarlara sesleniyor

Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan sorunlar, bizim kendi içimizden çıkardığımız sorunlar değildir bize enjekte edinen sorunlardır. Bu coğrafyanın zenginliklerine göz dikenler bu coğrafyada barış istemiyorlar. Ne kadar kan akarsa o kadar petrol elde edeceklerini egemen güçler çok iyi biliyor.

Babası Hama Humus'ta binlerce insanı öldürdü oğlu geldi kat kat daha fazla insanı öldürdü. İnanın ne sunni ne şii kazanıyor. Kazanan hepğ bizi birbirimize düşürenler oluyor. Olan biteni sadece Yemenli  Iraklı, Tunuslu kardeşlerimiz değil Türkiye Cumhuriyeti'nde bizler de samimi bir şekilde sorgulamak zorun dayız. Kendi öz eleştirimizi yapmalıyız. 6-8 Ekim tarihindeki olayları gezi olaylarını unutmayalım. Vatandaşlarımızın araçları nasıl yakıldı yıkıldı unutmayalım. Belediye otobüslerinin nasıl yaılıp yıkıldığını unutmayalım. Türklerin ve Kürtlerin kardeşliği öyle pamuk ipliğine bağlı bir kardeşlik değildir.

KÜRTLERLE AYNI TOPRAĞI DEĞİL AYNI KADERİ PAYLAŞTIK

Selahattin Eyyubi'nin ordusunda, Yavuz Sultan Selim'in ordusunda bir oldukl beraber olduk ebediyen kardeş olduk. Sarıkamış2ta dedelerimiz birlikte şehit düştü. Kut'ül Amara zaferini hep birlikte kazandık. kurtuluş savaşını beraber verdik. T.C'yi beraber kurduk. kız aldık kız verdik. Sadece aynı toprağı değil aynı kaderi paylaştık.

KÜRTLERİN YEGANE DOSTU TÜRKLERDİR

Yaklaşık 1000 yıldır Kürtlerin yegane dostu Türkler, Türklerin de yegane dostu Kürtler olmuştur. Birinci dünya savaşında Türkler ve Kürtleri ayırma projesine ilk önce Kürtler itiraz etmiştir. Gayelerini ve duygularını çok güçlü bir şekilde ifade etmiştir. Bizim ortak tarihimiz 30 yıl 40 yıl olarak bakmasınlar. Bizim geçmişimizi 40 yıla indirgeyenler tarihe hakaret ederler.

TÜRKLERİN DE SORUNU VAR

2005 yılında dedim kli Kürt meselesi benim meselemdir. O gün inkar politikalarını elimizin tersiyle yıktık. Bugün artık Kürt sorunu yoktur Kürt kardeşlerimin sorunları vardır. Kürt kardeşimin sorunu varsa sen onu bana getir. Türk kardeşimin de sorunu var: Zaza kardeşimin hepsinin sorunu var.

Yatıyorlar kalkıyorlar Kürt sorunu var diyorlar bu ülkeyi bölünmeye götürmektir. Artık Kürt sorunu kavramını kullanmak herkese haksızlıktır. Bu ülkede sadece Kürtler yok!

İthal kavramlar üretenler milletiyle doku uyumu sorunu yaşarlar. Onların diliyle onların kavramlarıyla konuşmaya başladığınızda bu tahribatın bir unsuru olursunuz. Ortadoğu'nun imanlı inançlı insanları olan Kürt kardeşlerimi kendi değerlerine düşman kılan unsurlara prim vermez. Benim dünyaya ülkeme bakışımdaki zaviye budur. 40 yıl önce de bu zaviyeden balkıyordum şimdi de aynı zaviyeden bakıyorum.

Şu hususun altını da özellikle çizmek istiyorum. Hiç bir zaman tehditlere saldırı ve sabotajlara aldırış etmedik. Terör bizi tehdit etti, devletin içindeki çeteler bizi deviremedi. Hepsi de Kürt kardeşlerimin sorunlarının çözümünü engellemek için ortaya konuldu ama biz hiç birine eyvallah etmedik. Bizim politikalarımızı terör belirleyemez.

Kürt kardeşlerimizin sorunlarına bakış açımızda 40 yıl önce neredeysekj bugün de oradayız. İstikametimizin sarsıldığını göremezsiniz.

Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık. Bu yolda baldıran zehri içmek gerkeiyorsa onu da içeriz dedik.

HANGİ CUMHURBAŞKANI BENİM YAPTIĞIMI YAPTI?

Ben gökten zembille Cumhurbaşkanı olarak gelmedim. Hangi beldede ne var ne yok biliyoruz. 24 kere ben Denizli'ye gitmişim. Hangi BAşbakan hangi Cumhurbaşkanı bir ile 24 kere gitmiş olsun. Bakın Yüksekova'ya havalimanı yapıyoruz ama izin vermiyorlar. Bölücü terör örgütüne rağmen biz bunu tamamlayacağız.

Marmarat tamamlandı. Bir de tünel yapılıyor şimdi 3 katlı. Bir de Yavuz Sultan Selim köprüsünü yaptık. Geçen gittim kontrol ettim. Bir de 2 köprü arasında hem raylı hem de lastikli sistem bir tünel yapılıyor. Bu ne demek Asya'yla Avruapa'yı üç tane denizin altından 3 tane denizin üstünden gidiş geliş var.

Terör örgütü silahı bırakacak söyleyeceğini siyaset zemininde söyleyecek dedik. Silahı zeminsiz bıraktık. Sıkılı yumruklarla hedefe varılamaz. O silaha bırakmadığınız müddetçe o sorunu çözmeye zerre kadar katkınız olmaz. Şimdi söylüyorlar silahlar bırakılsın. Tamam da 1 yıl önce de Nevruz'da bunlar söylenmişti. Ne oldu?

Artık milletimizi tehditlerden kurtarmak zorundayız. Bu çağrımı terör örgütüne değil kendisini terör örgütünün vesayetinden kurtaramayan o siyasi partiye yapıyorum. Önce silahların baskısından kurtulacaklar.

HAKSIZ BİR MUHATAP KAZANMASINA MÜSADE EDEMEYİZ

Tek başına da kalsak çözüm sürecini sürdüreceğiz. Hiç kimsenin de benim Kürt kardşelerimi zehirlemesine, haksız bir muhatap kazanmasına müsade edemeyiz. Okmeydanı'nda Burakcan'ın nasıl öldürüldüğü ortada, Yasin Börü'nün sonu ortada. Diyarbakır'da Yasin Börü olayların içinde değildi. Kurban eti dağıtıyordu. Yüzüne gülen arkanı döndüğünde her türlü oyunu oynayacanla nasıl görüşeceksin. İra silahları gömdü dünyanın gözü önünde. Siz katkı vermek istemiyorsanız keyfiniz bilir. Biz milletimize güvenerek yola devam ettik. Biz 12 yılı aşkın süre içinde karşımızdakileri çok iyi tanıdık. Verdikleri sözleri çiğnediler. Hepsini gördük yaşadık. Süreç onlara rağmen bugüne kadar geldi. Bu samimiyetsizliği, iki yüzlülükleri biz farklı tepkiler ortaya koysaydık Türkiye bu umudu yaşayamayacaktı. Milleti sokağa davet eden kimdi. Ondan sonra yalana başladılar. Ne yapmadın ya sokağa davet ettinler. Utanmadan şimdi Cumhurbaşkanı çözümün karşısında mı 12 yıl geriye döner bakar gerçeği görürsün.

Hükümeti kurduktan sonra Olağanüstü Hal'i hemen kaldırdık. Kürtçe televizyonda seçmeli Kürtçe derse kadar, yerleşim birmlerinin adlarının verilmesi noktasında adımlar attık. Yol, su elektrik, okul hastane, her alanda batıda ne varsa Güney Doğu'da aynı hizmetlerin verilmesini biz sağladık.

ALEVİNİN SUNNİNİN..

Her şey güllük gülistanlık değil. Biz bu meseleyi de çözme iradesinin de arkasındayız. Kürt kardeşimin Türk akrdeşimin Arap kardeşimin, Alevinin Sunninin ne sorunu varsa hepsini çözeceğiz.

DERT ADAMI SÖYLETİR

Biz ikiyüzlülerle asla yürüyemeyiz. Bizim kimseye meşruiyet kazandırma gibi bir derdimiz olamaz. Eğer itiraz ediyorsam, bunu bugüne kadar yapılan yanlışları görerek söylüyorum. Paralel yapının bizlere yönelttiği çağrılara bakarsanız nerelerle paslaştığını görüyorsunuz. Eğer eleştiriyorsam bunu milletim adına, çözüm süreci adına söylüyorum. Dert adamı söyletir. Milletin derdini içimizde hissettiğimiz için bunları ifade ediyoruz. Meseleleri koltuk olanlar bizi anlayamadı anlayamaz. Biz şahsi meseleleri işin içine katmadan hükümetimizle bu işi çözeceğiz. Muhalefet katkı sağlayacaksa buyursun katkı sunsun. Kimse şahsi hırslarını ideolojik hırslarını çözüm sürecinin önüne koymasın.

Birisi çıkmış diyor ki artık tek adamsın. Yav bunlar çok zavallı ya. Ben Cumhurun başkanıyım ya milletin başkanıyım. Büyüklerimizin güzel bir lafı var: Kendini bil, haddini bil, neslini bil!